Bir Zamanlar Derince & Akıp Giden Yıllar

İçindekiler

 

1.     DERİNCE’NİN ANTİK ÇAĞLARDAKİ KONUMU,

1.1. Derince’nin Bitinya Krallığı Öncesi Durumu,

1.2. Derince’nin Bitinya Krallığı Dönemindeki Durumu,

1.3. Derince’nin Roma İmparatorluğu Dönemindeki Durumu,

1.4. Derince’nin Bizans İmparatorluğu Dönemindeki Durumu,

1.5. Derince’nin Osmanlı İmparatorluğu Dönemindeki Durumu,

1.6. Kral ve Yönetici Adları

1.7. Önemli Kişiler ve Olaylar

1.8. Arkolojik Kalıntılar

2.     İZMİT, İLÇE VE BELLİ YERLEŞİM YERLERİNİN KISA ÖYKÜLERİ,

2.1. İzmit

2.2. Akmeşe

2.3. Arslanbey

2.4. B.Derbent

2.5. Bahçecik

2.6. Darıca

2.7. Değirmendere

2.8. Diliskelesi

2.9. Eskihisar

2.10. Gebze

2.11. Gölcük

2.12. Hereke

2.13. Kandıra

2.14. Karamürsel

2.15. Tavşancıl

2.16. Yarımca

2.17. Yuvacık

3.     DERİNCE ADI NERDEN GELMEKTE VE ÖYKÜSÜ,

4.     OSMANLI İMPARATORLUĞU SIRASINDA DERİNCE’NİN DURUMU,

5.     OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN BÖLÜNMESİ VE PARÇALANMASI DÖNEMİ,

6.     BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

7.     I. BALKAN SAVAŞLARI,

8.     II. BALKAN SAVAŞLARI,

9.     İZMİT’İN İNGİLİZ VE YUNANLILARCA İŞGALİ VE DERİNCE’NİN DURUMU,

10. KURTULUŞ SAVAŞI YILLARI VE DERİNCE’NİN DURUMU,

11. İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI

12. CEVAT ABBAS GÜRER PAŞA, KÖŞKÜ VE 1. İLKOKULU’NUN ÖYKÜSÜ,

13. CUMHURİYET DÖNEMİ VE DERİNCE’NİN DURUMU,

14. BAĞDAT-ANADOLU DEMİRYOLU HATTI’NIN 1873 YILINDA ALMANYA TARAFINDAN FİNANSMANI VE YAPILMASI,

14.1. TCDD Demiryolu Öyküsü ve Ulaştırma Bakanlığı Web Sayfası,

14.2. İstasyon Yapısı ve Eklenti Yapıları,

14.3. İstasyon Parkı, Ağaç Çeşitleri

15. DERİNCE LİMANI’NIN 1900-1904 YILLARI ARASINDA ALMANYA TARFINDAN FİNANSE EDİLİP YAPILMA ÖYKÜSÜ VE GÖRÜNTÜLERİ, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

