Bir Zamanlar
Derince & Akıp Giden Yıllar
1.
DERİNCE’NİN
ANTİK ÇAĞLARDAKİ KONUMU,
1.1. Derince’nin
Bitinya Krallığı Öncesi Durumu,
1.2. Derince’nin
Bitinya Krallığı Dönemindeki Durumu,
1.3. Derince’nin
Roma İmparatorluğu Dönemindeki Durumu,
1.4. Derince’nin
Bizans İmparatorluğu Dönemindeki Durumu,
1.5. Derince’nin
Osmanlı İmparatorluğu Dönemindeki Durumu,
1.6. Kral
ve Yönetici Adları
1.7. Önemli Kişiler ve Olaylar
1.8. Arkolojik
Kalıntılar
2.
İZMİT, İLÇE VE
BELLİ YERLEŞİM YERLERİNİN KISA ÖYKÜLERİ,
2.1. İzmit
2.2. Akmeşe
2.3. Arslanbey
2.4. B.Derbent
2.5. Bahçecik
2.6. Darıca
2.7. Değirmendere
2.8. Diliskelesi
2.9. Eskihisar
2.10. Gebze
2.11. Gölcük
2.12. Hereke
2.13. Kandıra
2.14. Karamürsel
2.15. Tavşancıl
2.16. Yarımca
2.17. Yuvacık
3.
DERİNCE ADI
NERDEN GELMEKTE VE ÖYKÜSÜ,
4.
OSMANLI
İMPARATORLUĞU SIRASINDA DERİNCE’NİN DURUMU,
5.
OSMANLI
İMPARATORLUĞU’NUN BÖLÜNMESİ VE PARÇALANMASI DÖNEMİ,
6.
BİRİNCİ DÜNYA
SAVAŞI
7.
I. BALKAN
SAVAŞLARI,
8.
II. BALKAN
SAVAŞLARI,
9.
İZMİT’İN İNGİLİZ
VE YUNANLILARCA İŞGALİ VE DERİNCE’NİN DURUMU,
10.
KURTULUŞ SAVAŞI
YILLARI VE DERİNCE’NİN DURUMU,
11.
İKİNCİ DÜNYA
SAVAŞI
12.
CEVAT ABBAS
GÜRER PAŞA, KÖŞKÜ VE 1. İLKOKULU’NUN ÖYKÜSÜ,
13. CUMHURİYET DÖNEMİ VE DERİNCE’NİN DURUMU,
14.
BAĞDAT-ANADOLU DEMİRYOLU
HATTI’NIN 1873 YILINDA ALMANYA TARAFINDAN FİNANSMANI VE YAPILMASI,
14.1. TCDD
Demiryolu Öyküsü ve Ulaştırma Bakanlığı Web Sayfası,
14.2. İstasyon
Yapısı ve Eklenti Yapıları,
14.3. İstasyon
Parkı, Ağaç Çeşitleri
15.
DERİNCE
LİMANI’NIN 1900-1904 YILLARI ARASINDA ALMANYA
TARFINDAN FİNANSE EDİLİP YAPILMA ÖYKÜSÜ VE GÖRÜNTÜLERİ, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
15.1. Yönetim
Yapısı,
15.2. Fırın
Yapısı,
15.3. İşçi
Koğuşları
15.4. Atelye
Yapıları,
15.5. Donanım ve Vinçler
10.
MANNESMANN
ROHREN WERKE KOMOTAU BAYRAK DİREĞİ,
11.
ATATÜRK’ÜN
DERİNCE’YE TREN İLE GELİŞİ,
11.1. Romanya
Göçmenleri’nin Derince’ye yerleştirilme emri ve olay görüntüleri,
11.2. Derince’nin
Birinci İlkokulu Açılış Öykü & Görüntüleri
11.3. Cevat Abbas Paşa Köşkü Öyküsü ve Görüntüleri,
12.
MANALAR’IN
ÖYKÜSÜ VE GÖRÜNTÜLERİ,
12.1. İlk Hapishane,
12.2. Derince’ye Ekmek
Verilmesi,
12.3. Derince’ye Yemek
Sağlanması,
12.4. Pilav Günleri,
12.5. Cephanelik Patlaması,
13.
