Gemlik
ile Yalova arasında kalan yarımadanın yapısı oldukça farklıdır. Bu kesimde
yüksek dağ sıralarının, sivri uçlar halinde denize tıpkı Ege kıyılarında olduğu
gibi,dik indiğini buraları gezenler bilir. Ben ise yeni öğrenmiş oldum.
Gemlik’e bağlı en uç köy olan Narlı Köyü’den sonra Yalova’ya bağlı ilk
köy Kapaklı Köyü’den sonra toprak yapısı değişmektedir. Kapaklı Köyü’nün
hemen arkasında yükselen yalçın kayalıklardan oluşan tepeler Ar
Ar
Çınarcık’a
gitmek için yola çıkıldığında, Eski Ar
Termal
Oteli, yolun batı yakasında kalmakta. Önünde ve yolun her iki tarafında bir
sürü araç. Aralarından zor geçiliyor. Tesis oldukça büyük. Hem uzun süreli hem
de hafta sonu ve günü birlik müşterilere hizmet vermekteymiş Yol otelin önünden
itibaren daralmakta ve kavisleşmektedir. Yol boyunca park etmiş araçlar ve
gezinen insanlar bulunmaktadır. Durumu öğrenmedik ama olasılıkla girilebilen
termal bölgeler olmalı bu kesimde. Yol boyunca bazı baraka ve indirme benzeri
yapılar vardı. Bunlar daha farklı hizmet sunan salaş yerler olmalı. (2).
Yarımadayı
sahilden dolaşan bir yol yok. Termal Otel’in bulunduğu vadiden itibaren yol
denize dik inen yamaçların üst kesimlerine doğru tırmanmakta. Doğal bitki
örtüsü, yer yer oldukça ulu kestane ağaçları, kocakarı yemişi ağaçları,
kızılağaç ve meşe ağaçlarından oluşmakta. Ama denize yakın yerler ve Ar
Dağlara
tırmandıkça tırmanıyoruz. Kavisler, zig-zaglar. İnişler-çıkışlar ve tamamen kör
dönüşler. 30 Km yol bitmek bilmiyor. Uçurum tarafı fundalık ve ağaçlarla kaplı
olduğu için insan pek ürperti duymuyor. Her taraf çam ağaçları, kestane ve
kızılağaçlarla kaplı. Fundalıkların arasından yer yer Marmara Denizi görünüyor.
Yol ilk yapıldığı
zamanlardan sonra tekrar tekrar bakım ve yamalama görmüş. Soğuk asfalt denilen
türden. Ama bozuk değil. Sadece dönüşlerde belli bölümler çökmüş. Delikler ve
çukurlar yok. Ama yol her iki yana doğru bombeli. Hız yapmak olanaksız. Hızım
ortalama 60-80 Km arası gidip geliyor. Trafik boş. Yol boyunca arkamdan iki araç
gelip geçti. Önümden ise Esenköy’e yaklaştığım zaman bir kamyonet ve üç binek
aracı. Geçişlerde daha da yavaşlamak gerekiyor. Araçlar bir birine değercesine
geçiyor yana yana geldiklerinde. Yol Esenköy’ün ucuna dek tamamen yüksek
yamaçların en üst kısımdan döne-dolaşa ilerliyor ve bu kesime gelince Sakar
Geçidi, Göcek Geçidi yada Antalya-Elmalı-Kaş arasında kalan iki geçitte olduğu
gibi dimdik iniyor.
Aracımı
sürerken sürekli olarak şöyle söylenip durdum. “Aman Allahım ne yolmuş be.
Kemer-Kaş arası sahil yolu dahi buradan daha güvenli ve iyi durumdaymış.”
Gerçekten de Ar
Esenköy’ün göründüğü hizadan
sonra Ar
O
gün bu gündür burada geçirdiğimiz tatlı anları unutamamıştık. Benzer yerlere
gittiğimde hep burayı hatırlarız. Kudret’in eşi Mine Kubilay’a hamileydi. Büyük
kızımız Bengisu ise o zamanlar 4-5 yaşlarında. Sürekli olarak Mine’ye “Ne
yuttun böyle karnın şişmiş?” diye sorup durmuştu yol boyunca.
Tesis
dar bir vadide kurulmuş. Kurulalı 20 küsur yıl olmuş. Yedi yıl önce
geldiğimizdeki benzer durumdaydı. Düzenli ve bakımlı. Akşam yağan yağmurdan
biraz etkilenmiş.
Giriş
kapısının hemen ön tarafındaki bölüm çardak yada limonluk gibi asma üzüme
benzer bir bitki ile kapanmış durumda. Bitkin siyah renkli küçük küçük
yemişleri var. Biraz ileride sağ ve sol yamaçta beton merdivenlerle çıkılan iki
lonca benzeri mekan oluşturulmuş. Müdüriyet barakasının sol tarafında çeşme
var. Suyun içimi ve tadı güzel. Olasılıkla ileride kaynaktan gelen bir su. Alanın
orta yerinde yamuk biçiminde bir havuz oluşturulmuş. Bu havuza daha yukarıda
yapılmış tera
Yemek
için daha erken. Daha saat 11:00 suları. Kahvaltıyı saat 09:30’da yapmışız.
