Bilgisayar Terimleri
|
AUP: Kabul Edilebilir Kullanım Politikaları. Birçok transit iletişim
ağı üzerlerinden geçecek bilgilerin içeriğini kısıtlamaktadır. En çok bilinen
örnek NSFNET'in ticari kullanıma izin vermeyen kabul edilebilir kullanım
politikalarıdır. AUP yürütmesi ağa göre değişmektedir. National Science
Foundation. Access Mechanism: Erişim Mekanizması. Bir veya birden fazla yazma ve okuma
kafasını, istenilen yazma ve okuma konumuna getiren mekanizma. Bu mekanizma,
yazma ve okuma kafaları sabit olan sistemlerde veri ortamını hareket ettirmek
için kullanılır. Access Privileges: Dosyalarda değişiklik yapmak ve erişmek için imtiyaz. Access time: Belleği okumak için gerekli süre. Access: Depolanmış olduğu yerden bir bilgiye, (data) veya bir cihaza
(bir disket okuyucusu gibi) girişi sağlamak, okumak veya yazmak. ACCUFIND: Adres http//nln.com/Accufind JavaScript motoru NetScape
tarayıcınıza yepyeni bir güç ekliyor. Bulmak istediğiniz kaynakların en
iyilerini AccuFind'da bulabilir; aradığınız kaynaklara kolayca
ulaşabilirsiniz. Accuracy: Hatadan uzaklık derecesi. Accuracy, Precesion ile karıştırılır.
Perecision, herhangi bir ölçme işleminde hassasiyet için kullanılır. Açılacak Doküman Adı: Web sayfasının sunucu üzerindeki spesifik dosya adını belirtir.
Kullanma zorunluluğu yoktur. AD: Yönetsel Alan (Administrative Domain). Ağ: Bilgisayar ağı değişik yerlerdeki bilgisayar sistemlerini
birbirine bağlayan bir veri iletişim sistemidir. Bir ağ WAN ve LAN'ların
değişik birleşimlerinden oluşabilir. Yerel Alan Ağı (Local Area Network),
Geniş Alan Ağı (Wide Area Network), ağlararası ağ (internet). Ağ-Ağ Arabirimi: (Network-to-Network Interface/NNI) Frame Relay Servisi veren
ağlar arasındaki bağlantıları tanımlar. Bu tanım Frame Relay Servisinin dünya
çapında verilmesine olanak sağlar.Frame Relay yüksek hız ihtiyacından dolayı
öncelikle LAN-WAN-LAN bağlantısında uygulama alanı bulduğu için LAN
bağlantılarına uygun PVC desteğine dayalıdır.Uzlaşmaya varılan bu iki
uygulama dışında şu konular üzerinde çalışmalar devam etmektedir AD/DA Çevirici: Analog ses işaretlerini sayısal işaretlere ya da tersi işlemi
aynı şekilde hazırlayan devrelerdir. A/D-D/A Çeviriciler: Bilgisayarlı müzik sistemlerinde (CD, DAT, HD Recording
sistemler) analog bilgileri digital'e ya da bunun tersini yapan elektronik
devreler. Bunlar kalitelerine göre fiyatlanırlar. Sistem maliyetlerinde büyük
yer tutar. Örneğin, üzerinde bu çeviriciler bulunmadığından Waveboard'ın
fiyatı oldukça düşüktür. Adapter (Adaptör): Direkt olarak birbirlerine uyum sağlamayan iki konnektörün veya
cihazın bağlanmasını sağlayan bir aracı cihaz. Adaptör: Uygunlaştrıcı, çevirici, güçkaynağı. ADC: Analog sinyalleri karşılığı olan dijital sinyallere dönüştüren
bir cihaz. Address: Verinin saklandığı bellek bölgesi. Address: Bir kayıdı, bölümü veya bilginin saklı olduğu kısımı ifade eden
isim, etiket veya rakamdır.Address (Adres)Internet'te kullanılan üç tip adres
vardır. Bunlar e-posta adresi; IP, internet ya da Internet adresi; ve donanım
ya da MAC adresidir. Address (Adres): Bir sistem ya da ağdaki bir cihazda veya diğer veri
kaynaklarında bulunan bir dosyanın yeri için ayrılmış özel kod. Bir
kullanıcının yerini belirten dizi. Address resolution: Alfasayısal bir Internet adresine karşılık gelen sayısal
fiziksel adrese çevirme işlemi. Administrative Domain: Yönetsel Alan. Tek yönetim birimi tarafından idare edilen ana
sistemler, yönelticiler, ve birbirine bağlı iletişim ağlarının bütünü. ARPANET: İleri Araştırma Projeleri Ajansı Bilgisayar AğıARPA tarafından
finanse edilen ve Internet'e öncülük eden bir uzun mesafe iletişim ağıdır.
İletişim konusundaki araştırmalara temel oluşturmuş, Internet'in
geliştirilmesi sırasında omurga rolü üstlenmiştir. ARPANET birbirine kiralık
hatlar üzerinden bağlı ve paket anahtarlayan bilgisayar sistemlerinden
oluşmuştu. Savurma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (Defence
Advanced Research Projects Agency). Aerial: Anten A-F: Alçak frekans, odyo frekans, ses frekans. A/V: Audio/Video (Ses görüntü). A2Z: Adres http//a2z.Iycos.com/Lycos'(un A2Z klasörü INTERNET'in
kalabalık alanında yeni bir yer alıyor. A2Z'de çocuk sayfalarından, dünya
film festivallerine, UFO'lardan, sanal fiziğe, her türlü konuyu
bulabilirsiniz. AF: Auto-focus. Kameralarda netliğin otomatik olarak sağlanmasıdır. AIX: IBM tarafından geliştirilen UNIX tabanlı işletim sistemi. Aldus Freehand: Programın modüler çalışma özelliği ileri düzeyde. Font
menüsünden Windows altında kullandığınız tüm fontları kullanmanız mümkün.
Değişik ortamlarda sunum ve grafik özelliği de ileri düzeyde bir program. Aldus PageMaker: PC'lerde en yaygın kullanılan masaüstü yayıncılık programı olan
Aldus PageMaker, grafik yazılımları ve tarayıcıları ile oluşturduğunuz
grafikleri kolayca yerleştirip formatlamanıza imkan veren masaüstü yayıncılık
programı. Alfa kanalları: Photoshop'da, dökümanı oluşturan kanalların haricindeki her yeni
kanala verilen isim. Seçili alan, Save Selection ile kaydedildiğinde bir alfa
kanalı oluşur. Ayrıca Channels paletinde New Channel ile oluşturulan her yeni
kanal, aynı zamanda alfa kanalıdır. Alias: Takma ad. Uzun ve hatırlaması zor bir ismin yerine kullanılan Aliasing: Bilgisayar grafik şekilerinin kenarlarında bulunan, bazin
jaggies diye de adlandırılan bir efekt. ALL IN ONE: Adres http//www.albany.net/allione/all1www.html/#WWW/Bu adresten
Internet dahilindeki tüm arama/tarama servislerine ulaşabilirsiniz. Alphanumeric: Alfabetik ve nümerik karakterlerden oluşmuş kelime. Rakam, kelime
ve özel semboller ihtiva eden karakter seti. ALTAVISTA: Adres http//altavista.digital.com. Digital Equipment Co.
firmasının Alta Vista tarayıcısı 16 milyon Web sayfası içindeki 8 milyar
kelimeyi önünüze getiriyor. En büyük Web index'ine de sahip olduğunu iddia
eden firma bu index içinde detaylı ya da kalıp halinde bir araştırma
yapmanıza izin veriyor. ALTA VISTA: Digital Equipment Co. firmasına ait olan Alta Vista, popüler
Internet tarayıcı servislerinden biridir. Servis amacı; aradığınız bilgiye,
web sayfasına veya haber grubuna ufak bir aramadan sonra ulaşabilmenizi
sağlamaktır. 16.000.000 web sayfası ve 13.000 haber grubu içinde arama
yapabilmektedir. Alta Vista'nın size sunacağı iki arama seçeneği ile mutlaka
aradığınız bilgiye ulaşırsınız. Alta Vista'ya http//www.altavista.digital.com
adresinden ulaşabilirsiniz. ANSI: Amerikan Ulusal Standart EnstitüsüBu organizasyon bilgisayar ve
iletişim gibi bir çok alanda A.B.D. standartlarını belirlemektedir. Bu
organizasyon tarafından onaylanan standartlar ANSI standartları olarak
anılmaktadır. (örneğin ANSI C. ANSI tarafından onaylanmış bir C dilidir.).