TRAVERS
FABRİKASI, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
13.1. Yönetim ve Atelye
Yapıları,
13.2. Petter Jeneratörü,
13.3. Derince’ye Elektrik Verilmesi,
14.
ROMANYA’NIN
TARİHİ, OSMANLI-ROMANYA SAVAŞLARI VE ROMANYA’NIN BAĞIMSIZLIĞI,
15.
ROMANYA İLE
YAPILAN İKİLİ ANLAŞMALAR VE 1935 BÜYÜK ROMANYA GÖÇÜ ÖYKÜSÜ VE GÖRÜNTÜLERİ,
16.
ROMANYA
GÖÇMENLERİ’NİN GELDİĞİ BÖLGELER,
17.
TATARLARIN
ROMANYA’DAKİ DURUMU VE TÜRKİYE’YE GÖÇLERİ,
18.
ÇİNGENELERİN
ROMANYA’DAKİ DURUMU VE TÜRKİYE’ YE GÖÇLERİ,
19.
TÜRKLER’İN
ROMANYA’DAKİ DURUMU VE TÜRKİYE’YE GÖÇLERİ,
20.
ROMANYA
KÖKENLİLERİN ROMANYA’YA GÖÇLERİ VE YERLEŞTİKLERİ YERLER,
21.
1950 BÜYÜK
BULGARİSTAN GÖÇÜ VE DERİNCE’YE YERLEŞİMLERİ,
22.
BULGARİSTAN’NIN
TARİHİ, OSMANLI-BULGARİSTAN SAVAŞLARI VE BULGARİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞI,
23.
BULGARİSTAN İLE
YAPILAN İKİLİ GÖÇ ANLAŞMALARI,
24.
BULGARİSTAN
GÖÇMENLERİ’NİN GELDİĞİ BÖLGELER,
25.
BULGAR
KÖKENLİLERİN BULGARİSTAN’A GÖÇLERİ VE YERLEŞTİKLERİ YERLER,
26.
DERİNCE LİMANI
BUĞDAY SİLOLARI,
27.
DERİNCE LİMANI
ULAŞTIRMA BİRLİĞİ,
28. DERİNCE LİMANI MARSHAL ASKERİ YARDIM SEVKİYATI,
29.
TOPALLAR KÖYÜ
(ÇINARLI’NIN ÖYKÜSÜ), MUHARTLAR,
30.
DERİNCE’NİN İLK
MUHTARLARI,
31.
DERİNCE’DE GÖREV
YAPMIŞ MUHTARLAR,
32.
DERİNCE’NİN
BELEDİYE OLUŞU VE BELEDİYE BAŞKANLARI,
33.
DERİNCE’NİN İLÇE
OLUŞU VE KAYMAKAMLARI,
34.
DERİNCE’DEN E-5 KARAYOLU’NUN GEÇİRİLİŞİ,
35.
DERİNCE KARAKOLU,
GÖREV YAPMIŞ KOMİSERLER,
36.
DERİNCE’YE İLK
ELEKTRİK’İN VERİLMESİ VE TRAFO’NUN KURULUŞU,
37.
DERİNCE’YE İLK
ŞEBEKE SUYU’NUN VERİLMESİ,
38.
DERİNCE’DE İLK
ULAŞIM OLANAKLARI
39.
DERİNCE’DE İLK
DOLMUŞ VE OTOBÜS DURAĞI,
40.
DERİNCE’DE İLK
TAKSİ DURAĞI (BİRLİK TAKSİ)
41.
DERİNCE’DE
DOLMUŞ VE OTOBÜS DURAĞI,
42.
DERİNCE’DE
İKİNCİ TAKSİ DURAĞI (SARAY TAKSİ)
43.
DERİNCE’DE
GEÇİT’İN YAPILMASI
44.
ÇELİK SANAYİ,
GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
45.