15.1. Yönetim Yapısı,

15.2. Fırın Yapısı,

15.3. İşçi Koğuşları

15.4. Atelye Yapıları,

15.5. Donanım ve Vinçler

10.   MANNESMANN ROHREN WERKE KOMOTAU BAYRAK DİREĞİ,

11.   ATATÜRK’ÜN DERİNCE’YE TREN İLE GELİŞİ,

11.1. Romanya Göçmenleri’nin Derince’ye yerleştirilme emri ve olay görüntüleri,

11.2. Derince’nin Birinci İlkokulu Açılış Öykü & Görüntüleri

11.3. Cevat Abbas Paşa Köşkü Öyküsü ve Görüntüleri,

12.   MANALAR’IN ÖYKÜSÜ VE GÖRÜNTÜLERİ,

12.1. İlk Hapishane,

12.2. Derince’ye Ekmek Verilmesi,

12.3. Derince’ye Yemek Sağlanması,

12.4. Pilav Günleri,

12.5. Cephanelik Patlaması,

13.   TRAVERS FABRİKASI, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

13.1. Yönetim ve Atelye Yapıları,

13.2. Petter Jeneratörü,

13.3. Derince’ye Elektrik Verilmesi,

14.   ROMANYA’NIN TARİHİ, OSMANLI-ROMANYA SAVAŞLARI VE ROMANYA’NIN BAĞIMSIZLIĞI,

15.   ROMANYA İLE YAPILAN İKİLİ ANLAŞMALAR VE 1935 BÜYÜK ROMANYA GÖÇÜ ÖYKÜSÜ VE GÖRÜNTÜLERİ,

16.   ROMANYA GÖÇMENLERİ’NİN GELDİĞİ BÖLGELER,

17.   TATARLARIN ROMANYA’DAKİ DURUMU VE TÜRKİYE’YE GÖÇLERİ,

18.   ÇİNGENELERİN ROMANYA’DAKİ DURUMU VE TÜRKİYE’ YE GÖÇLERİ,

19.   TÜRKLER’İN ROMANYA’DAKİ DURUMU VE TÜRKİYE’YE GÖÇLERİ,

20.   ROMANYA KÖKENLİLERİN ROMANYA’YA GÖÇLERİ VE YERLEŞTİKLERİ YERLER,

21.   1950 BÜYÜK BULGARİSTAN GÖÇÜ VE DERİNCE’YE YERLEŞİMLERİ,

22.   BULGARİSTAN’NIN TARİHİ, OSMANLI-BULGARİSTAN SAVAŞLARI VE BULGARİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞI,

23.   BULGARİSTAN İLE YAPILAN İKİLİ GÖÇ ANLAŞMALARI,

24.   BULGARİSTAN GÖÇMENLERİ’NİN GELDİĞİ BÖLGELER,

25.   BULGAR KÖKENLİLERİN BULGARİSTAN’A GÖÇLERİ VE YERLEŞTİKLERİ YERLER,

26.   DERİNCE LİMANI BUĞDAY SİLOLARI,

27.   DERİNCE LİMANI ULAŞTIRMA BİRLİĞİ,

28.   DERİNCE LİMANI MARSHAL ASKERİ YARDIM SEVKİYATI,

29.   TOPALLAR KÖYÜ (ÇINARLI’NIN ÖYKÜSÜ), MUHARTLAR,

30.   DERİNCE’NİN İLK MUHTARLARI,

31.   DERİNCE’DE GÖREV YAPMIŞ MUHTARLAR,

32.   DERİNCE’NİN BELEDİYE OLUŞU VE BELEDİYE BAŞKANLARI,

33.   DERİNCE’NİN İLÇE OLUŞU VE KAYMAKAMLARI,

34.   DERİNCE’DEN E-5 KARAYOLU’NUN GEÇİRİLİŞİ,

35.   DERİNCE KARAKOLU, GÖREV YAPMIŞ KOMİSERLER,

36.   DERİNCE’YE İLK ELEKTRİK’İN VERİLMESİ VE TRAFO’NUN KURULUŞU,

37.   DERİNCE’YE İLK ŞEBEKE SUYU’NUN VERİLMESİ,

38.   DERİNCE’DE İLK ULAŞIM OLANAKLARI

39.   DERİNCE’DE İLK DOLMUŞ VE OTOBÜS DURAĞI,

40.   DERİNCE’DE İLK TAKSİ DURAĞI (BİRLİK TAKSİ)

41.   DERİNCE’DE DOLMUŞ VE OTOBÜS DURAĞI,

42.   DERİNCE’DE İKİNCİ TAKSİ DURAĞI (SARAY TAKSİ)

43.   DERİNCE’DE GEÇİT’İN YAPILMASI

44.   ÇELİK SANAYİ, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

45.   PETROL OFİSİ, 1952, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

46.   PETROL OFİSİ MAĞDENİ YAĞLAR TESİSLERİ, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

47.   SHELL OIL CO., GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

48.   KORUMA TARIM, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

49.   DEMİRELLER, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

50.   ÇENESUYU,

51.   DURAMEL, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

52.   TÜRKKABLO A.O. 1963, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

53.   UN FABRİKASI, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,

54.   DERİNCE’YE HİZMETİ GEÇMİŞ KİŞİLER

55.   DERİNCE’NİN DE ETKİLENDİĞİ DEPREM FELAKETLERİ VE GEÇMİŞTE YAŞANMIŞ DEPREMLER

56.   KAYNAKÇA VE YARARLANILAN ESERLER,

57.   DERİNCE’NİN GEÇMİŞİ DENEMESİ İLGİLİ YAPILAN YAZIŞMALAR,

58.   SÖZLÜK,

59.   BİR ZAMANLAR DERİNCE AKIP GİDEN YILLAR

 