ANSI bir ISO üyesidir. Analitik: Elektronik devrelerin matematiksel yolla çözümlenmesi. Analog computer: Analog hesaplayıcı (Analog Bilgisayar). Analog devre: Lineer devre, girişe verilenin fonksiyonu olarak çıkışı
değiştiren devre. Analog Digital Convertor: Analog sinyali sayısal sinyale dönüştürücü. Analog Film Recorder: Bilgisayar ekranından alınan bir görüntüyü, alındığı biçimde ve
ekrandaki aynı ayrışımda kaydeden bir film alıcısı. Analog Monitor: Analog bir sinyal kullanan ve birincil renkleri sonsuz sayıda
gölgeler ya da gri bir skala halinde gösteren bir ünite. Voltajı devamlı
değişir. Analog: İşlemden geçirilen yada yeniden orjinal bir görüntü veya sesi
temsil eden bir elektirk sinyalinin varyasyonu. ANCHOR: HTML dosyalarında kullanılan "anchor" aktif döküman
içinde başka bir bölgeye gitmek veya bambaşka bir sayfaya dallanmak için
kullanılır. ( And: Ve. ANİMASYON: Animasyon; grafiklerin belli bir senaryo doğrultusunda
canlandırılması işlemidir. Hareket her zaman insanların ilgisini çeker ve
eğlendirir fakat animasyon işlevi eğlendirmekten ibaret değildir. İçinde
yoğun Nesne
animasyonu: Herhangi bir değişime uğrayan nesne ve yazıların ekran üzerinde
hareketlenmeleri veya yer değiştirmeleridir. Kare animasyonu: Nesnelere değişik karelerin birbirleri ardına
oynatılmaları suretiyle hareket verilmesidir. Bu animasyonlar mevcut
filmlerle oynama (kare boyama, morfoz vs.) veya yeni baştan film yapma
yoluyla gerçekleştirilebilir. Kare animasyonları iki veya üç boyutlu
olabilirler. Animatic: Videoteyp'de ya da bilgisayar ekranında gösterilen bir video
programının görüntüsel dış çizgisi. Animation (Animasyon): Ekranda görüntü hareketleri yaratmak için tatbik edilen bir
işlem. Bazı durumlarda rendering şeklinde de belirtilebilir.2-D Animation
(İki boyutlu animasyon)Basit görüntülerle çalışır. İmge yana döndüğü zaman
düz çizgiler görülür. İmgelerin birbiri üstüne kompoze edilmesinde
kullanılır. 2.5-DÜç boyutlu efektlere sahip iki boyutlu bir grafik.3-D
AnimationEkranda perspektif içinde hareket ettirebilmek için, bir nesnenin üç
boyutlu bir bilgisayar modelini yaratmak. Anonim FTP: Anonim FTP kulllanıcıların kullanıcı adı ve şifre belirtmeden
Internet üzerindeki herhangi bir yerdeki dökümanlar, dosyalar, programlar ve
bunun gibi bir çok arşivlenmiş veriyi bilgisayarınıza aktarmanıza izin verir.
Ağ üzerindeki bir kullanıcı "anonymous" kullanıcı adını vererek
güvenlik önlemlerini aşar ve sistemdeki Anonymous FTP (Anonim): ANSI: Amerika Birleşik Devletleri menşeli audio visüel (visual) ve
bilgisayar cihazlarında kullanılan standartlardan sorumlu olan organizasyon. Anti aliasing: Photoshop'un alanların eğilimli hatlarını oluşturmak için
kullandığı, alan rengi ile alan kenarındaki renk arasında geçişi sağlayan
farklı tonlarda pikseller. Anti-alising: Grafik görüntüde alising ortaya çıkmasını azaltan bir
görüntü-işlem tekniği. Köşelerin keskinliğini azaltarak, daha yumuşak
görünmelerini sağlar. Antialias: Bilgisayarlardaki her resim piksellerden oluştuğu için, eğik
kenarlarda AOL: AOL, America On Line'ın kısaltılmasından oluşmuştur. Sadece
Amerikada 4.5 milyon kullanıcısı olan America On Line her ne kadar ev
kullanıcılarına hizmet veren bir sistem olsa da Internet erişimi de
sağlamaktadır. Maalesef Türkiye'de AOL bağlantısı sağlayan bir kuruluş
yoktur. Amnerica On Line hakkında daha çok bilgiye sahip olmak için
http//www.aol.com adresine bir göz atın. Appletalk: Apple bilgisayar ürünleri ve diğer bilgisayarlar arasında
iletişimi sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir iletişim protokolüdür. Şu anda
235Kb/s hızında çalışan Localtalk ve 10Mb/s hızında çalışan Ethertalk gibi
uygulamaları vardır. Application: UygulamaDoğrudan kullanıcı için bir işlevi yerine getiren
program. FTP, mail ve telnet kullanıcı programları iletişim ağı
uygulamalarına örnek oluştururlar. Archie: Internet üzerindeki bilgileri otomatik olarak derleyen,
düzenleyen ve kullanıma sunan bir sistem. Archie'nin ilk uygulamaları sadece
Internet üzerindeki tüm FTP arşivlerini tarayıp index oluşturmakta,
aradığınız dosyaların Internet üzerindeki hangi makine ve dizinlerde olduğunu
listelemekteydi. Daha sonraki uyarlamaları diğer bilgi türlerini de
sağlamaktadır. Arşiv makinesi (archive site), Gopher, Geniş Alan Bilgi Hizmet
Birimleri (Wide Area Information Servers). ARCHIE: Sayısı, binleri aşan ftp sitelerinden, istediğiniz dosyaları
bulabilmeniz için gerekli olan bir veritabanı araştırma aygıtıdır. Archie'yi
kullanarak istediğiniz dosyayı, isme, konuya ya da anahtar sözcüğe göre
aratabilirsiniz. Bu günlerde Web siteleri de bu tip özellikler kazandığı için
Archie'lerin kullanımı gittikçe azalmaktadır. Archie: ARPANET: İleri Araştırma Projeleri Ajansı Bilgisayar Ağı (Advanced
Research Projects Agency Network). Internet ağı konusunda ilk çalışmalar
yapılırken o ağa verilen ad. Bugünkü Internet'in temeli. ASCII: Birçok bilgisayarın kullandığı standart 8 bitlik haberleşme
kodudur. Aspect Ratio: Bilgisayarlı grafik işlemlerinde, bir çerçevenin veya bir
görüntünün yatay ölçülerinin, dikey ölçülerine göre oranı. Bu oranın
korunması veya kontrol edilmesi, bir görüntünün sağlanması veya baskıya
geçirlmesi için önemlidir. Assemble Editing: Video görüntü sekansları playbek bir VCR'den bir VCR alıcısına,
edit control cihazından, pre-roll veya yumuşak edit sağlayan diğer
imkanlardan faydalanmaksızın direkt olarak geçirilmesi. edit olarak da
bilinir. Assembler: Makine dilinde program üreterek bilgisayar tarafından doğrudan
işletilebilmesini sağlayan bilgisayar programıdır. Assembly language: Assembler dili. ATM: Frame Relay Servisi'nin daha yüksek hızlara (45 Mbps) çıkmasını
sağlayacak ATM teknolojisi üzerinden verilmesini kapsamaktadır. ATTRIBUTE: HTML sayfalarında kullanılan kontrollerin (TAG) aldığı
parametrelerdir. Herbir parametre kontrole yeni bir özellik ekler. Bazı
parametreler değer alır, bazıları ise olduğu gibi kullanılır. Audio Mixing: Mic-Mikser veya diğer bir ses miks cihazı kullanılarak değişik
kaynaklardan bir audio trak yaratılması. Audio Mixing: Mic-Mikser veya diğer bir ses miks cihazı kullanılarak değişik
bir audio direkt olarak orijinalinin üstüne kaydedilir. Audio Track: Audio sinyallerini taşıyan video teybin bir bölümü. Audiospace (Audio alan): Sesin özel bir etki yapabilmesi için çeşitlendirilmesi. Authentication: Doğrulama Authorware: Çok medyalı gösteriler yaratmak için kullanılanı ortaya çıkaran
ve dahil edilmesi gereken video ve audio elemanlarının belirten geliştirilmiş
yazılım programları. AutoCAD 12-13: Çizim ve tasarım işlerinin ana kaynağı olma özelliğini bu yeni
versiyonunda da koruyor. İşlevselliği daha da artırılarak, kullanım
kolaylığında önemli mesafe alınmıştır. Autorec sonser: Ses kaydını en doğru seviyesinde gerçekleştiren algılayıcı. Bu
düğmeye basıldığnda müzik kaynağı 7 saniye kadar incelenir ve en doğru kayıt
seviyesi belirlenir. Aux: Yardımcı elemanlar; müzik setine TV, kompackt disk, video ya da
bir başka müzik kaynağının bağlanabildiği soket. AVC: Otomatik volum kontrolu (Volum= alçak frekans sinyalinin
büyüklüğü). AVI: Ses ve Video özelliklerinin bir arada kullanılabildiği dosyalar.
