|
Sözleşme tuzakları
Bir siteye veya bir hizmete abone olurken okumadan kabul ettiğiniz
sözleşmeler başınıza olmadık işler açabiliyor.
İnternet son yüzyılın en büyük icadı olarak gösteriliyor. Gerçekten de
dünya üzerinde mesafeleri kısaltan, bilgiye saniyeler içerisinde
ulaşılmasını sağlayan, ticari anlayışı ve ekonomiyi değiştiren,
milyonlarca insanın aynı anda saatlerce vakit harcadığı bir buluş.
İnternetin faydaları kadar beraberinde birçok zarar getirdiğini gördük.
Çoğu zaman bu zararlar bir virüs yoluyla gerçekleşse de, bazen okumadan
kabul edilen üyelik sözleşmeleri de istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.
Ülkemizde ve dünyada internetle ilgili yasal mevzuatlar yeni yeni rayına
oturmaya başlarken, üyelik sözleşmelerinin geçerliliğini ve doğurabileceği
sonuçları bu yazımızda bulabileceksiniz.
Bu yazıdaki amacımız bir felaket senaryosu sunmak değil. Ancak son
dönemlerde kullanım sözleşmeleri gerçektende can sıkıcı sonuçlar
doğurabiliyor. Dolayısıyla bir sözleşmede sizleri bu tür durumlara
düşürecek maddelere karşı tetikte olmanızı istedik.
Yasal geçerliliği var mı?
Hizmet sağlayan firma veya şahısların kullanıcılarına kabul ettirdikleri
sözleşmelerin hemen hemen tamamının yasal geçerliliği vardır. Yani bir web
sitesine üye olduğunuzda veya bir yazılım kurulumunda kabul ettiğiniz
kullanım sözleşmesi, yasalar önünde dikkate alınır. Örneğin kullanım
şartlarının ihlalinden ötürü doğacak bir hukuk davasından, üye olan kişi
sorumlu tutulur ve sözleşme hükümleri uygulanır.
Hüküm bulunmayan hallerdeyse Türk kanunları uygulanır. Kişinin 'üyelik
veya kullanım bana ait değil' savunmasıysa bilirkişi raporu
gerektirebilir. Bu rapor oluşturulurken internet servis sağlayıcılarından
ve Telekom operatörlerinden alınacak bilgiler kullanılır.
Kişiden habersiz üyelik
Diyelim ki hizmetlerini beğendiğiniz bir web sitesine üye oldunuz. Üye
olurken kullanım sözleşmesine dikkat etmediniz. Sonra bir baktınız ki,
başka bir siteye üye olduğunuz haberi size e-postayla ulaştı. Derken bir
başka site ve bir başka site daha… Bu durumda muhtemelen ilk üye olduğunuz
sitede şöyle bir maddeyi kabul etmişsinizdir:
- site.com, üyenin başka web-sitelerine geçişini sağlayabilir. Bu taktirde
üye geçiş yapacağı sitelerin içeriğinden site.com'un sorumlu olmadığını
kabul eder.
Bu durumda yasal olarak yapabileceğiniz fazla bir şey yok. Ancak ilgili
sitelere gidip üyeliğinizi iptal ettirmeniz gerekecektir.
Yığın e-postalar
"Nereden geliyor bu yığın e-postalar? Bu adamlar benim e-posta adresimi
nasıl bulmuş?" gibi sorulara en büyük cevap, yine üyelik sözleşmelerinden
geliyor. Günümüzde üyelik sözleşmeleri yüzde 50 oranında kişisel
bilgileriniz ve e-posta adreslerinizin başka firmalarla
paylaşılabileceğini içerir:
- site.com, üyelerinin ilettiği kişisel bilgileri site.com ve site.com iş
ortaklarının tanıtım, reklam ve pazarlama faaliyetleri için kullanmaya tam
yetkilidir. Üyeler bu konularda site.com ve site. com iş ortaklarından
e-posta almayı kabul ederler.
Ummadığınız yerlerden gelen yığın e-postalarla vakit kaybetmek, onları
iptal etmek veya en azından yığın e-posta klasörünüzü boşaltmakla
kaybettiğiniz vakte canınız sıkılacaktır. Ancak böyle bir maddeyi kabul
ettiğinizden ötürü yasal yollara başvurma şansınız ortadan kalkıyor. Kimi
zaman bu sözleşmelerde en doğal hakkınız olan 'üyelik iptali' elinizden
alınmış olur. Örneğin:
- Üyeliğin iptali sadece site.com tarafından gerçekleştirilir. Üyeliğini
iptal ettirmek isteyen şahısların yazılı başvuru yapması gereklidir. Bu
başvuru dikkate alınarak üyelik bilgileri site.com'dan silinecek, ancak
bilgilerin yedekleri site.com tarafından saklanacaktır.
Hatta yukarıda gördüğünüz maddeye bakarsak, üyelik iptaliyle de kişisel
bilgilerinizin başkalarında olmasından kurtulamıyorsunuz.
Telif hakları konusu
Üzerinde en fazla hassasiyet gösterilmesi gereken maddelere geliyoruz.
Dijital yayın platformlarının ve internetin gelişimiyle telif hakları
yasaları daha fazla önem kazandı. Telif hakları dünyada ilk olarak 1998
yılında DMCA (Digital Millenium Copyright Act) yasalarıyla kontrol altına
alınırken, ülkemizdeyse Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uygulanıyor. Kabul
ettiğiniz sözleşmenin maddeleri de sitenin bulunduğu ülkenin yasaları
çerçevesinde değerlendiriyor.