İTHAF

Anılarımı ilkin ve öncelikle, sevgili ve rahmetli babam Mehmet Kiraz, sevgili ve çilekeş annem Necmiye (Orataş) Kiraz ve yaşamımın her türlü zorluk ve güçlüklerine benimle birlikte katlanmış sevgili kardeşlerim Heyecen Kiraz, Hanife Kiraz ve Huriye (Kiraz) Ofluoğlu’na, ikincil olarak hayatını benimle paylaşan pek sevgili eşim Hanife (Aykan) Kiraz, sevimli ve cici kızlarım Bengisu Kiraz ve Aybüke Beren Kiraz’a, üçüncül olarak eşimin değerli babası Ali Osman Aykan, sevgili annesi Zeliha (Aşıkoğlu) Akyan, kardeşleri rahmetli Özgen Aykan ve sevgili Nalan Aykan ve Barış Aykana, son olarak ta yaşamım boyunca hayatı acı ve tatlı yanları ile bir şekilde benimle paylaşmış sevgili öğretmenlerim, yakın dost ve arkadaşlarıma ve anılarımın kaleme alınmasında katkıları olanlar ile tüm Derincelilere ithaf ediyorum.

 

TEŞEKKÜRLER VE ANMA

Anılarımı ve belleğimi canlandırmak ve onaylatmak için bir çok eski Derinceli, Derince’de resmi yada sivil olarak görev yapmış insanlar, onların torunları yada belli yaşa ulaşmış ama hala ilk günleri berrak bir şekilde anımsayan kişilerle sohbetler yaptım. Kendilerine, bizzat şahsim ve Derince’ye katkısı olmuş ama aramızda bulunmayanlar adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

 

Görüştüğüm ve bu denemenin oluşmasında bizzat katkıları olan kişilerin isimlerini abecesel olarak sıralamak istiyorum; İlkokul arkadaşlarımdan Yüksel Günaydın’nın ağbisi Adnan Günaydın, ilkokul arkadaşlarımdan Adnan Yüksel Çevik ve eşi Nihal, babamın iş arkadaşı ve aile dostu Ahmet Batur, Liman Personel Müdürü Ahmet Seven, Eczane Haldun’un sahibi Ahmet Sunmak..

 

Eski Çarşı esnafından Ali Balcı, Hüseyin Yolalandan, Haci Veli Toplu’nun torunu Caner Toplu, Eski Çarşı’nın en eski kara fırınının sahibi Nizamettin Balcı’nın oğlu Cemalettin Balcı, Pirireis İlkokulu öğretmenlerimizden Emin Yıldızhan, Travers Fabrikası Müdürü Fahrettin Ağiç, Turgut Reis İlkokulu Müdürü Fazlı Cengiz, Pirireis İlkokulu'ndan sınıf arkadaşlarımdan ve 44 Evler'den Feridun Özkan, Eski Çarşı ve Esi Limanyolu berberlerinden “KarslıHamza Öz, çocukluk arkadaşım İsa Batur..

 

Sarısakalı’ın torunu ve Şerafettin Akyol amcanın oğlu Kadir Akyol, Eski Çarşı’nın en eski berberlerden, İstanbul Kadıköy asıllı, Cici Berber’in sahibi Lütfü Özkan, ilkokul arkadaşım Adnan Yüksel Çevik’n ablası ve eniştesi Hanife & Mecit Toksöz, ilkokul arkadaşım Fatma Akın’nın erkek kardeşi Mehmet Akın, Liman Müdürü Mehmet Akif Ersoy, ilkokul ve çocukluk arkadaşım Metin Uysal,

 

İlkokul arkadaşlarımdan Mustafa Atmaca ve kardeşi Kemal Atmaca, Sucu Mehmet Durmaz’ın oğlu Nazmi Durmaz, Nazmi Küçük. Üst Çarşı’nın en eski berberlerinden Necmi Pala, Tatar Emrullah Dizbay amcanın en küçük oğlu Nurdoğan Dizbay, Eski Çarşı esnaflarından Özden İnce, Recep Aslantaş, yoğurtçu Saim & Cengiz Erdemir, Salih & Salim Siyahdemir,Süpürgeci Salih Çelik, Derince Eczanesi’in en kıdemli ve faal kalfası Sami Sivri,SobacıŞenol Çamlıca, Nogay Tatarları’nda Shell emeklisi Şevket Çelik, Turan Balcı, Babası Bingöllü göçmen işçilerden olan, Mahle Piston Emeklisi Turgut Keskin...