Window's un Medya Aygıtı öğesi üzerinden ulaşılabilir. AWK: Unix'in özelliklerini de taşıyan oldukça güçlü bir "yığın
dilidir." Awk, Unix kabuğunun dosya işleme arabirimlerine, "C"
benzeri yapısal programlama gibi bir çok ilave getirir. Axis: Uzunluğu ölçümü veya konumların tesbiti için başvurulan sabit
bir hat. |
|
BACKBONE: Büyük veri kapasitesine sahip bir ağı besleyen hızlı
bir hat veya bir seri bağlantıdır. Omurga Back up: 1- Data disketlerinin 2. kopyası veya tahrip olma,
kaybolma olasılıklarına karşı yapılan yedekleme işlemi.2- Esas elemanın
işlemi tamamlayamaması halinde işlemi tamamlamak için kullanılan yedekleme. Background: Fon, zemin, geri plan, görüntünün arka planı. Backlight Correction: Video kamerada arkadan gelen ışığı
ayaralayacak objenin karanlık görünmesini önleyen sistem. BACKLINKING: Backlinking, Lycos tarama servisi tarafından
düşünülmüş zekice bir özelliktir. Hiçbir Web servisi sizi başka servislere
bağlayıp sonra unutumak istemez. Bu yüzden Lycos, sizi başka bir servise
bağladıktan sonra geri dönebilmenizi sağlayan bir sistem geliştirmiştir. BACKGROUND: HTML özgün Web sayfaları hazırlamanız için
beğendiğiniz resimleri arkafon olarak kullanmanıza izin verir. HTML 3.0'ı
destekleyen tüm Web tarayıcıları sayfanızın arka fonuna koyduğunuz resmi
görüntüleyebilir. Bunu yapmak için BODY tanımının hemen yanına BACKGROUND
tag'ını eklemelisiniz. Mesela "duvar1.gif" isimli bir resmi arka
fon yapmak için aşağıdaki satır yazılmalıdır Bağlantı noktası: Sisteme dışarıdan gelen bilgi paketlerinin
her birinde hangi bağlantı noktasına gideceği bilgisi vardır. Sistem
dahilindeki bağlantı noktalarının herbirinde bir iletişim yazılımı
çalışmaktadır. Gelen paket işlem yapılmak üzere bu bağlantı noktasına,
dolayısıyla ilgili uygulamaya aktarılır. Aktarma Kontrol Protokolü
(Transmission Control Protocol). BANDWIDTH: Bandwidth bir aygıtın algılayabileceği elektrik
frekans alanıdır. Bu terim, iletişim teknolojisinde bir taşıma ölçüsü olarak
kullanılır. Bu terim Internet'teki anlamı ise, belirli bir sürede ne kadar
bilgi akışı sağlandığıyla ilgilidir. Bandwidth: Bir kanalın ya da devrenin veri iletme oranı veya
iletişim kapasitesi ölçüsü. Bant genişliği: Belli aralıklardaki en büyük ve en küçük
değer arısındaki fark. Barkovizyon: Video dahil, bilgisayardan aldığı tüm sinyalleri
perdeye yansıtabilen bir projeksiyon sistemidir. Görüntü kalitesi LCD'lere
oranla daha yüksektir. Prezantasyon büyük bir salonda geniş bir kitleye
verilecekse kullanılır. Tasarımın içinde video yer alıyorsa ve büyük perdede
kaliteli bir görüntü isteniyorsa barkovizyon kullanmak gereklidir. BASIC: Kelimelerinin ilk harflerinden oluşan, ilk defa DARMOUNTH
kolejinde geliştirilen en basit bilgisayar programlama dili. Battery pack: Bakınız Power pack. Baud Rate: Bilgisayar kontrollu sistemlerde seri hatlar
üzerindeki bilgi akış hızı birimi. Baud: Bilgi işleme hızı birimi. Bir saniyede gelen bilgi sinyallerinin
değeri baud olarak hızı verir. Tipik baud değerleri 110, 300, 1.200, 2.400,
4.800, 9.600, 14.400, 28.800, 36.600. BBS: Kullanıcıların BCNU: (Be Seein You) Görüşürüz. Beta: A 1/2 inçlik video kaset ölçüsü. VHS'ye uymamaktadır. Beyaz sayfalar: Internet kullanıcılar hakkında temel
bilgiler içeren bazı veri tabanlarını desteklemektedir. Bu veritabanlarında
kişiler hakkında sorgulama yapmak mümkündür. Telefon defterine benzer bir
işlev yerine getirdikleri için bunlara "beyaz sayfalar" (white
pages) adı da verilmektedir. Knowbot, WHOIS. Bezier curves Manuel ortamda
pistole cetveli ile oluşturabileceğiniz düzgün eğilimli hatların, bilgisayar
ortamında oluşturulmasını sağlayan ve eğilimli noktalardan meydana gelen
çizgiler. Binary: İkili düzen, örneğin 11001001. Binary File: (*.BIN) Makina koduna dönüştürülmüş dosya. Bir kaynak
dosyanın, bir yüksek düzeyli dil derleyicisi (PMA, COBOL, FTN, PRG gibi)
tarafından makina koduna dönüştürülmüş biçimi. Bu tip dosyalar, yükleyicinin
giriş formatına uygun olarak düzenlenirler. Makina koduna dönüştürülmüş
dosyalar olarak da isimlendirilirler. Binary system: 2 tabanına göre sayı sistemi veya ikili
sayı sistemi. Binary: 1- İki ihtimalli bir durumla karşı karşıya kalmak. 2- 10
tabanı verinin 2 sayısını taban olarak alan sayı sistemi. Binary sistemde
sayılar yalnızca 0 ve 1 rakamlarından oluşur. Bit Map: Bir video ekranındaki her pixel, yoğunluk ve rengi
oluşturan bit'leri tarafından kontrol edilir Pixel'ler gridi ile tam bir
video ekranına bir bit map denilebilir. Bit: Binary rakamlardan biri. Bir bit, sıfır ya da bir değerini
taşır. Bilgisayarın tanıdığı en küçük haberleşme birimidir. Bit: İletilebilen bilginin en küçük miktarı. Bir alfabetik
karaketri, bir sayısal rakamı belirten ya da sinyallemeyi ve diğer
fonksiyonları değiştiren bir kombinasyonu. Bit: 0 veya 1 rakamlarından oluşan tek bir sayısal birim. Bitmap: Sadece Siyah ve Beyaz'ın bulunduğu renk modu olan Bitmap'de,
ara tonlar (%42 Siyah) olmaz. Bitmap modda kaydedilen dökümanlarda, beyaz
piksel bilgisi kaydedilmediği için hem az yer kaplar, hem de resmin
çağrıldığını programda beyazlar şeffaftır. Blend: Geçişme. Bir renkten diğerine, bir efektten diğerine, bir
şekilden bir başka şekle vb. çeşitli geçiş metodlardır. Blur: Netsizlik. Gözleri arazalı olan bir insanın, gözlüksüz
baktığında görebileceği ortam. BMP: Grafik formatı. Windows Paintbrush öğesi üzerinden
ulaşılabilen dosya uzantısı. BNC: Sürgülü video fiş ve priz sistemi. Pin adı verilen fiş
uçlarının sayısı önemlidir. Buna dikkat etmek gerekir. Ayrıca televizyonun
arkasında bulunan prizler, kolay bağlantı yapılmasına imkan vermeyebilir.