Karnımız tok. Tıka basa yemek yemişiz zaten. İstediğimiz sıcak çay. Çay soruyoruz var mı diye. yeni demlenmiş.
Serin ortamda iyi gidiyor. Ortalıkta başka kimse yok. Şef ve iki garson. Daha
sonra siyah renkli bir Mercedes ile bir çift geliyor kahvaltı için. En uçta
küçük bir havuz oluşturulmuş. Biriken su aşağıdaki akağa akıyor. En uçtan giriş
kısmına kadar alan üç kademe halinde düzenlenmiş alan. Boşluklara masalar
düzenli bir biçimde sıralanmış. Havuz kenarları ve uygun boşluklar beyaz büyük
saksılı çiçeklerle bezenmiş durumda. Yan yamaçların zemin bölümleri kirli sarı
renkte Kandıra Taşı’ndan duvarla örülmüş. Arada siyah renkli bir sıra taş şerit
geçirilmiş.
İşletmecisi
Cüneyt Ersoy 20 küsur yıldır burasını işletmekteymiş. İki garsonla bir şef
vardı saban bu erken saatlerinde. Karslı olduğunu belirten garson Müslüm Artan
merakımızı giderecek her soruya cevap verdi sabırla. Güleç, sevecen ve oldukça
da ilgiliydi bizlerle. Bülbülderesi Et & Balık Tesisleri iyi vakit geçirmek
ve rahat ve güzel bir ortamda et yada balık yemek için oldukça ideal bir yerde (3). Tek zorluğu uzak oluşu. Tabii ki merak edip gitmek
isteyenlere bu çok dert olmaz. Evet dediğim gibi ulaşımı o denli kolay değil.
Çınarcık’a 22 Km uzaklıkta. Yalova’dan itibaren sıralarsam şu yerleşim yerleri
geçilecek buraya gelmek için. Yalova, Koru, Termal-Çınarcık Kavşağı,
Çiftlikköy, Çınarcık, Teşvikiye Sapağı, Kocadere, Şenköy, Esenköy Deresi Mevkii
ve en uçta Bülbülderesi Et & Balık Tesisleri. Ancak bu taraflara
gidildiğinde bence Yalova’dan sonra gidildiğinde güzelliklerin yaşanacağı,
zevkli saatlerin geçirileceği bir ortam Bülbülderesi.
Girişte
sağ tarafta yer alan bir fiyat listesi vardı. Listede mönü içinde kalan yiyecek
ve içecek fiyatları belirtilmişti. Et kg olarak servis yapılıyor. Ne istenirse.
Karışık et, köfte, biftek vb. Balık ise iki çeşitti. Levrek ve Çipura. Daha
balık mevsimi açılmadığı için olmalı. 1 Eylül’den itibaren başka balık
çeşitleri de oluyormuş (4).
Bülbülderesi Balık Tesisleri
önünden görünen yerleşim yeri Esenköy. Daha önceleri yani yaklaşık 7 yıl önce, burası köydü. Sahilde neredeyse
hiç konut yoktu. Şimdi ise deniz kıyısında dahil özel siteler, villalar ve
apartman bloklarıyla dolmuş. Yol ile deniz arasında dar alanlar dışındaki
neredeyse her yer konutlaşmış. Esenköy belediye olmuş. Esenköy Yalova’dan sonra
Marmara Denizi kıyısındaki en son köydü. Bundan sonrası ta Ar
Erkan Kiraz, 01/09/2002, Pazar, Şirintepe-İzmit, erkankiraz@yahoo.com
Edited and compiled by Erkan Kiraz on 01/09/2002.
http://community.webshots.com/user/erkankiraz
http://community.webshots.com/user/erkankirazi
http://community.webshots.com/user/erkankiraz2
http://community.webshots.com/user/erkankiraz3
http://community.webshots.com/user/erkankiraz4
http://community.webshots.com/user/erkankiraz5
http://community.webshots.com/user/erkankiraz6
http://community.webshots.com/user/erkankiraz7
http://community.webshots.com/user/erkankiraz8
http://community.webshots.com/user/erkankiraz9
http://community.webshots.com/user/erkankiraz10
http://community.webshots.com/user/erkankiraz11
http://www.trainweb.org/demiryolu/
http://www.virtualtourist.com/erkankiraz
http://www.mtuncel.tripod.com/mustafatuncel/id24.html
http://groups.yahoo.com/group/bilgisayarveinternetguvenlik
site:
Jean-Patrick Charrey, contributions
& translation into Turkish by Erkan Kiraz
© Copyright Hakkı
Erkan Kiraz’a Aittir. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu yazı ancak kaleme alanın izni alınarak
tekrar yayınlanabilir yada dağıtılabilir.
© Copyrighted to
Erkan Kiraz. All Rights Reserved.
This study may be
re-copied or re-distributed only with prior consent of its Author.
Edited By Erkan
Kiraz erkankiraz@yahoo.com on 01/09/02.