 

SUNUŞ

Bendeniz, Mehmet’den olma, Necmiye’den doğma, Erkan Kiraz. Birinci resmi kayıta göre bin dokuz yüz altmış yılının Ekim ayının on beşinci günü, tashih (düzeltilen) edilen ikinci resmi kayıta göre bin dokuz yüz elli beş yılının Ekim ayının on beşinci günü Derince’nin merkezinde dünyaya gelmişim. Doğumumdan itibaren hastalığım nedeniyle, sanırım benden ümit kesildiği için kayıtlarda bazı terslikler olmuş. Bana nüfus kağıdı 1960 yılında çıkartılıp doğum tarihim 1960 olarak kaydedilmiş., Ancak düzeltme ile doğum tarihi sonradan 1955 olarak kaydedilmiş. 1955 kayıtları doğruysa bu durumda bana doğumumdan 5 sene sonra kimlik çıkartılmış. Bu durum yedi yaşına ulaştığımda ilkokula başlamamda engel oluşturmuş.

 

Derince çağdaş zamanlarda, Kocaeli-İzmit kentinin taze bir ilçesidir. Ardından bağımsız belediye kurulmuştur. İzmit merkeze yaklaşık olarak 8 km. uzaklıkta ve İzmit’in doğu tarafında yer almakatdır. D-100 Karayolu, bu yerleşim yerini adeta ikiye böler gibidir. Aslında yerleşim zaman içersinde tamamen kendisini eski adıyla E-5 olan yolun etrafında toparlamış. Daha sonra geriye kuzeye, doğu ve batıya doğru genişlemiştir.

 

Derince’nin geçmişine, anımsayabildiğim zamanlardan ve yerlerden başlayarak bir göz atacağım. İlkokula başlama yaşım, doğum tarihim gibi biraz çelişkilidir. Kimliğimin geç alınması ile ilkokula başlamam gecikmiş. Yaşıtlarım doğal olarak yedi yaşlarına ulaştıklarında birinci sınıfa başlamışlar. Bense ilkokula hem geç başlamışım, hem de kısa süre sonra ikinci yada üçüncü sınıftan devam etmişim okula. Bu hesaplamalara göre anlatmaya başlayacağım zaman dilimi 1962 ve 1963’lerden başlamış olacaktır. Daha berrak anımsayabildiğim zaman başlangıcı, galiba tarihleme olarak ilkokul üçüncü sınıftan itibarendir. Bu zaman dilimi ise 1965’lere denk gelmektedir.

 

Bir Zamanlar Derince” anılarımın küllerini kaldırma ve tozlarını havalandırma gayretim, denememin bazı bölümlerinde belli bir sıralama yada düzeni takip etmeyecektir. Ama bazı bölümlerde de belli bir sıralamayı takip edecektir. Yola çıkış noktam, anılarımın bir biçimde bir yerinden başlayacak, birbirini tetikleyen bir dizi yer, yerlerin özellikleri, o yerlere soluk ve yaşam veren insanlar ve o insanlarla olan toplumsal ilişkiler, anlatımı bir noktadan diğer bir noktaya, bir insandan başka bir insana sürükleyecektir.

 

Yapmaya çalıştığım bu deneme ilkin ve öncelikle beni mutlu etmektedir. Severek ve isteyerek zorluk ve meşakkatine katlanmaktayım. Yazdığım her cümlede, dinlediğim her öyküde, anlatılan her geçmiş yaşamda, kendimden, kendi yaşantımdan, bana yakın olanların, arkadaşların ve dostların yaşantısından izler ve anılar buldum.

 

Anıların sisli-puslu yollarında dolaşmak beni çocukluk günlerime taşıdı. Sohbetlerimizde her katılımcı ile hep birlikte geçmiş zamanlara dalıp gittik. Beş on dakikalık sohbet ricalarım ayak üstü sohbetinden saatler süren ve katılımcıların bırakmak istemedikleri muhabbetlere dönüştü. Yaptığım her ön hazırlık, denememi kaleme alış ve sonraları adım adım yaptığım tüm sohbetlerde, kendimi sisli ve gizemli bulutlar arasında, yukarılarda bir yerlerde duyumsadım.