Evlerimizdeki TV'ler çoğunlukla kütüphane raflarına konulduğundan arkaya ulaşmak
bazen imkansız olabilir. Bu nedenle bağlantı yerleri ön panelde olan TV
cihazlarını tercih etmelisiniz. Boca M144EE: Her ortamda yüksek performans gösteriyor ve 14.400 bps
faks hızı sunan Boca modem, iyi bir fiyat/performans oranıyla dikkat çekiyor.
BODY: HTML sayfalarında kullanılır. HTML sayfalarını oluşturan
kodları barındıran "Başlık" ile "Son" arasındaki
bölümdür. Bolean: İkili sayı sitemini bulan matematikçi. Booster: Güçlendirici televizyon sinyalini güçlendirmek
görüntünün ve sesin daha kaliteli alınabilmesini sağlayan araç. Boot: Sistemin istenilen seviyeden işleme başlamasını sağlayan
makine prosedürü. İlk birkaç talimat, bir giriş cihazından gelir ve bunlarla
sistemin tamamının yüklenebilmesi sağlanır. BOT: Sohbet amaçlı bir IRC kanalı üzerinde dinleme ve cevaplama
programları için oraya özgü (o kanalın jargonuna ait) terim. Bounce: Geri dönmeTeslimattaki bir hata yüzünden gönderilen postanın
bir kısmının geri dönmesi. Boşluk şarjı: Anoda gerilim uygulanmadığında ve fleman ısıtıldığında
katod etrafında biriken elektronların oluşturduğu küme. BPS: Bit per second (saniyedeki bit sayısı) Broadcast: Radyo ve TV yayınları (Yayın kalitesi). Browser: Bir ağ üzerinde, bilgiyi aramak, bulmak, görmek ve
işlemek için grafik etkileşimli arabirime sahip uygulama yazılımı. Tarayıcı. BROWSER: World Wide Web üzerinde dökümanların transfer edilip
görüntülenmesini sağlayan programlara "browser" adı verilir. Sakın
Web tarayıcıların Netscape, MS, Internet, Explorer ve Mosaic'le sınırlı
olduğunu sanmayın. http//www.browserwatch.com adresinde bir göz atın.
İstemediğiniz kadar çok ve çeşitli tarayıcıyı bir arada bulacaksınız. Built-in: Cihazın içine yerleştirilmiş olan sistem veya başka
bir cihaz. BBS: İlan Tahtası SistemleriElektronik Byte: Sekiz data biti+bir parti bitten meydana gelen bir alfabetik
veya özel karakterdir. Bytes: |
|
CA/CG: Computer Animation Computer Graphics için İngilizce'sinden
kısaltma. CAD: Grafik
işlerinin mimari ve mühendislik sistemleri için çizim ve planların
bilgisayarda üretilmesi. CADD: Bilgisayar destekli Taslak ve Dizayn üretimi. CAM:
Bilgisayar Destekli Üretim. Camcorder: Camera+recorder. CWIS: Kampüs Çapında Bilgi SistemiKampüs çapında bilgi sistemleri
bilgi ve hizmetleri iletişim ağları ve etkileşimli bilgisayar uygulamalarıyla
kampüstekilere sunar. CAND: Bilgisayar Destekli Taslak ve Dizayn üretimi. CANLANDIRMA: Yakın zamana kadar sadece Canon BJ200: Saniyede 86 karakter basım hızı ve kaliteli çıktı alma imkanı
ile beğeni kazanan Canon BJ200, fiyatı ile de ilgi çekti. Tonlama yeteneği ve
uzun süreli kulanıma olan yatkınlığıyla da dikkat çekici bir ürün olma
özelliğini taşıyan yazıcı çeşidi. CD-I (Interaktive-CD): Duran görnütler, audio, grafik ve bilgisayar bilgileri
verebilen interaktif bir ürün için kullanılan deyim CD-ROM XA: CD-I gibi, bu depo edici disk bilgisayar metin ve
grafiklerini, ve durağan görüntülü video bilgileri ve yüksek kaliteli audio
ile kombine eder. CD-ROM: Herhangi bir dijital bilgiyi bir kompakt diskte toplamak için
geliştirilmiş biçimsel bir standart. CD-ROM: Yazılımların depolanmasında, arşivlenmesinde ve multimedya
uygulamalarında kullanılan dünya standartıdır. CD-ROM: CD-ROM, kişisel bilgisayar ortamlarında harici bir CD-ROM
okuyucu yoluyla kullanılan CD'lerdir. Bilginin CD-ROM üzerine kaydediliş
şekli hangi işletim sisteminde kullanılacağını belirler. CD-ROM okuyucular
ise böyle bir ayrıma tabi değildir. Macintosh ve IBM uyumlu bilgisayarlar
aynı CD-ROM okuyucusunu kullanabilirler. CD-ROM okuyucuların fiyat farklılıklarını belirleyen,
bilgi erişim hızlarıdır. Bu hız, ortalama 31 milisaniye ile 120 ms arasında
değişir. CD-ROM 'ların bilgi erişim hızı her geçen gün artmakta fiyatları ise
düşmektedir.CD-ROM okuyucusu bilgisayara harici olarak veya disket sürücü
gibi ana gövdeye de takılabilir. Tüm CD-Audio'ları bu okuyucular
okuyabilir.CD-DOM'un bilgi kayıt formatı Sarı Kitap adı verilen teknik
spesifikasyonla standartlaştırılmıştır. CD-ROM Sürücünün Denetlenmesi: Bilgisayar bir CD sürücüsünü kontrol ederek, bir CD'deki
depolanmış müziği okutabilir. CD-Audio: Müzik CD'lerinin yayımlandığı medyadır ve tüm CD
okuyucularında çalışabilme özelliğine sahiptir. CD-Audio'nun bilgi kayıt
formatı Kırmızı Kitap adı verilen teknik spesifikasyonla
standartlaştırılmıştır. CDD: Işığı
hassa CDI (intevaktive): İçinde müzik, grafik, ve videoyu etkileşimli bir şekilde
bulundurabilen bir CD formatıdır. Sadece CDI formatını okuyabilen cihazlar
mevcuttur. Bilgisayar ortamında CDI oynatmak için ek bir yazılım
gerekmektedir. CD-I: CD-Inter CD-XA: Bu format Sony'nin getirdiği bir standart olup fazla yaygınlık
kazanmamıştır. Temelde CD-ROM formatının daha iyi görsel bilgi aktarabilmesi
için geliştirilmiş bir ara çözümdür. Yine bilgisayarlara takılan özel bir
okuyucu tarafından okunabilmektedir. Bilgi kayıt formatı Sarı kitapta
standartlaştırılmıştır. CD-Bridge: En yaygın kullanımında olan CD-ROM formatı ile yeni gelmesine
rağmen hızla yaygınlaşan CD-I formatlarının bir anlamıyla bileşiminden çıkan
bir formattır. Bu formatta kayıt yapılan disk hem CD-I okuyucuda hem de
CD-ROM okuyucuda kullanılabilmektedir. Daha fazla, yazılım üreticilerinin
yeni gelişen pazarlara CD-ROM ürünlerini aktarmaları için
geliştirilmiştir.Özel bir okuyucusu yoktur. CD TERMİNOLOJİSİ: CD'ler multimedya programlarının en yaygın kayıt ve kullanım
ortamı haline gelmektedir. Bu gelişmenin nedeni, CD'lerin geniş hafıza
kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Bir CD, 650 MB hafıza kapasitesiyle 450
adet 1.4 MB hafızalı bilgisayar disketine eşdeğerdir. Bu özellikleriyle
CD'ler doğal olarak bol miktarda hafıza gerektiren görsel işitsel veriler
için en uygun ortamı sağlamaktadır. Cel: Bir
animasyon içindeki tek bir çizim veya çerçeve. Cel Animation: Bir görüntünün ufak kısımlarının animasyonu. PC Tools: PC Tools, temel disk yönetimi, dosya işlemleri gibi alanlarda,
işletim sistemi tasarımcılarının unuttuğu işlevleri kullanıcılara
erişilebilir kılan kullanışlı bir yazılım. CGA (Color Graphics Adapter): 320x200 çözünürlükte 4 renk gösterebilir. CGA: IBM
PC'leri ve eş değerde cihazlar için konulan ilk video interface standardı CGI: Bir Web
hizmet birimi üzerinde arka planda çalışan uygulamalar yazan programcılar
için bir arabirim. CGI: Web
tarayıcılarının Web Hizmetçileri ile iletişim kurmasını sağlayan arabirimdir.