PETROL OFİSİ,
1952, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
46. PETROL OFİSİ MAĞDENİ YAĞLAR TESİSLERİ, GÖREV YAPMIŞ
MÜDÜRLER,
47.
SHELL OIL CO., GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
48.
KORUMA TARIM,
GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
49.
DEMİRELLER,
GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
50.
ÇENESUYU,
51.
DURAMEL, GÖREV
YAPMIŞ MÜDÜRLER,
52.
TÜRKKABLO A.O.
1963, GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
53.
UN FABRİKASI,
GÖREV YAPMIŞ MÜDÜRLER,
54.
DERİNCE’YE
HİZMETİ GEÇMİŞ KİŞİLER
55.
DERİNCE’NİN DE
ETKİLENDİĞİ DEPREM FELAKETLERİ VE GEÇMİŞTE YAŞANMIŞ DEPREMLER
56.
KAYNAKÇA VE
YARARLANILAN ESERLER,
57.
DERİNCE’NİN
GEÇMİŞİ DENEMESİ İLGİLİ YAPILAN YAZIŞMALAR,
58. SÖZLÜK,
59. BİR ZAMANLAR DERİNCE AKIP GİDEN YILLAR
İTHAF
Anılarımı ilkin ve öncelikle, sevgili ve rahmetli babam Mehmet Kiraz, sevgili ve çilekeş annem Necmiye (Orataş) Kiraz ve yaşamımın her türlü zorluk ve güçlüklerine benimle birlikte katlanmış sevgili kardeşlerim Heyecen Kiraz, Hanife Kiraz ve Huriye (Kiraz) Ofluoğlu’na, ikincil olarak hayatını benimle paylaşan pek sevgili eşim Hanife (Aykan) Kiraz, sevimli ve cici kızlarım Bengisu Kiraz ve Aybüke Beren Kiraz’a, üçüncül olarak eşimin değerli babası Ali Osman Aykan, sevgili annesi Zeliha (Aşıkoğlu) Akyan, kardeşleri rahmetli Özgen Aykan ve sevgili Nalan Aykan ve Barış Aykan’a, son olarak ta yaşamım boyunca hayatı acı ve tatlı yanları ile bir şekilde benimle paylaşmış sevgili öğretmenlerim, yakın dost ve arkadaşlarıma ve anılarımın kaleme alınmasında katkıları olanlar ile tüm Derincelilere ithaf ediyorum.
TEŞEKKÜRLER VE ANMA
Anılarımı ve belleğimi canlandırmak ve onaylatmak için bir çok eski Derinceli, Derince’de resmi yada sivil olarak görev yapmış insanlar, onların torunları yada belli yaşa ulaşmış ama hala ilk günleri berrak bir şekilde anımsayan kişilerle sohbetler yaptım. Kendilerine, bizzat şahsim ve Derince’ye katkısı olmuş ama aramızda bulunmayanlar adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Görüştüğüm ve bu denemenin oluşmasında bizzat katkıları olan
kişilerin isimlerini abecesel olarak sıralamak istiyorum; İlkokul
arkadaşlarımdan Yüksel Günaydın’nın ağbisi Adnan Günaydın, ilkokul
arkadaşlarımdan
Eski Çarşı esnafından Ali Balcı, Hüseyin Yolalandan, Haci Veli Toplu’nun torunu Caner Toplu, Eski Çarşı’nın en eski kara fırınının sahibi Nizamettin Balcı’nın oğlu Cemalettin Balcı, Pirireis İlkokulu öğretmenlerimizden Emin Yıldızhan, Travers Fabrikası Müdürü Fahrettin Ağiç, Turgut Reis İlkokulu Müdürü Fazlı Cengiz, Pirireis İlkokulu'ndan sınıf arkadaşlarımdan ve 44 Evler'den Feridun Özkan, Eski Çarşı ve Esi Limanyolu berberlerinden “Karslı” Hamza Öz, çocukluk arkadaşım İsa Batur..