 

Aktaracağım bilgi, öykü ve yorumların hepsinin, tamamen ve kesinlikle, doğru ve gerçek olduklarına dair bir savım bulunmamaktadır. Aktarmaya çalıştığım her bir olay, farklı bireylerce çok ayrı bir biçimde anlatılabilir yada aktarılabilir. İfadelerimde ve aktardığım anlatım ve yorumlarda kesinlikle kişilere, resmi yada sivil kurum yada kuruluşlara, makam ve mevkilere yönelik ne bir övgü nede bir yergi söz konusudur.

 

Amacım geçmişte yaşananlara, yaşadıklarıma, çocukluğumdan bu yana yakın yada uzak çevremde, Derince yaşamlarına ortak olmuş bireylerin yaşamlarına çocuksu gözlerle bakıp, bugünkü bakış açılarımla bir yansıtıcı işlevini yerine getirmektir. Eski zamanlarla gelecek zamanlara ayna olabilmektir. Bunu ne derece başarabildim bundan pek emin değilim.

 

Ama emin olduğum bir nokta var ki bunu herkesin denemesini isterim. O da kalıcı bir şeyler yapmaya çalışmak. Ben yazmayı ve var olanların görüntülerini gelecek zamanlara aktarma uğraşısını seçtim. Olanları ve yaşanılanları, insanların duyumsadıklarını, kederlerini ve sevinçlerini, bakış açılarını ve duygularını benimkilerle birleştirerek olduğu gibi, ne fazla ne eksik aktarmaya çalıştım.

 

Yer, sokak ve cadde isimlerini çocukluğumdaki gibi tanımlamaya ama günümüzle bağlantı kurmak için de mevcut isimleri ile aktarmaya çalıştım. Ama gelecekte şu anda var olan isimlerin ne derece kalıcı olacağını pek bilmiyorum. Türkiye’de  sokak, cadde, semt ve mahalle isimlerinde pek kalıcılık yoktur. Zaman içinde siyasi bakış açılarına, belli değerlendirmelere göre değiştirilebilirler. Değiştirilen isimler bir sonraki gelenler tarafından yeniden değiştirilebilir.

 

Biz Türklerde, görüntüleme ve yaşanılanları yazıya dökme pek tutulmayan ve ilgi görmeyen uğraştır. Bu genel özelliğimize rağmen bir takım görüntü-sever ve yazı-sever kişilerin mutlaka bir şeyleri kaleme aldığına ve geridekilere belli görüntüleri bıraktıklarına eminim. Ancak yapılanlar bir biçimde bir yerlerde, tozlu raflar altında, gözlerden ırak yerlerde kalmakta ve ilgilenen insanların erişimi dışına düşmektedir.

 

Derince’nin Geçmişi’ne uzanmaya çalışırken yapmış olduğum bireysel tüm çabalarıma rağmen, ne kurum ve kuruluşlardan ne de bireylerden ciddi sayılabilecek, her hangi bir belge, kitap yada görüntü elde edebildim. Öğrendiğim kadarı ile 1900 ile 1935 yılları arasında yaşanan hızlı ve çalkantılı ulusal ve uluslararası olayları bugünlere aktaran belli arşiv ve resimler mevcutmuş. Sözü edilen belge ve resimlere ulaşmak neredeyse olanaksızdı. Ulaşmak için elimden gelenin çok ötesinde çabalar sarf ettim. Ama başaramadım. Ulaşabilmiş olsaydım var olan belge ve resimleri burada gelecek kuşaklara aktarmak ne güzel olurdu. [2004 yılının Eylül ayında sevgili dostum Yavuz Ulugün bir CD içinde bana Başbakanlık Osmanlı Arşivleri (BPA) ve Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri’nden (BCA) derlenmiş bilgiler sundu. Bu bilgiler içinde Derince’yi ilgilendiren bir çok bilgiyi Derince Express Gazetesi’ndeki “Dünden Bugüne Derince” adlı köşemde paylaştım.]

