Bu yazı TMMT’ nin aylık İçsel Gazetesi

Toyota Türkiye için hazırlanmıştır.

Belki gazetede kısaltılarak yayınlanabilir.

Resimler özgün olup tarafımdan çekilmiştir.

Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com

 

 

Fotoğraf Çekme Zamanı

[İzmit-Kocaeli ili Suadiye, Arslanbey Beldeleri ve Karate ile Şevkatiye Köyleri]

 

Ne Yapalım Ne Edelim?

Hangi Donanımlar Lazım?

Nerelere Gidilir?

Yola Ne Zaman Çıkılmalı?

Nasıl Gidirlir?

Nelerin Resmini Görüntüleyebiliriz?

Görüntülerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Yöreye Ait Bilgi Elde Edebilirmiyiz?

Yolumuzu Kaybedebilirmiyiz?

Ne Yeriz Ne İçeriz?

 

Ne Yapalım Ne Edelim?

Bahar fotoğraf çekmek için en ideal mevsimdir, özellikle Nisan ve Mayıs ayları. Neden bu aylar idealdir? Bu aylarda doğa tüm benliği ile yeni bir uyanışa geçer. Bitkiler yapraklanır, tomurcuklanır ve çiçek açmaya başlar. Çevre adım adım yeşile bürünmeye başlar ve bu güzellik insanı bambaşka duygulara sürükler.

 

                           

 

Elbette hem görüntü alabilir hemde diğer hobilerimizi de yerine getirebiliriz. Mangal yapmak, balık yemek yada kendimize kır yemeği ziyafeti çekmek gibi. Ama her koşulda hareket halinde olacağımız için alkolün her türünden uzak durmamız olmassa olmaz koşuldur. Aksi durumda bu başımızı bela sarmak demek olur.

 

Hangi Donanımlar Lazım?

a)       Arabamızın olması yada bir dostumuzun arabasının olması en idealidir. Depomuzu doluluk oranına dikkat etmeliyiz. Yoksa olmadık yerde yolda kalabiliriz. Stepnenin sağlam olup olmadığını ve silecek haznesinde su olup olmadığını denetlemek te yararımıza olacaktır.  Kişisel araba olanağımız yoksa, gidilecek her yerleşim yerine şehir merkezlerinden mutlaka ulaşım olanakları mevcuttur. Unutmamamız gereken hangi sıklıkta ve en son dönüş saatidir.

 

                            

 

b)       İyi bir fotoğraf makienesi en arzu edilendir. Örneğin geniç ve uzak açılı olanlar. Yanımızda Kodak’ ın Profesyonel paketinden bulundurmak işimizi kolaylaştıracaktır. Şayet sayısal bir makinamız varsa en kestirme ve zahmetsiz sonuca ulaşmak bunlarla neredeyse çocuk oyuncağıdır. Anca su anda sayısal görüntüleri baskıya dönüştürme hem pek yaygın değildir hemde oldukça pahalıdır. Bellek çubuğunun geniş örneğin 32Mb ve yedek patarya paketimizin yada şarj aletimizin yanımızda olması gerekir. Elektrik en uzak köylerde dahi mevcuttur.

 

c)       Bir sırt çantası ve bunun içinde suluğumuzun, yağmurluğumuzun, yedek çorap ve kazağımızın olması kendi yararımızadır. Başka donanımlara gereksinim duyacağımızı düşünüyorsak onları da alabiliriz ama her ilave malzeme gün boyu sırtımızda taşıyacağımız gereksiz bir yük olabilir.

 

                           

 

d)       Köyleri dahi gösterek iyi bir şehir haritas

 

e)       Bir kasket yada şapka

 

f)      Ayaklarımızda da bot tipi ayakkabının olması tercih edilmelidir.

 

Nerelere Gidilir?

Her yere gidilebilir. Bu tamamen bizim seçimimize ve görüntülemek istediğimiz nesne ve canlılara bağlıdır. Neyi görüntülemek istiyoruz ve görüntülemek istediklerimiz nerede mevcuttur! Ben bu hafta İzmit-Kocaeli ili Arslanbey Beldesi ve Karatepe köyü ile Suadiye Beldesi ve Şevkatiye köylerini gezip bana göre görüntülenmeye değer herşeyin resmini çekmeyi planlamıştım. Amacım, insamlarını, geçmişten kalanları, yaşanılan anı ve yakalayabilirsem ilginçlikleri ve doğayı görüntülemekti.

 

                             

 

Yola Ne Zaman Çıkılmalı?

Bence yola çıkma zamanı sabahın ilk saatleridir. Resim çekmek için en ideal saatler hayatın canlanmaya başlamadığı (08:00-10:00) saatlerdir. Neden dersek! Belli görüntüleri insanlar sokağa çıkmadan, trafik akışı artmadan ve görüntülenecek mekanların etraflarında araçlar park edilmeye başlamadan almak ve elde etmek çok daha iyidir. Aksi durumda istenmeyen kişilerin ve araçların görüntüleri karelerimize akabilir. Aracımızı her yerde rahatlıkla park edemeyebiliriz ve özellikle genel görüntü alırken yollar boş ve araçsız olursa alacağımız görüntüleri o denli daha rahat alabiliriz.