Sarısakalı’ın torunu ve Şerafettin Akyol
amcanın
İlkokul arkadaşlarımdan
SUNUŞ
Bendeniz, Mehmet’den olma, Necmiye’den doğma, Erkan Kiraz. Birinci resmi kayıta göre bin dokuz yüz altmış yılının Ekim ayının on beşinci günü, tashih (düzeltilen) edilen ikinci resmi kayıta göre bin dokuz yüz elli beş yılının Ekim ayının on beşinci günü Derince’nin merkezinde dünyaya gelmişim. Doğumumdan itibaren hastalığım nedeniyle, sanırım benden ümit kesildiği için kayıtlarda bazı terslikler olmuş. Bana nüfus kağıdı 1960 yılında çıkartılıp doğum tarihim 1960 olarak kaydedilmiş., Ancak düzeltme ile doğum tarihi sonradan 1955 olarak kaydedilmiş. 1955 kayıtları doğruysa bu durumda bana doğumumdan 5 sene sonra kimlik çıkartılmış. Bu durum yedi yaşına ulaştığımda ilkokula başlamamda engel oluşturmuş.
Derince çağdaş zamanlarda, Kocaeli-İzmit kentinin taze bir
ilçesidir. Ardından bağımsız belediye kurulmuştur. İzmit merkeze yaklaşık
olarak
Derince’nin geçmişine, anımsayabildiğim zamanlardan ve yerlerden başlayarak bir göz atacağım. İlkokula başlama yaşım, doğum tarihim gibi biraz çelişkilidir. Kimliğimin geç alınması ile ilkokula başlamam gecikmiş. Yaşıtlarım doğal olarak yedi yaşlarına ulaştıklarında birinci sınıfa başlamışlar. Bense ilkokula hem geç başlamışım, hem de kısa süre sonra ikinci yada üçüncü sınıftan devam etmişim okula. Bu hesaplamalara göre anlatmaya başlayacağım zaman dilimi 1962 ve 1963’lerden başlamış olacaktır. Daha berrak anımsayabildiğim zaman başlangıcı, galiba tarihleme olarak ilkokul üçüncü sınıftan itibarendir. Bu zaman dilimi ise 1965’lere denk gelmektedir.
“Bir Zamanlar Derince” anılarımın küllerini kaldırma ve tozlarını havalandırma gayretim, denememin bazı bölümlerinde belli bir sıralama yada düzeni takip etmeyecektir. Ama bazı bölümlerde de belli bir sıralamayı takip edecektir. Yola çıkış noktam, anılarımın bir biçimde bir yerinden başlayacak, birbirini tetikleyen bir dizi yer, yerlerin özellikleri, o yerlere soluk ve yaşam veren insanlar ve o insanlarla olan toplumsal ilişkiler, anlatımı bir noktadan diğer bir noktaya, bir insandan başka bir insana sürükleyecektir.
Yapmaya çalıştığım bu deneme ilkin ve öncelikle beni mutlu etmektedir. Severek ve isteyerek zorluk ve meşakkatine katlanmaktayım. Yazdığım her cümlede, dinlediğim her öyküde, anlatılan her geçmiş yaşamda, kendimden, kendi yaşantımdan, bana yakın olanların, arkadaşların ve dostların yaşantısından izler ve anılar buldum.
Anıların sisli-puslu yollarında dolaşmak beni çocukluk günlerime taşıdı. Sohbetlerimizde her katılımcı ile hep birlikte geçmiş zamanlara dalıp gittik. Beş on dakikalık sohbet ricalarım ayak üstü sohbetinden saatler süren ve katılımcıların bırakmak istemedikleri muhabbetlere dönüştü. Yaptığım her ön hazırlık, denememi kaleme alış ve sonraları adım adım yaptığım tüm sohbetlerde, kendimi sisli ve gizemli bulutlar arasında, yukarılarda bir yerlerde duyumsadım.
Aktaracağım bilgi, öykü ve yorumların hepsinin, tamamen ve kesinlikle, doğru ve gerçek olduklarına dair bir savım bulunmamaktadır. Aktarmaya çalıştığım her bir olay, farklı bireylerce çok ayrı bir biçimde anlatılabilir yada aktarılabilir. İfadelerimde ve aktardığım anlatım ve yorumlarda kesinlikle kişilere, resmi yada sivil kurum yada kuruluşlara, makam ve mevkilere yönelik ne bir övgü nede bir yergi söz konusudur.