 

Geçmişe ait öyküleri genelde anlatılanlardan aktardım. Anlatanlar Derince’nin ikinci kuşağını oluşturan insanlardı. Bu öyküleri sağlamak için bir çok kişi ile saatler ve günler süren sohbetler yaptım. Notlar tuttum. Tuttuğum notları yazıma aktardım. Bu beni tatmin etmedi. Aktaracağım bilgileri belli belgelere dayandırmak istiyordum. Derince’ye ta başından beri yaşam ve soluk vermiş belli yerlerin ve nesnelerin görüntülerinialarak, onların canlı görgü tanıklarım olmasını istedim.

 

Derince Limanı ile, olasılıkla aynı zamanlarda yani 1873 ile 1904 yıllar arasında yapılmış olan Ekmek Fırınının, Atelye Yapılarının, İşçi Koğuşlarının, Liman Yönetim Yapısının, Mannesman Rohrenwerke Firmasının ürettiği Bayrak Direğinin, dizel ile çalışan Tren Makinasının, İstasyon Yapısı ve Eklenti Yapılarının, yaşları yüzün üzerinde olan Tarihi Ağaçlar’ın, Derince’ye ilk ışığı veren Travers Fabrikası Jeneratörü’nün görüntülerini kaydettim. Bana bu olanakları sağlayan insalara minnet borcum olduğunu ifade etmek isterim.

 

Bunun yanında 1.Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı zamanlarında Derince’nin ne durumda olduğunu kütüphanemde ve kitapçılarda var olan kitaplarda izlerini sürmeye çalıştım. 1. Dünya Savaşı patlak vermeden önce Almanların Bağdat-Anadolu Demiryolu Hattının ve Derince Limanının neden finanse edip bizzat yapımını üstlendiğinin izlerini sürdüm.

 

Kafkaslar’da yaşanan kargaşalarda Anadolu’ya yapılan büyük göçleri izledim. Balkan kargaşalarında, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan devletlerinin ortaya çıkışlarını ve Kurtuluş Savaşı sonrası bu ülkelerle genç Türk Cumhuriyeti’nin yapmış olduğu Mübadele (Karşılıklı Yerdeğiştirme) Sözleşmelerini araştırıp Mübadele Muhacirlerinın (Yerdeğişim Göçmenleri) durumlarını inceledim. Elde ettiğim bilgileri aktarmaya çalışacağım.

 

Kanıtlara dayandırma konusunda yapacağım en son çaba, Almanya, Holzmann ve Mannesmann Rohrenwerke firmaları, Romanya ve Bulgaristan devletlerinin arşivlerine başvurmaktır. Şayet ilgili arşivlere ulaşabilir ve bu arşivlerin İngilizce çevirilerini elde edebilirsem bu bilgileri oldukları gibi aktaracağım. Şayet elde edeceğim bilgiler ile birlikte görüntüler de elde edebilirsem bu benim için büyük mutluluk olacaktır.

 

Ben Derince’nin geçmişinin bir kesitine ışık tutmaya ve bu zamanlarda olanları ve yaşanılanları belgelemeye ve yazıya dökmeye çalıştım. Umarım başka zaman dilimlerini de başka Derince sevdalıları anlatır ve belgeler. Denemem benden sonraki insanlara ışık tutar ve katkı sağlarsa bundan memnun olurum.    

 

1900’lerden 1930’lara değin Derince’ye ilişkin anı ve bilgiler konusunda bir şeylerin kaleme alınıp alınmadığı konusunda somut verilere ulaşmış değilim. Ancak Nazım Hikmet’in bir şiirinde, bazı İngiliz, Alman ve diğer ulusların arşivlerinde Derince’nin yer aldığını kesinlikle biliyorum. Nerden mi? Marmara Bölgesi ta Sapanca’ya kadar İngiliz Donanması’nın işgali altındadır. Yunan işgal kuvvetleri ta Yarımca’ya kadar gelmişlerdir.

 

Öğrendiğim ilk yerleşim 1930’lara denk düşmekteymiş. 1930 ile 1962 yılları arasında kalan zaman dilimi ile ilgili anılarını yazan var mıydı? Bu zaman dilimlerinde Derince nasıldı? Yerleşimi, coğrafi durumu, nüfusu ve sosyal yaşamına dair bilgiler neydi? Bunlar pek bilinmiyor. Bu zaman dilimlerine ait bilgilere sahip olanlar da anıları ile birlikte teker teker bu dünyadan göçüp gidiyorlar. Ama yabancı kaynaklarda yer alan bilgileri ileriki sayfalarda aktaracağım.