Web taraycıları CGI aracılığıyla, HTML içindeki formları ve döküman kaynaklı
sorgulayıcıları Web hizmetçilerinin anlayabileceği hale sokarlar. Channel (Kanal): Bir ağdaki iki yer arasında, belirli iletim hızına sahip bir
iletişim hattı. Char Chat: Gerçek zamanlı görüşmeyi tanımlamak için kullanılan bir
terimdir. IRC, WebChat, gibi bir arabirim. Check: CD player'de yapılan programın kontrol edilmesi. Checksum: Sağlama toplamıBir veri paketinin içeriğinden yararlanarak
hesaplanan değer. Bu değer paketle beraber aktarılır, alıcı sistem aldığı
verilerden yararlanarak bu değeri yeniden hesaplar ve paketle gelen değerler
karşılaştırır. İki değer aynıysa alıcı veriyi hatasız olarak aldığından emin
olur. Chip: İnce kesilmiş silisyum dilimi. Chroma: Video sinyalinde ölçülen, hue'lerin miktarları ve izafi
parlaklıkları. Bu sinyal olmaksızın alınan video görüntüsü siyah-beyaz
olurdu. Chromakey: Video görüntülerini ikinci bir video kaynağındaki seçilmiş bir
renk üzerine bir özel efekt yaratıcı sistemi veya bilgisayar kullanarak
geçirmek. CLICKABLE MAP: HTML'nin bu özelliğini kullanarak bir resmin değişik yerlerine
tıklandığında kullanıcıyı bambaşka adreslere taşımasını sağlayabilirsiniz. CLIENT: Internet üzerindeki bir sunucuya bağlanmış olan
"istemci" makinaya "aclient" ismi verilir. Client: KullanıcıBir başka bilgisayar sistemini ya da programın
hizmetini talep eden bilgisayar sistemi ya da programa verilen ad. Dosya
dağıtıcısından (file server) herhangi bir dosyanın içeriğini isteyen diğer
bilgisayar o dağıtıcının kullanıcısıdır. kullanıcı-dağıtıcı modeli
(client-server model), hizmet birimi (server). Client-server model: Kullanıcı-dağıtıcı modeliBir çok iletişim ağı protokolünün
çalışma şeklini tanımlayan bir model. Bu modelde aynı ağ üzerinde bir
dağıtıcı program (server), ve bu dağıtıcıdan bilgi talebinde bulunan
kullanıcı programları (client) vardır. Örneğin bir çok yerel iletişim
ağlarında bir dosya dağıtıcısı (file server) ve ondan gerektiğinde dosya
talep eden kullanıcılar (client) vardır. Bu modelin en büyük avantajı işlem
yükünün makineler arasında paylaşılmalıdır. Kullanıcı (client), dağıtıcı
(server), anasistem-terminal modeli. Client: Bir ağ servisini kullanan kullanıcı veya kullanıcıya hizmet
eden program. Clock: Saat sinyali. CMS (Color Management System): Renk Yönetim Sistemi. Ekranların RGB, ofset baskı tekniğinin
CMYK olmasından dolayı meydana gelen renk kayıplarını gidermek için
kullanılan renk yönetim programları. EfiColor, KPCMS gibi.. CMYK: Cyan, Magenta, Yellow, Black renklerinden oluşan ve ofset
baskı tekniğinde kullanılan renk dünyası. CMYK'da renkler birleştikçe
(üstüste geldikçe) koyulaşır. Bu yüzden Subr COAXİAL: Dış ortamdaki parazit gürültülerden etkilenmeyen dışı örgülü
75 W Ohm'luk kablo cinsi ve standardı. COBOL: Komplike iş uygulamaları ile ilgili program yazmaya uygun
bilgisayar programlama dili. COBOL, US savunma bakanlığı kuruluşu olan
CODASYL ile çeşitli bilgisayar imalatçıları ve bilgi işlem cihazları
kullanıcıları tarafından geliştirilmiştir. Code (kod): 1- Bilgisayar sistemleri için talimat yazmak. 2- Uygun tabloya
göre bilgilerin sınıflandırılması 3- Makine dilini kullanmak. 4- Program
yapmak. Colorization (Renklendirme): Siyah-beyaz bir görüntüye renk katmak veya renkli bir
görüntünün rengini değiştirmek. Colour Bars: Herhangi bir video cihazı içindeki renk dengesini ayarlayan
standart renk tablosu Column Chart: Dikey kolonlardan oluşan bir tablo. Co Co Co Comp Bir saniyed 44 bin 100 nokta okunur. Böylece analog ses
okuma sistemlerinin avantajları yakaklanmış olur. Disk yüzeyinde mekanik bir
temas olmadığndan aşınma da olmaz. Diske müzik kaydetmek için yüksek güçlü
bir laser kullanılır. Okunma sırasında düşük güçlü laser kaynağı eterli
olmaktadıdr. Disk üzerindeki izlerin toplam uzunluğu 2.5mil kadardır. İz genişliği
ise 0.5 mikrondur.Comparator Karşılaştırıcı. Compiler: Derleyici. Compiler: Herhangi bir programlama dili ile yazılmış bir bilgisayar
programını, bilgisayarın kendi diline çeviren program (Derleme) Composite (Kompozit): Yayın amacı ile üç ayrı renk sinyali (kırmızı, yeşil ve mavi)
artı zamanlama ve senkronizasyon sinyallerini hava dalgaları veya tek bir
kablo yoluyla nakledilebilir. Bir kompozit içine kombine edilebilmesi.
Kompozit videolar ve televizyon setlerinde VCR'lerde ve diğer alt fiyat
grubundaki video techizatında kullanırlar. Composite Sync: Yatay ve dikey scan kontrolleri olan toplu bir senkronizasyon
sistemi. Compression/Decompression: Depolama ve iletişim araçlarının taşıyabileceğinden daha fazla
bilgiyi saklamamızı ya da iletmemizi sağlayan sıkıştırma ve açma yöntemidir. COMPUSERVE: Compuserve'de America On Line gibi, dünyanın en büyük on-line
servislerinden biridir. Aradaki fark Compuserve'ün daha çok iş dünyasına
yönelik olmasıdır. Compuserve'den Internet'in birçok servisine metin-tabanlı
bağlanabilirsiniz. Compuserve aynı zamanda Spry Inc firmasının da sahibidir.