Amacım geçmişte yaşananlara, yaşadıklarıma, çocukluğumdan bu yana yakın yada uzak çevremde, Derince yaşamlarına ortak olmuş bireylerin yaşamlarına çocuksu gözlerle bakıp, bugünkü bakış açılarımla bir yansıtıcı işlevini yerine getirmektir. Eski zamanlarla gelecek zamanlara ayna olabilmektir. Bunu ne derece başarabildim bundan pek emin değilim.
Ama emin olduğum bir nokta var ki bunu herkesin denemesini isterim. O da kalıcı bir şeyler yapmaya çalışmak. Ben yazmayı ve var olanların görüntülerini gelecek zamanlara aktarma uğraşısını seçtim. Olanları ve yaşanılanları, insanların duyumsadıklarını, kederlerini ve sevinçlerini, bakış açılarını ve duygularını benimkilerle birleştirerek olduğu gibi, ne fazla ne eksik aktarmaya çalıştım.
Yer, sokak ve cadde isimlerini çocukluğumdaki gibi tanımlamaya ama günümüzle bağlantı kurmak için de mevcut isimleri ile aktarmaya çalıştım. Ama gelecekte şu anda var olan isimlerin ne derece kalıcı olacağını pek bilmiyorum. Türkiye’de sokak, cadde, semt ve mahalle isimlerinde pek kalıcılık yoktur. Zaman içinde siyasi bakış açılarına, belli değerlendirmelere göre değiştirilebilirler. Değiştirilen isimler bir sonraki gelenler tarafından yeniden değiştirilebilir.
Biz Türklerde, görüntüleme ve yaşanılanları yazıya dökme pek tutulmayan ve ilgi görmeyen uğraştır. Bu genel özelliğimize rağmen bir takım görüntü-sever ve yazı-sever kişilerin mutlaka bir şeyleri kaleme aldığına ve geridekilere belli görüntüleri bıraktıklarına eminim. Ancak yapılanlar bir biçimde bir yerlerde, tozlu raflar altında, gözlerden ırak yerlerde kalmakta ve ilgilenen insanların erişimi dışına düşmektedir.
Derince’nin Geçmişi’ne uzanmaya çalışırken yapmış olduğum bireysel tüm çabalarıma rağmen, ne kurum ve kuruluşlardan ne de bireylerden ciddi sayılabilecek, her hangi bir belge, kitap yada görüntü elde edebildim. Öğrendiğim kadarı ile 1900 ile 1935 yılları arasında yaşanan hızlı ve çalkantılı ulusal ve uluslararası olayları bugünlere aktaran belli arşiv ve resimler mevcutmuş. Sözü edilen belge ve resimlere ulaşmak neredeyse olanaksızdı. Ulaşmak için elimden gelenin çok ötesinde çabalar sarf ettim. Ama başaramadım. Ulaşabilmiş olsaydım var olan belge ve resimleri burada gelecek kuşaklara aktarmak ne güzel olurdu. [2004 yılının Eylül ayında sevgili dostum Yavuz Ulugün bir CD içinde bana Başbakanlık Osmanlı Arşivleri (BPA) ve Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri’nden (BCA) derlenmiş bilgiler sundu. Bu bilgiler içinde Derince’yi ilgilendiren bir çok bilgiyi Derince Express Gazetesi’ndeki “Dünden Bugüne Derince” adlı köşemde paylaştım.]
Geçmişe ait öyküleri genelde anlatılanlardan aktardım. Anlatanlar Derince’nin ikinci kuşağını oluşturan insanlardı. Bu öyküleri sağlamak için bir çok kişi ile saatler ve günler süren sohbetler yaptım. Notlar tuttum. Tuttuğum notları yazıma aktardım. Bu beni tatmin etmedi. Aktaracağım bilgileri belli belgelere dayandırmak istiyordum. Derince’ye ta başından beri yaşam ve soluk vermiş belli yerlerin ve nesnelerin görüntülerinialarak, onların canlı görgü tanıklarım olmasını istedim.