 

“Bir Zamanlar Derince ve Akıp Giden Yıllar denemem, benim uzun soluklu ilk yazı çalışmam olacaktır. Bu denememe kadar bir çok kısa soluklu yazı, anı ve gezi yazılarım oldu. Ancak hiç birisi bu denemem kadar beni zevklendirip mutlu etmedi. Yazmaya çalışırken duyumsadığım ve duyduğum mutluluk, harcadığım maddi ve manevi çabalara, gayret ve yorgunluklara çok ama çok değdi. Anıları tazelemek ve kayıtlarımı onaylatmak amacıyla yapmış olduğum söyleşilerde, gözlemlediğim anılar sadece benim değildi. Herkesindi. İnsanlar anlatırlarken dalıp gidiyorlardı geçmişlerine. Süre uzayıp giderken koparmak, bitirmek istemiyorlardı anlattıklarını.  

 

DERİNCE’NİN İLK YERLEŞİM ÖNCESİ VE SONRAKİ DURUMU

Derince’nin ilk günlerine ve kimlerin nereden nasıl gelip buraya gerleştiklerine dair bilgiler ise, benim anı ve bilgim dışına düşmektedir. Bu tür bilgilere ulaşmak için Derince’ye yerleşmiş ilk göçmenler yada onların torunlarıyla çeşitli sohbetler yaptım. Mübadele Muhacirleri’nin  Karamürsel’den itibaren köy köy izlerini sürdüm.

 

Mübadele Muhacırları’ndan sonra kimlerin Derince’ye yerleşmeye başladıklarını araştırdım. Sonuç olarak Derince’nin 1930’lara değin ne durumda olduğuna dair bilgileri toparladım. Öğrendiklerimi yada anlatılanları herhangi bir yazılı belge ile destekleme durumda değilim. Yapacağım iş bana aktarılanları kaleme dökmek. Anlatılanlarda tarihsel sıralama açısından bazı terslikler yada olayların birbirine geçmesi, örtüşmesi gibi durumlar olabilir.

 

Anlatılanların doğruluklarını Derince’ye biçim vermiş belli kurum ve kuruluşların yetkilileri ile yaptığım görüşmelerde, arşivlerinde varsa belli belgeleri talep ederek, yoksa  kendileri ile sohbetlerle yaparak doğrulamaya çalıştım. Bunun yanında liman ve demiryolunun yapımını gerçekleştiren Almanlar olduğu için Almanya’nın elinde belli veri ve resimlerin olup olmadığını talep ederek yaptım. 

 

Derince’ye ilk göçler 1887’lerde Balkanlar, Kırım ve Kafkaslar’dan başlamış. Gelen insanların nereye ve nasıl yerleştikleri hakkında pek bilgi yok. Almanların yapımını üstlendiği ve bizzat finanse ettiği Bağdat Demiryolunun yapımına başlanması ve demiryolunun Derince’den geçişi Derince’nin biçimlenmesinde ve kimliğini ortaya koymasında bence belli başlı en itici etmen olmuş. Çünkü Derince İstasyon Yapısı’nın ve etrafında yer alan diğer yapı ve işçi-memur konutlarının yapılmış olması, Derince’nin bir yerleşim yeri olarak kabul edildiğinin kanıtıdır. Demiryolu hattında çalışacak işçiler için Eski Turgut Reis İlkokulu’nun bahçesine çeşitli barakalar yaptırılmış.

 

Derince’nin öyküsü 1900 yıllarında, yapımını Almanların üstleneceği Derince Limanı ile biçimlenmeye başlamış. Liman yapımında gereken kol kuvveti için gerekli olan işgücü, bölgede yerleşim olmadığı için Anadolu’nun çeşitli yerlerinden toparlanmış olan göçmen işçilerin bölgeye getirilmesi ile sağlanmış. Limanın yapımı 1904 yılında bitirilmiş. Liman işçilerinin bölgeye yerleşmeye başlaması ile Derince’de ilk konutlaşma olayı başlamış. Anadolu’dan kapup gelen işçiler, ilkin şuanda İşçi Yemekhaneleri olarak kullanılan yapılarda yatıp kalkmaya başlamışlar. Bu yapılar işçilerin yatakhaneleri olarak hizmet vermekteymiş. Zaman içersinde bu işçilerden bir kısmı ya memleketlerinden ailelerini getirmişler yada Derince’de evlenerek bölgede kalıcı hayata başlamışlar.