Bu yüzden Spry Inc'e ait olan Mosaic web tarayıcısının promosyonlarını
gerçekleştirmektedir.
Compuserve, yakında kendisi dışında Internet'e ayrı bir
tarayıcıyla bağlanmak istemeyenler için Microsoft Internet tarayıcısının özel
bir sürümünü destekleyecektir. Compuserve hakkında Internet üzerinden bilgi
almak için http//www.compuserve.com ve http//www.spry.com adreslerine
bağlanabilirsiniz. Compuskip: Banttan bulunduğu durumdan ileride veya geride belli sayıda
seçilmiş konumu arayıp bulan sistem. Computer Simulation: Bir bilgisayar programı içindeki fiziksel işlemlerin
simülasyonu CONFERECING (KONFERANS): Web üzerinde, iki ya da daha fazla bilgisayar aracılığıyla,
yüzyüze, görsel ve sesli iletişimdir. Günümüzde hatların elverişsiz olması
nedeniyle eş-zamanlı bir görüşme sağlamak olanaksızdır. Web'ler bu tip
iletişimi sağlamak açısından BBS'lerden daha elverişlidir.
http//webnotes.ostech.com adresinde bu konu hakkında bir demo bulabilirsiniz.
Configuration (konfigürasyon): Hardware için, sistemi oluşturan bir grup araç. (device)
software için toplam software grubunun arasında kurulan ilişki. Configuration: Bir bilgisayar sisteminin dizaynı cihazların birbirine uyumunu
sağlayan arajman işlemi. Congestion: TıkanıklıkVeri iletişim ağının kapasitesinden fazla yüklenmesi
sonucu oluşan durum.Connection (Bağlantı)Bir noktadan diğer bir noktaya adanmış
veya anahtarlanmış iletişim yolu. Continue: CD player'de seçilmemiş bölümlerin çalınmasına devam
edilmesini sağlayan özellik. Contrast (Kontras): Bir görüntünün beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranının
farkı. Contrast Ratio (Kontras Oranı): Bir görüntünün mümkün olan en parlak bölgesinin, mümkün olan
en karanlık bölgesine olan parlaklık oranı. Contrast: Bir görüntünün beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranla ne
denli parlak olduğu Control unit: Bilgisayarda işlemleri organize ve kontrol eden bölüm. Controller: Bir işlem veya makinenin işlemini kontrol eden aygıt. Coprocessor: Mikroişlemci ile birlikte çalıştırılan ve mikro işlemcinin
özel bazı hesaplamalarını daha hızlı yapabilmesini sağlayan mikroişlemci
cihazı. CorelIDRAW 7.0: Eski yavaşlığını yenerek karşımıza çıkan Coreldraw 7.0, vektör
grafiğe dayalı, metin işleme olanakları ve 22.000 ClipArt, 825 tane font ve
100 tane High-Resolution olanakları ile beğeni kazanan bir program. Counter: Sayaç. Mekanik ya da elektronik olarak çalışır. Kafa önünden
geçen band uzunluğunu inç cinsinden verir. CPU: Central
Processing Unit. Merkezi İşlem Birimi. Bilgisayarın işlemlerinin yapıldığı ve
transistörlerin bulunduğu küçük çip. Cracker: Sistem kırıcıSistem kırıcı yetkisi olmayan bilgisayar
sistemlerine girmeye çalışan kişilere verilen isimdir. Bu kişiler bilgisayar
hastalarının (hackers) tersine kötü niyetlidir ve kırdıkları sistemlerden bir
çok menfaat elde ederler. bilgisayar hastası (hacker), Truva atı (Trojan
Horse), virüs (virus), solucan (worm). vb. Cracker: Sisteme giriş yetkisi olmayan sistem kırıcı kişilere verilen
isim. Hacker'ların tersine kötü niyetli kişiler olup, menfaat elde etme amacı
güderler. Crawis: Ekranda gözüken credit'lerin veya diğer grafik malzeimelerinin
haraketleri Cursor (imleç): Bilgisayar ekranında göz kırpan çizgi veya kutu. Bir sonraki
data girişinin nereye yapılacağını gösteren işaret. Cut: Bir
yapım içinde bir sekans ile diğer bir sekans arasında ani bir geçiş aynı
zamanda bir video edit'i için de kullanılır (kesme). CWIS: Campus Wide Information system Cyan: Camgöbeği rengi. Cyberspace (Siberuzay): Ünlü bilim kurgu yazarı William Gibson tarafından Neuromancer
isimli romanında kullanılan terimdir. Bilgisayarlardan oluşan ve toplumun bu
bilgisayarların etrafında oluştuğu bir dünyayı ifade etmektedir. İlk kez ünlü
bilim kurgu yazarı William Gibson'un "Neuromancer" adlı romanında
kullandığı, bilgisayar destekli iletişimin, insan beyni ve bilgisayar ağı ile
tanımladığı bölge. |
|
DA (Display Adapter): Görüntü adaptörü. DA/Converter: Bilgisayar tarafından kullanılan dijital sinyalleri, analog
sinyallere çeviren bir cihaz DAC: Dijital
ses kasedi DARPA: Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (Defense
Advanced Research Projects Agency) DAT: Dönel
kafa prensibi ile sayısal yazan ve okuyan kesinlikle dip gürültüsü olmayan
kayıt cihazları. Bunlar 44.1 ya da 48, KHz sampling rate kullanarak CD
kalitesinde ya da daha yüksek kalitede kayıtlar gerçekleştirir. Bunların
CD'ye çıkışları sayısal olarak yapılacaksa mutlaka 44.1 olarak
kaydedilmelidir. DAT: (Digital
Audio Tape) Özel formatta kaseti üzerine 16 bit 44.1 ya da 48 KHz. sampling
rate kullanarak digital ve dönel kafa prensibi ile çok kaliteli kayıt yapan
teyp sistemi. DAT: Digital
Audio Tape günümüzde Master banda olarak standartlara yerleşmiş Teyp sistemi.
Dönel kafa sistemi ile çalışmakta. CD ya da üzerinde kayıt yapan teyp
sistemi. DAT: Digital
Audio Tape tamamıyla sayısal kayıt formatları ile kendine özgü kaseti üzerine
video recorder prensibi gibi dönel kafa ile kayıt yapan teyp aygıtı. Data (Bilgi-veri): Bilgisayar tarafından üretilen ve işlenebilen bilgi elemanı
için kullanılan Database Veri tabanı: Bir bilgisayar sistemi içinde saklı ve erişilebilir verilerin
tümü. Bunlar değişik kullanıcıların aynı bilgilere erişebilmesi ve gereksiz
tekrar ve fazlalıkları önlemek amacıyla büyük bir kütük şeklinde
hazırlanabilir. Bu düzen veri saklama alanında daha az yer kapladığı gibi erişim
süresini de hızlandırır. İzni olmayan kişilerin kullanmasını ve başkalarına
ait verilerle karışımı veya bunların bozulmasını önlemek için bu kütüğe
parolalar ve kullanıcı alanları konulabilir. Data bus: Veri hattı. Database (Veritabanı): Bilginin çok sayıda kullanıcının yararlanacağı şekilde
saklanması. DBS: Uydu
televizyon yayınları televizyon sinyallerini uydulardan direkt olarak
evlerdeki antenlere gönderen uydu yayın sisitemi. Decimal: Onlu. Decoder: Kod çözücü. Bazı uydu yayınları elektronik olarak kodlanmakta
ve kod çözücü olmadan izlenmemektedir. Sadece abonelere dağıtılan bu kod
çözücüler, sinyalleri izlenebilir hale getirir. Ancak rekabet nedeniyle pek
çok kuruluş kodlama sisteminden vazgeçmek zorunda kalmıştır. Decoder / Encoder: Bir decoder kompozit bir video sinyalini ayrı ayrı RGB
sinyallerine çevirir. Bir encoder ise, bu RGB sinyallerini tek bir kompozit
sinyale çevirir. Dedicated Line: Bir iletişim şirketinden kiralanan özel hat. Default route: Varsayılan rotaSevk tablosunda adresi bulunamayan paketlerin
gönderileceği rota. Default: Bilgisayarın otomatik olarak geçerli saydığı ve aksi
belirtilene kadar geçerliliğini koruyan işlem veya değer. DARPA: Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri AjansıAskeriye
tarafından kullanılmak üzere yeni teknolojiler üretmekle sorumlu A.B.D.