 

                             

 

Nasıl Gidirlir?

Arslanbey ve Suadiye Beldelerine ulaşım çok kolaydır. Adapazarı yada Istanbul tarafından E-5 üzerinden geliyorsak, Köseköy trafik ışıklarında Güney’ e sapmak için uygun şeride geçmeli ve yeşil ışıkta Güney ’e sapmalıyız.

 

Yok TEM üzerinden Istanbul tarafından geliyorsak Kandıra sapağından E-5 ulaşmalı, Adapazarı tarafından geliyorsak İzmit Doğu çıkışından çıkıp E-5’ e ulaşmalıyız ve karşımıza Arslanbey yada Köseköy Levhaları çıktığında uygun şeride geçmeli Köseköy trafik ışıklarında Güney’ e sapmalıyız. Her iki durumda da diğer yol levhalarını takip ederek varacağımız yere ulaşabiliriz.

 

                             

Arabasız isek yapılacak şey, İzmit Halk Eki karşısı E-5 üzerinde yer alan Belde Otobüs durağından Arslanbey yada Suadiye araçlarına binmektir.

 

Nelerin Resmini Görüntüleyebiliriz?

Bu tamamen görüş açımıza ve neleri görüntülemeye değer bulduğumuza bağlı ama ben yine de bir fikir versin diye kendim neleri görüntülüyorum onlardan kısaca söz edeyim. Doğadaki canlı ve cansız olan ve benim gözüme göre ilginç olanları, bitki, hayvan ve ağaçları, geçmişten arda kalan mirasımızı, yaşanılan anı, insan tiplerini, ilginçlikleri ve genel manzara resimlerini.

 

                            

 

Görüntülediklerim arasında eski evler, taş yapılar, tarihi kalıntılar, kuşlar, çiçekler, meyve ağaçları, meyveler, eski cami ve hamamlar, tarihi köprüler, su ile ilgili her ortam, yemek resimleri, yerleşim yerleri genel görüntüleri, zıtlıklar ve herkesin bilip tanımadığı her şey.

 

Görüntülerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

a) Bence ilk dikkat edeceğimiz şey, kullandığımız fotoğraf makinamızı iyi tanımaktır. Kapalı, açık, güneşli, gölgeli açık hava ve benzeri ortamlarda, bina içlerinde, ışığın yetersiz olduğu yerlerde gerekli ayarları nasıl yapacağımızı, merceğimizin geniş ve uzak açı ayarlarını nasıl yapacağımızı biliyor olmamaız lazım. Aslında klasik tip makina kullananların dışında günümüze ait, her şeyin makine tarafından ayarlandığı bir tip makine kullananlar için bu anlatılanlar pek zor olaylar değildir.

 

                            

 

b) Askeri Bölge ve Askeri lojmanların, Emniyet Bina ve Emniye Lojmanlarının ve Kamu Bina ve Müştemilatların yer aldığı yerleşim yerlerinde fotoğraf makinamızı çantamızdan çıkarmadan önce şu kuralı hatırlamamız ÇOK ÖNEMLİDİR.  YASAK BÖLGE, RESİM ÇEKMEK YASAKTIR. Bu tür yerlerin etrafına yer alan sivil mekanların görüntülenmesi oldukça riskli olabilir. Sırtımızın daima bu tür yasak bölgelere dönük olması gerekir. Objektifimizi bu tür yasak bölgelerin yakınında iken her hangi bir yöne çevirmeden önce, ilgili askeri Nöbetçi Subaylık yada Nöbetçi Komutanlık’ tan, Emniyet Müdürlüğü, Karakol yada Kamu Binaları ile ilgili birimlerden fikir ve görüş almayı ve bilgi vermeyi kesinlikle ihmal etmemeliyiz. Alacağımız bilgi objektifimizi bu tür yasak mekanlara çevirmemek, aksi durumda polise ihbar edileceğimizdir şeklinde olacaktır.

 

c) Insanlarımızda Sit Alanı (Tarihi mekanlar ve ören yerleri) korkusu olduğundan fotoğraf makinası ile dolaşan tiplere karşı belli bir soğukluk ve tepki vardır.  Görüntülemeden önce bilgi vermek ve olur almak çok yararlıdır.

 

d) Bazı kesitlerde inanç gereği görüntülenmeme eğilimleri mevcuttur, bu tür konulara karşı duyarlı olmak bizim için yararlı olur. Bireyleri özellikle bayanları görüntülemek istiyorsak, hane (ev) sorumlusundan izin almak gerekir. Büyüklerin oluruun herşeyi nasıl kolaylaştırdığını gözlemleyebilirsiniz.

 

e) Konutları görüntülemeden önce mutlaka izin almamız gerektiğini unutmamalıyız.