 

Derince’ye kitle halinde gerçek göçler 1935’lerden itibaren gerçekleşmiş. Romanya Yerdeğişim Ggöçmenlerinin (Mübadele Muhacirleri) gelişleri, ülkeler arası yapılan anlaşmalarla başlamış. Türkiye’den çeşitli ülkelere giden Rum ve Ermeni kökenli vatandaşlara karşılık Türk kökenli diğer ülke insanları anlaşmalar gereği yerdeğiştirmeye başlamışlar. Bunu Bulgaristan’dan gelen Yerdeğişim Ggöçmenleri (Mübadele Muhacirleri) devam ettirmiş.

 

Atatürk’ün Romanya’dan gelecek göçmenler için ayırdığı 30 yada söylencelere göre 60 hanelik arazi Derince’nin güneyden kuzeye doğru genişlemesine ve oldukça büyümesine sebep olmuş. Aktarıldığına göre devlet Derince’ye Romanya Muhacirleri için 60 konut yaptırmış. Daha sonra göç edenler, Eski Mezarlık civarına ve Eski Derince Lisesi’nin arazisinde yer alan Eski Mezarlık’ın karşısındaki alana yerleşmişler. Sonra gelen göçmenler konutlarını kendileri yapmışlar.

 

Derince’ye Mohti Lazlar ve Mohti Gürcüler daha sonra yerleşmeye başlamış. Gürcüler ilkin Körfez’in güneyinde dağlık bölgede yer alan Gürcü Köyleri’nden, Lazlar ise Karadeniz bölgesinden gelmişler. “Macır Mahallesi” denilen tepeye yerleşen ve Bulgaristandan gelen Yerdeğişim Göçmenleri (Mübadele Muhacırları), 1950’lerden itibaren gelmeye başlamışlar. Şevket Çelikin anlattığına göre Romanya’dan gelen göçmenler 1935 yılında Nazım Vapuru ile ilkin Haydarpaşa Limanına, oradan trenlerle Derince İstasyonuna gelmişler ve bir kısmı burada inmiş. Diğer bir kısmı ise yoluna devam etmiş. Nurdoğan Dizbayın aktardığına göre, 1930’lara kadar Derince’de hiç bir yerleşim yokmuş. Bu bölge av bölgesiymiş.

 

Harmantarla ve Öğretmenler Mahallesi’nin yer aldığı sahalarda sülün sürüleri gezermiş. Zaten bölge Padişahlık zamanlarında av bölgesi olarak kullanılmaktaymış. İlk yerleşim Mübadele Muhacırları’nın bölgeye yerleştirilmeleri ile başlamış. Bölgeye yerleştirilmek istenen göçmenler, burasını istememişler ilkin. Çünkü şu anki Geçit, Eski Çarşı ve Geçit’in kuzey tarafı tamamen bataklıkmış. Bataklık ve sazlıklarda da aşırı sinek mevcutmuş.

 

Turgut Keskin ve Lütfü Özkan’nın aktardıklarına göre, Derince’de ilk varlık Cevat Abbas Paşa’nın Köşkü imiş. 1950’lerde burası Asker Hastanesi olarak hizmet etmiş. Bir yangın ile harap olmuş. Tamiratı sonrası ilkokul olarak kullanılmış. Kaderine terk edildikten sonra yok olmaya yüz tutmuş. Bir şekilde yıkılmış. Arsası parsellenerek bugünkü mahalle arasında kaybolmuş.

 

Tarihi değerlerimizi koruma, kollama ve gelecek nesillere aktarma konusunda oldukça duyarlıyızdır. Bu duyarlılığımız sayesinde geçmişten bize devredilen miraslarımızı dimdik ayaktadır. Herkes bulup görebilir.

 

Sonraları Almanların yapımında bizzat çalıştığı ve tamamen finansa ettiği demiryolu hattının geçişi. İstasyon Yapıları ve Eklenti Yapılırı’nın yapılışı. Manalar (Manialar) yani bugünkü Deniz Birliğinin varlığı, istasyon yapıları ikinci sıradaymış ve geçmişi 1920’lere dek uzanmaktaymış. Manalar’da bir Askeri Cezaevi varmış ve burası sürgün yeri olarak kullanılmaktaymış. İstasyon Camisi