Derince Limanı ile, olasılıkla aynı zamanlarda yani 1873 ile 1904 yıllar arasında yapılmış olan Ekmek Fırını’nın, Atelye Yapıları’nın, İşçi Koğuşları’nın, Liman Yönetim Yapısı’nın, Mannesman Rohrenwerke Firması’nın ürettiği Bayrak Direği’nin, dizel ile çalışan Tren Makinası’nın, İstasyon Yapısı ve Eklenti Yapıları’nın, yaşları yüzün üzerinde olan Tarihi Ağaçlar’ın, Derince’ye ilk ışığı veren Travers Fabrikası Jeneratörü’nün görüntülerini kaydettim. Bana bu olanakları sağlayan insalara minnet borcum olduğunu ifade etmek isterim.
Bunun yanında 1.Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı zamanlarında Derince’nin ne durumda olduğunu kütüphanemde ve kitapçılarda var olan kitaplarda izlerini sürmeye çalıştım. 1. Dünya Savaşı patlak vermeden önce Almanların Bağdat-Anadolu Demiryolu Hattı’nın ve Derince Limanı’nın neden finanse edip bizzat yapımını üstlendiğinin izlerini sürdüm.
Kafkaslar’da yaşanan kargaşalarda Anadolu’ya yapılan büyük göçleri izledim. Balkan kargaşalarında, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan devletlerinin ortaya çıkışlarını ve Kurtuluş Savaşı sonrası bu ülkelerle genç Türk Cumhuriyeti’nin yapmış olduğu Mübadele (Karşılıklı Yerdeğiştirme) Sözleşmeleri’ni araştırıp Mübadele Muhacirleri’nın (Yerdeğişim Göçmenleri) durumlarını inceledim. Elde ettiğim bilgileri aktarmaya çalışacağım.
Kanıtlara dayandırma konusunda yapacağım en son çaba, Almanya, Holzmann ve Mannesmann Rohrenwerke firmaları, Romanya ve Bulgaristan devletlerinin arşivlerine başvurmaktır. Şayet ilgili arşivlere ulaşabilir ve bu arşivlerin İngilizce çevirilerini elde edebilirsem bu bilgileri oldukları gibi aktaracağım. Şayet elde edeceğim bilgiler ile birlikte görüntüler de elde edebilirsem bu benim için büyük mutluluk olacaktır.
Ben Derince’nin geçmişinin bir kesitine ışık tutmaya ve bu zamanlarda olanları ve yaşanılanları belgelemeye ve yazıya dökmeye çalıştım. Umarım başka zaman dilimlerini de başka Derince sevdalıları anlatır ve belgeler. Denemem benden sonraki insanlara ışık tutar ve katkı sağlarsa bundan memnun olurum.
1900’lerden 1930’lara değin Derince’ye ilişkin anı ve bilgiler konusunda bir şeylerin kaleme alınıp alınmadığı konusunda somut verilere ulaşmış değilim. Ancak Nazım Hikmet’in bir şiirinde, bazı İngiliz, Alman ve diğer ulusların arşivlerinde Derince’nin yer aldığını kesinlikle biliyorum. Nerden mi? Marmara Bölgesi ta Sapanca’ya kadar İngiliz Donanması’nın işgali altındadır. Yunan işgal kuvvetleri ta Yarımca’ya kadar gelmişlerdir.
Öğrendiğim ilk yerleşim 1930’lara denk düşmekteymiş. 1930 ile 1962 yılları arasında kalan zaman dilimi ile ilgili anılarını yazan var mıydı? Bu zaman dilimlerinde Derince nasıldı? Yerleşimi, coğrafi durumu, nüfusu ve sosyal yaşamına dair bilgiler neydi? Bunlar pek bilinmiyor. Bu zaman dilimlerine ait bilgilere sahip olanlar da anıları ile birlikte teker teker bu dünyadan göçüp gidiyorlar. Ama yabancı kaynaklarda yer alan bilgileri ileriki sayfalarda aktaracağım.