Örneğin çektiğiniz güzel bir fotoğrafı veya video filmini sevdiklerinizle
paylaşabileceğiniz bir web sitesine koymak istediniz. Dolayısıyla bu
siteye üye oldunuz. Eğer sözleşmeye dikkat etmediyseniz aşağıdaki gibi bir
madde başınıza ummadık işler açabilir:
- Üyelerin göndermiş olduğu fotoğraf, video gibi materyallerin telif ve
kullanım hakları site.com'a aittir. Site.com bu materyaller üzerinden
ticari gelir sağlama, reklamlarda, yazılı, duysal ve görsel yayın
ortamlarında kullanma hakkına sahiptir.
Bu tür paylaşım sitelerinde eğer özel bir sistem yoksa fotoğraflarınız
veya video filmleriniz herkes tarafından görülebilir. Zaten bu siteye üye
olmanızdaki amaç da buydu. Ancak bu maddeye bakarsak, çekmiş olduğunuz
fotoğrafı yarı n öbür gün bir reklâm banner'ında görebilirsiniz. Hatta bu
fotoğrafın satıldığına ve üzerinden gelir sağlandığına da
rastlayabilirsiniz. Öyle ki, kendi çektiğiniz fotoğrafı masanızın üstüne
koyma hakkınız bile elinizden alınmış olabilir. Bunu yapmak için telifini
ödemek zorunda kalabilirsiniz. Aynı şekilde bedava alan adı, e-posta
hizmeti veren siteler içerisinde de bu niyeti taşıyanlara rastlamak mümkün

Paylaşım yazılımları
P2P ağları aracılığıyla yapılan paylaşımlar son yıllarda milyonlarca kişi
tarafından kullanılıyor. Birçok kullanıcıysa bu alanda kendilerini
bekleyen tehlikelerden habersiz bir biçimde müzik, film ve yazılım
indirmeye devam ediyor. DMCA yasaları gereğince P2P ağları, paylaşım
bilgilerini raporlayan botlara sahiptir. Bu botların işleviyse ne tür
dosyaların hangi adresler arasında paylaşıldığının bilgisini tutmaktır.
Yayı n ve satış haklarına sahip firmaların bu botun sağladığı raporlara
erişim hakkı vardır.
Bu raporlar doğrultusunda kanunlara aykırı paylaşımı gerçekleştiren IP
adresleri internet servis sağlayıcı firmalarından tespit edilerek kişilere
ulaşılır. Gerekli yasal işlem uygulanır. Bu şu anlama geliyor; telif
hakları sizde olmayan veya paylaşılması yasak olan bir dosyayı
indirdiğinizden veya paylaşıma açtığınızdan ötürü şirketler size dava açma
hakkına sahiptir. Çok büyük bir ihtimalle de bu davayı kazanan taraf
şirketler olacaktır. Dünya üzerinde bu tür davaları n açılmaya
başlandığını ve sayılarının arttığını belirtelim.
Paylaşım yazılımların yapımcılarıysa sözleşmelerinde yer alan
"Paylaşımlardan doğacak telif hakkı itilaflarından yazılımı kullanan
kişi/kişiler sorumludur." maddesiyle bu işin içinden sıyrılabiliyorlar.
Kullanıcılar da yazılımı kurarken kabul ettiği sözleşmeyle bu sorumluluğun
kendilerinde olduğunu kabul ediyorlar.
Dil problemi önemli
Yabancı bir web hizmetini kullanmak için üye olmak istiyorsunuz. Ancak
sözleşmenin yazılı olduğu dili bilmiyorsunuz. Bu durumda sözleşmeyi kabul
etmek veya etmemek tamamen sizin tercihinize kalıyor. Hizmeti sağlayan
kuruluş sadece hizmetin sunulduğu dillerde sözleşme hazırlamak zorunda.
Diğer diller için böyle bir zorunluluk bulunmuyor.
Bu konuda özellikle alışveriş siteleri ve çevrimiçi bahis sitelerinin
sözleşmelerini dikkate almak gerekiyor. Çünkü kazandığınız bir ödülün
yaşadığınız ülkeye ödenmediğini veya yaptığınız alışverişin size
ulaşmayacağını öğrenebilirsiniz. Böyle durumlarda ödediğiniz paranı n geri
alınmasının neredeyse imkânsız olduğunu hatırlatalım.
Yazılımda istenmeyen ekler
Bazen öylesine kullanışlı ve işimize yarayabilecek yazılımlara rastlıyoruz
ki bunları hemen bilgisayarımıza yüklüyoruz. Sonra bir bakmışız,
istenmeyen bir araç çubuğu, bir casus programı veya benzeri bir yazılım
daha bilgisayarımıza kurulmuş. Elbette hepimiz haksızlığa uğradığımızı
düşünüyoruz. Ancak yazılımı kurarken aceleyle kabul ettiğimiz sözleşme,
haklı çıkmamızı engelliyor:
- Yazılım beraberinde ……. işlevlerini yapan …….. yazılımını da
yükleyecektir. Bu konuda doğan sonuçlardan kullanıcılar sorumludur.
Yazılımların yol açacağı tahribat, teknik problemler ve sağlık
sorunlarından …….. firması sorumlu tutulmayacaktır.
Bu tür yazılımlar genellikle e-posta istemcinizin, sohbet programınızın
listelerine ulaşarak onlara da yığın e-postalar gönderebilir, istenmeyen
reklâm pencereleri çıkartabilir veya kişisel bilgilerinizin başka yerlere
ulaşmasını sağlayabilir.
Sonuç: Okumadan asla!
Kullanacağınız hizmet ne kadar masum görünürse görünsün, siz siz olun,
okumadığınız bir kâğıdın altına kesinlikle imza atmayın.
Sinan Ödeş
|