Savunma Bakanlığı Ajansı. DARPA (daha önce ARPA olarak bilinmekteydi) bugünkü
Internet'in geliştirilmesinden sorumluydu ve Berkeley UNIX ve TCP/IP'yi de
içeren bir çok geliştirme projesini finanse etti. DDN NIC: Savunma Bakanlığı Bilgisayar Ağı için Ağ Danışma Merkezi Definiton: Bir görüntünün kesinlikği veya ayrışımı. Defringe: Photoshop'da, A zeminindeki bir B alanını kopyalayıp, bir C
alanı üzerine yapıştırdığınızda, B alanın kenarlarında oluşan ve A zeminine
ait olan pikseller. Bu piksellerdeki renk, C ile uyumsuz ise çok çirkin bir
görüntü oluşur. Degrade: Bir rengin bir başka renge dönüşmesi esnasında oluşan renk
geçişi. Koyudan açığı gibi.. DEJANEWS: Adres http//www.dejanews.com/DejaNews aradığınız konuyu UseNet
haber grupları aracılığıyla bulur. Bulunan bilgiler ise yazdığınız kelime
tutarlılık derecesine göre sıralanır. Dekuplaj: İstenmeyen sinyallerin şaseye iletilmesi. Dekuple: Bir sonraki kata iletilmeyen, şaseye aktarılan Delete: CD playerde diskin istenmeyen bölümlerinin çalınmamasını
sağlayan özelik (veya silme tuşu). Delimiter: Bir depolama bölgesinde bilginin başlangıç ve bitişini
işaretleyen karakter.Bu işlem için Desaturate: Solgunluk. Bir rengin veya bir alandaki renklerin, olduğundan
daha cansız, tram değeri düşük görünmesi. Device: Özel bir işlem yapabilen hardware parçası. Printer, bir device
örneğidir. Deşarj: Boşalma, üzerindeki yükü atma. Dial-up: İki makine arasında telefon hattı üzerinden arama yapılarak
sağlanan geçici bağlantıya verilen isim. Difüzyon: Dağılma, yayılma, püskürtme. Digital (Sayısal): Ses, görüntü, bilgisayar verisi ya da diğer bilgiler için
işlemleri yapmak veya ikilik (sıfır veya bir) sinyalleri iletmek için voltaj,
frekans, genlik, zaman vb. ayrık değişkenleri kullanan bir yöntem. Digital Analog Converter: Sayısal analog dönüştürücü. Dijital/Anolog Çevirme: Bilsayarın hafızasında herhangi bir şekilde depolanmış
örnekler sayısal olarak işlenip, analog sinyallere çevrilir. Bu sinyallerinde
uygun bir cihaza iletilmesiyle hafızadaki o verinin temsil ettiği sesi
duyarız. Digital Audio: Sesi daha yüksek kalite sağlmak amacıyla bir sayısal dizi şeklinde
kodlayarak saklanan bir ses alma tekniği. Digital Computer: Sayısal bilgisayar. Digital Date: Bilgisayarda kullanılan ve işlemi yapılan sayısal bilgiler Digital: Sayısal. Digitize: Bir audio veya video sinyalini analog halinde, bilgisayar cinsi
dijital kod numaralarına dönüştürmek. Digitizer: Analog bir video görüntüsünü dijital bilgisayar grafiğine
dönüştüren bir cihaz. DA Conversion: Bilsayarın hafızasında herhangi bir şekilde depolanmış
örnekler sayısal olarak işlenip analog sinyallere çevrilir. Bu sinyallerinde
uygun bir cihaza iletilmesiyle hafızadaki o verinin temsil ettiği sesi
duyarız.Sentezleme yoluBilgisayar ses kartına veya içerdiği ses düzeneğine
nota bilgisini yollar. O düzenekte bu bilgiye analog sinyaller üretir. En uygun iki tür sentezleme metodu FM ve dalga tablosu
sentezlemeleridir. MIDI Yardımıyla Nota bilgisi, bir midi aracısıyla, midi
standartını destekleyen müzik aletlerine bilgisayardan yollanır. Bu müzik
aletleri de gelen bilgiye göre müzik üretir. Burada gerçekleşen olay kısaca
şudur Bilgisayar çeşitli müzik aletleriyle belli bir aracı sayesinde iletişim
kurabilmektedir. CD-ROM Sürücünün Denetlenmesi Bilgisayar bir CD sürücüsünü
kontrol ederek, bir CD'deki depolanmış müziği okutabilir.Ses kartlarının
bilgisayar dünyasında anlayabileceği sayılar dijital halinde ifade etmenin
temelinde analog/dijital çevirme işlemi bulunmaktadır. Örneklemenin kalitesi
alınan örneklerin ne kadar sıklıkla alındığı ve her bir örneğin ne kadar
bit'le anlatıldığıyla doğru orantılıdır. Örnek olarak, l6 bitlik, 44 Khz.lik
bir örneklemenin anlamı bir doğal sesi, bir/44000 sinyalde, bir değerini
ölçmek ve elde edilen değeri 2 üzeri l6 değerden birisine (2^16)
eşitlemektedir. Günümüzde l6 bitlik örneklemeler yaygındır. Fakat değişik
çözünürlüklerde vardır.Adlib Gold l000, l2 bitlik Genoa Audiobahn l0 bitlik
örnekleme kullanılır. ADPCM PCM`in değişik bir çeşidi olup daha çok
sıkıştırma olanağı sağlar. Bunun bedeli de ses kalitesinin PCM de olduğundan
daha az olmasıyla ödenir.FM Sentezleme Yukarıda bahsedilen bu sentezleme
metodunda ses verisi: dalga şekli üretebilen işlemciler tarafından yaratılır.
Bunu da bazı basit dalga şekillerini kullanarak, bunları çeşitli şekilde
belirleştirerek yapmaya çalışırlar. Temel olarak Sinüs kare, üçgün, testere dişi şeklindeki
bazı basit dalga şekillerini birleştirip ezip büzüp gerçek bir ses datasına
yaklaşmaya çalışırlar. Bu tabi ki çok zordur. Etrafımızda duyduğumuz doğal
sesleri yapısında o kadar fazla Sinüs dalgası vardır ki bunlar sayı olarak
taklit edilmesi bile şekil olarak taklit edilmeleri imkansıza yakındır. FM
sentezleme yoluyla gerçekci sesler elde etmek zordur. Zaten FM sentezleme ile
elde edilmiş sesleri dinlerken, elektronik devreleri bu işte bir parmağı
olduğu hissine kapılırız. Gerçek sese yaklaşmak için
gelişigüzel dalga birimlerinin de kullanıldığı olur. Fakat daha çok işlemci
kullanmak kaliteli ses elde etmek için daha uygun bir yöntemdir. Adlib FM
sentezlemeyi kullanan ilk kartı. Bu kart'da iki işlemcili bir yamaha YM 3812
FM çipi bu görevi üstlenmişdir. Bir çok Adlip uyumlu kartlarda FM
sentezlemeyi kullanırlar. FM sentezleme yapan daha yeni kartlar yamaha SBPro
daha mantıklı bir seçim olacaktır. Directory (dizin): Depolama bölümü için her dosyaya ait adı, yeri, boyutu,
yazılım veya son düzeltme tarihini veren tablo. Disket: Software veya data kaydetmeye yarayan, düz, eğilebilir,
magnetik materyal ile kaplı ve koruyucu zarf içindeki çevre birimi. Display size: Bir monitörde, kullanıcının çalışabileceği gerçek ekran alanı Display: Bir görüntünün elektriksel işaretlerden optik işaretlere
çevrildiği düzen. DCE:
Dağıtılmış İşlem OrtamıStandart programlama arabirimleri, yöntemleri ve
hizmet birimi işlevlerinden oluşan ve aynı uygulama programlarını değişik
mimariye sahip bilgisayarlar üzerinde kullanabilmeye olanak sağlayan mimari.