“Bir Zamanlar Derince ve Akıp Giden Yıllar” denemem, benim uzun soluklu ilk yazı çalışmam olacaktır. Bu denememe kadar bir çok kısa soluklu yazı, anı ve gezi yazılarım oldu. Ancak hiç birisi bu denemem kadar beni zevklendirip mutlu etmedi. Yazmaya çalışırken duyumsadığım ve duyduğum mutluluk, harcadığım maddi ve manevi çabalara, gayret ve yorgunluklara çok ama çok değdi. Anıları tazelemek ve kayıtlarımı onaylatmak amacıyla yapmış olduğum söyleşilerde, gözlemlediğim anılar sadece benim değildi. Herkesindi. İnsanlar anlatırlarken dalıp gidiyorlardı geçmişlerine. Süre uzayıp giderken koparmak, bitirmek istemiyorlardı anlattıklarını.
DERİNCE’NİN İLK YERLEŞİM ÖNCESİ
VE SONRAKİ DURUMU
Derince’nin ilk günlerine ve kimlerin nereden nasıl gelip buraya gerleştiklerine dair bilgiler ise, benim anı ve bilgim dışına düşmektedir. Bu tür bilgilere ulaşmak için Derince’ye yerleşmiş ilk göçmenler yada onların torunlarıyla çeşitli sohbetler yaptım. Mübadele Muhacirleri’nin Karamürsel’den itibaren köy köy izlerini sürdüm.
Mübadele Muhacırları’ndan sonra kimlerin Derince’ye yerleşmeye başladıklarını araştırdım. Sonuç olarak Derince’nin 1930’lara değin ne durumda olduğuna dair bilgileri toparladım. Öğrendiklerimi yada anlatılanları herhangi bir yazılı belge ile destekleme durumda değilim. Yapacağım iş bana aktarılanları kaleme dökmek. Anlatılanlarda tarihsel sıralama açısından bazı terslikler yada olayların birbirine geçmesi, örtüşmesi gibi durumlar olabilir.
Anlatılanların doğruluklarını Derince’ye biçim vermiş belli
kurum ve kuruluşların yetkilileri ile yaptığım görüşmelerde, arşivlerinde varsa
belli belgeleri talep ederek, yoksa kendileri ile sohbetlerle yaparak
doğrulamaya çalıştım. Bunun yanında liman ve demiryolunun yapımını
gerçekleştiren Almanlar olduğu için Almanya’nın elinde belli veri ve resimlerin
olup olmadığını talep ederek yaptım.
Derince’ye ilk göçler 1887’lerde Balkanlar, Kırım ve Kafkaslar’dan
başlamış. Gelen insanların nereye ve nasıl yerleştikleri hakkında pek bilgi
yok. Almanların yapımını üstlendiği ve bizzat finanse ettiği Bağdat Demiryolu’nun yapımına başlanması ve demiryolunun Derince’den
geçişi Derince’nin biçimlenmesinde ve kimliğini ortaya koymasında bence belli
başlı en itici etmen olmuş. Çünkü Derince İstasyon Yapısı’nın ve
etrafında yer alan diğer yapı ve işçi-memur konutlarının yapılmış olması,
Derince’nin bir yerleşim yeri olarak kabul edildiğinin kanıtıdır. Demiryolu
hattında çalışacak işçiler için Eski Turgut Reis İlkokulu’nun bahçesine çeşitli
barakalar yaptırılmış.