 

 

Yöreye Ait Bilgi Elde Edebilirmiyiz?

Bulunduğumuz yöreye ait en iyi ve doyurucu bilgileri bence yerleşim yerinin yaşlılarından elde edebilriz. Genelde merkezi kesitlerinde yer alan cami müştemilatında (eklenti binalar) mutlaka var çayevlerinde vardır ve bunların müdavimleri yaşlılardır.

 

                            

 

Sohbet yada soru sormaya başlamadan önce mutlaka “Selamün aleyküm” (Allah’ ın barışı üzerine olsun) dememizde yarar var, çünkü selam vermeyen ve selamı eksik vereni pek adam yerine koymuyorlar. Onlarda hep birlikte “Ve aleyküm selam” (Ve o barışta senin üzerine olsun) cevaplarının ardından, “hoş geldin, hele otur” demelerini beklememiz onlara olan saygımızı ifade eder. Artık istediğimiz her şeyi en ayrıntısına varıncaya değin öğrenebilir, not alabilir hatta sohbet sonrası akraba bile çıkabiliriz.

 

Özellikle gençlele konuşmadan önce yukarıda sözünü ettiğim selam konusuna duyarlı olmamızda yarar var. Aksi durumda hem tavırları hemde bakışları çok farlılık arzedebilmektedir. Selam vermeyeni, onlara göre asri selam vereni pek adam yerine sokmuyorlar.

 

Benim gibi davranıp, meraklı bir tipseniz artık kitap evlerinde rahatlıkla bulabileceğimiz, oldukça doyurucu Turizm katalogu ve Turist Rehberi kitaplarını da beraberimizde getirip sağladıkları bilgilerden yararlanabiliriz.

 

Yolumuzu Kaybedebilirmiyiz?

Evet yolumuzu kaybedebiliriz. Kesinlikle belirtmeliyimki, Yukarı Değirmendere’ den itibaren tüm yerleşim yerleri, köyler, beldeler ve ilçeler ta Sapanca’ ya değin arka yollar ile bağlantılıdır ve hiç Bursa-İstanbul yoluna inilmesi gerekmemektedir. İnilmesi ise oldukça zaman ve para kaybı demektir. Ancak yollarda Yol Levhası ve İsim Levhası bulmak pek mümkün değildir. Olanlar da ya paslanmıştır yada avcıların nişan tahtası görevi üstlendikleri için pek okunamamaktadır.

 

                       

 

Bu durumda ne yapabiliriz? En zekicesi pusula sahibi olmak. Ancak kolayı da var. Sırtımızı Samanlı dağlarına döndüğümüzde yüzümüz hep Kuzey’ i göstermektedir. Yollar hep spabilizedir ve yoldan pek sapmamakta bence en iyi avantajdır, rastladığımız her kişiden sürekli bilgi almak, nereye nasıl gideceğimizi öğrenmek oldukça işe yaramaktadır. Tarifleri iyi dinlemek ve benim gibi not almak (Kağıt kalemi de eksik etmemek gerek bu arada) inanılmaz derecede işe yarıyor.

 

Ne Yeriz Ne İçeriz?

En sık ve bol rastlanılan Alabalık Restaranları yada Tesisleridir. Büyük yerleşim merkezlerinde mutlaka bir lokanta bulunmaktadır. Beraberimizde getireceğimiz aparatif türü gıdalarda bulunduğumuz ortamda inanılmaz lezzetli gelmektedir insana.

 

Hiç bir şey getirmedikse ve balıkta yemiyeceksek, Alabalık Tesislerinde kahvaltı türü şeylerde atıştırabiliriz. Mutlaka sıcak çayları, odun fırınında pişmiş pamuk gibi ekmelkleri vardır. şayet hiç bir şey getirmemiş ve acaip te acıkmışsak, ne yapabileceğimizi her hangi bir yerleşimciye yada köylüye sorabiliriz. Alacağımız cevap bizi oldukça şaşırtacaktır. Birileri bizi doyurmak için mutlaka koşuşturacak ve bize bir şeyler ikram edecektir.

 

Buraya ilave ettiğim görüntüler ĵ oranında küçültülmüştür. Özgün olanları adreslerini belirttiğim Web Sayfalarımda mevcuttur. Resimleri ĵ oranında küçültmek zorundayım çünkü Word kelime işlemcisi bu tür resim ve grafik ilevelerini taşımada oldukça zorlanmaktadır.

http://www.community.webshots.com/user/erkankiraz

http://www.community.webshots.com/user/erkankirazi

http://www.virtualtourist.com/erkankiraz

erkankiraz@yahoo.com 15/04/01

 

 

İ Copyrighted to Erkan Kiraz.

 Bu yazi ancak kaleme alanin izni alinarak tekrar yayinlanabilir yada dağıtılabilir.

This study may be re-copied or re-distributed only with prior consent of its Author.

Prepared By Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com on 15/04/2001.