Derince’nin öyküsü 1900
yıllarında, yapımını Almanların üstleneceği Derince Limanı ile biçimlenmeye başlamış. Liman
yapımında gereken kol kuvveti için gerekli olan işgücü, bölgede yerleşim
olmadığı için Anadolu’nun çeşitli yerlerinden toparlanmış olan göçmen işçilerin
bölgeye getirilmesi ile sağlanmış. Limanın yapımı 1904 yılında
bitirilmiş. Liman işçilerinin bölgeye yerleşmeye başlaması ile Derince’de ilk
konutlaşma olayı başlamış. Anadolu’dan kapup gelen işçiler, ilkin şuanda İşçi Yemekhaneleri olarak
kullanılan yapılarda yatıp kalkmaya başlamışlar. Bu yapılar işçilerin
yatakhaneleri olarak hizmet vermekteymiş. Zaman içersinde bu işçilerden bir
kısmı ya memleketlerinden ailelerini getirmişler yada
Derince’de evlenerek bölgede kalıcı hayata başlamışlar.
Derince’ye kitle halinde gerçek
göçler 1935’lerden
itibaren gerçekleşmiş. Romanya Yerdeğişim Ggöçmenleri’nin (Mübadele Muhacirleri)
gelişleri, ülkeler arası yapılan anlaşmalarla başlamış. Türkiye’den çeşitli
ülkelere giden Rum ve Ermeni kökenli
vatandaşlara karşılık Türk kökenli diğer ülke insanları anlaşmalar gereği
yerdeğiştirmeye başlamışlar. Bunu Bulgaristan’dan gelen Yerdeğişim Ggöçmenleri (Mübadele Muhacirleri) devam ettirmiş.
Atatürk’ün Romanya’dan
gelecek göçmenler için ayırdığı 30 yada söylencelere
göre 60 hanelik arazi Derince’nin güneyden kuzeye doğru genişlemesine ve
oldukça büyümesine sebep olmuş. Aktarıldığına göre devlet Derince’ye Romanya
Muhacirleri için 60 konut yaptırmış. Daha sonra göç edenler, Eski Mezarlık civarına
ve Eski
Derince Lisesi’nin arazisinde yer alan Eski Mezarlık’ın
karşısındaki alana yerleşmişler. Sonra gelen göçmenler konutlarını kendileri
yapmışlar.
Derince’ye Mohti Lazlar ve Mohti Gürcüler daha
sonra yerleşmeye başlamış. Gürcüler ilkin Körfez’in güneyinde dağlık bölgede yer alan
Gürcü Köyleri’nden, Lazlar ise Karadeniz bölgesinden gelmişler. “Macır Mahallesi” denilen
tepeye yerleşen ve Bulgaristan’dan gelen Yerdeğişim Göçmenleri (Mübadele Muhacırları), 1950’lerden itibaren gelmeye başlamışlar. Şevket Çelik’in anlattığına göre Romanya’dan gelen göçmenler 1935
yılında Nazım Vapuru ile
ilkin Haydarpaşa Limanı’na, oradan trenlerle Derince İstasyonu’na gelmişler ve bir kısmı burada inmiş. Diğer bir
kısmı ise yoluna devam etmiş. Nurdoğan
Dizbay’ın
aktardığına göre, 1930’lara kadar Derince’de hiç bir yerleşim yokmuş. Bu bölge
av bölgesiymiş.
Harmantarla ve Öğretmenler Mahallesi’nin yer
aldığı sahalarda sülün sürüleri gezermiş. Zaten bölge Padişahlık zamanlarında
av bölgesi olarak kullanılmaktaymış. İlk yerleşim Mübadele Muhacırları’nın
bölgeye yerleştirilmeleri ile başlamış. Bölgeye yerleştirilmek istenen
göçmenler, burasını istememişler ilkin. Çünkü şu anki Geçit, Eski Çarşı ve
Geçit’in kuzey tarafı tamamen bataklıkmış. Bataklık ve sazlıklarda da aşırı
sinek mevcutmuş.
Tarihi değerlerimizi koruma,
kollama ve gelecek nesillere aktarma konusunda oldukça duyarlıyızdır. Bu
duyarlılığımız sayesinde geçmişten bize devredilen miraslarımızı dimdik
ayaktadır. Herkes bulup görebilir.
Sonraları
Almanların yapımında bizzat çalıştığı ve tamamen finansa ettiği demiryolu
hattının geçişi. İstasyon Yapıları ve Eklenti Yapılırı’nın yapılışı. Manalar (Ağ Manialar) yani
bugünkü