Digital, IBM ve Hewlet Packard tarafından öncülük edilen Açık Yazılım Kurumu
(OSF-Open Software Foundation) tarafından desteklenmekte ve gelişmeler
kontrol edilmektedir. Distorsiyon: Bozulma, değişikliğe uğrama, girişe uygulanan ya da üretilen
sinyalin orijinal dalga şeklinde bulunmayan özelliklerin çıkışta meydana
gelmesi. Distorsiyon, haberleşme sistemlerinde önemli bir problemdir. Arzu
edilmez. Çeşitleri:
Genlik, Atenüasyon, Geçiş, Gecikme, Sapma, Harmonik, İçmodülasyon, Lineer
olmayan, Faz, Optiksel, Aralık distorsiyonlarıdır. Distorsiyon: Orijinal sinyalin faz, frekans, genlik ve dalga şekli
bakımından bozulmaya uğraması. Distortion: Bir devrede giriş karakteristiğinin çıkışta tam olarak yeniden
elde edilmemesi, şekil bozukluğu, deformasyon, distorsiyon, sesin
güçlendirilmesi sırasında oluşan bozulma miktarı. Oran, yüzde 1'den küçük
olmalıdır. Müzik seti alırken broşüründe bu oranın düşük olmasına dikkat
etmek gerekir. Distributed database: Dağıtılmış veritabanıKullanıcıya tek bir veritabanı gibi
gözüken fakat ayrı yerlerdeki veritabanlarından oluşan veritabanı. Buna iyi
bir örnek olarak Alan Adı Sistemi'ni (DNS-Domain Name System) verebiliriz. Dizüstü bilgisayarlar: Multimedya tasarımı bir dizüstü bilgisayarın sabit diskine
kopyalanır ve mevcut ekranından gösterilir. Prezantasyon birebir veya birkaç
kişiye yapılacaksa kullanılır. DNS: Alan
İsmi Sistemi (Domain Name Server). DNS:
Bağlanılan sunucu ismini açık Internet adresine çevirmek için kullanılan bir
mekanizmadır. Internet üzerinde aynı adlı iki veya daha fazla sunucu isminin
olmaması da yine DNS sistemi sayesinde gerçekleşmiştir. DNS: Internet
alfanümerik adreslerini sayısal adreslere (IP numarası) çeviren yöntem. DOCUMENT: Bir HTML dosyasının tüm içeriğine birden döküman denir. DOL:
Dinamik seslerin fizyolojik düzeltimi. Domain: Alanterimi Internet'te oldukça fazla kullanılmaktadır. Bu
terim Yönetimsel Alan mevzusunda ve Alan İsmi mevzusunda geçmektedir.
Yönetsel Alan (Administrative Domain), Alan İsmi Sistemi (Domain Name
System). DOMAIN NAME: Internet sitesini tanımlayan isimdir. Bir "Domain
Name" noktalarla ayrılan iki ya da daha çok parçadan oluşmak zorundadır.
Bir makinenin birden çok ismi olabilir, fakat bu adreslerin hepsi aynı
makineyi işaret eder. Ortada, gerçek bir bilgisayar olmamasına karşın bir
"domain name" olabilir. Bu, Internet'te bir Web sayfası olmasını
isteyen firmalar tarafından sıklıkla kullanıllan bir yöntemdir. Bu erişimi
sağlayan firmalar Domain Name System: Alan Adı SistemiDNS Domain: Bir Internet adresinde kullanıcı adının sağındaki kısım.
Mesela; cc.İTÜ.edu.tr DOS:
Bilgisayarın bilgi girişi ve depolama işlemleri için hazır hale gelmesini
sağlayan işlemler topluluğu. Dos İşletim Sistemi. DOSKEY: Komut isteminde girilen komutları tekrar kullanmak için bazı
klavye kısa yol tuşlarını kullanır. Yukarı ok tuşunu kullanarak bilgisayarı
açtıktan sonra girdiğiniz komutları yeniden çağırabilirsiniz. Dot address (dotted decimal notation): Noktalı adres
(noktalı sayısal gösterim) Nokta adres terimi A.B.C.D gibi gösterilen IP
adreslerini nitelemek için kullanılır, her biri harf toplam dört byte'lık IP
adresinin onluk düzende gösterilen bir byte'lık kısmını oluşturur. DOT Pitch: Monitör ekranında beliren beneklerin arasındaki mesafenin
ölçüsü. Double density: Standart tek yoğunluklu disketlere göre iki katı depolama
kapasitesi olan disket çeşidi. Double precission: Her sayıyı ifade etmek için iki bilgisayar kelimesi kullanma
işlemi. Hesaplama işlemlerinde fazladan hassasiyet gerektiğinde bu teknik
normal durumun iki katı hane sayısı kullanılır. Double sided: Her iki yüzüne de bilgi yazılabilen disket çeşidi. Dove: DOS ve WİNDOWS ortamları için harici ve dahili faks/modem
cihazları Downlink: Uydudan dünyaya sinyal nakli Download: Program ve / veya bilgilerin dosyalarını bir bilgisayarndan
bir başka cihaz veya bilgisayara geçirmek. Download: Bir bilgisayardan, ona bağlı diğer bir cihaza ( Downsampling: Photoshop'da, bir resmin boyutlarının, piksel atılarak
küçültülmesi. DPI: Dot per
Inches. Film çıkış cihazlarının, bir inç karelik alana (2.5 cm x 2.5 cm.)
pozlayabildiği nokta sayısını belirtir. Bir döküman çıkışa gönderilirken, Dpi
değeri, Lpi değerinin en az 16 katı olmalıdır. Daha fazla da olabilir. Drag and Drop: Bir ekran nesnesini (ikon) seçip işaretleyerek, bir başka
ekran nesnesinin içine koymak anlamında kullanılan bir GUI deyimi. Drain (dreyn): FET transistörün taşıyıcıları toplayan, bipolar transistördeki
kollektör elektrodunun karşılığıdır. Drift: Sürüklenmek, yığılmak, birikmek, tıkanmak, Drive: Magnetik elemanları yazıp okuyabilen ve CPU'nun işlem
yapabilmesini sağlayan araç. (sürücü) Driver: Harici teçhizatı kontrol etmek veya diğer programları yürütmek
için kullanılan bilgisayar programı. DSP: Sayısal
sinyal işleme. Dual: İkili, çift. Düğüm: Bilgisayar ağına bağlı, ve adresi verilerek erişilebilen
cihaza verilen isim. anasistem (host), yöneltici (router). Dump: Bir bilgisayarın hafızasının içeriğini görüntülemek, yazmak
veya depolamak Duotone: Bir resmin, bir veya dört ayrı spot renk ile basılmasını
sağlayan, eskinin dubleks tekniğinde efekt üretmemizi sağlayan mod. |
|
E-mail (E-posta) : Elektronik mektup. Internet
üzerinde kişisel mektupların bir noktadan bir diğerine yollanması için
kullanılan yöntem. E-MAIL: Internet'e bağlı makineler birbirlerine elektronik-posta atmak
suretiyle haberleşebilirler. Elektronik-postalar'a tarih, saat, gönderen
kişi, postayı alması gereken kişi ve postanın konusu mutlaka yazılmalı, sade
ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır. E-posta adresi: Belirli bir hedefe elektronik posta
göndermek için kullanılan alan adı tabanlı adres ya da UUCP adresi. Örneğin:
İlhami net. com.com gibi.ünlemli makine adresi (bang path), Unix'ten Unix'e Kopya
(UNIX-to-UNIX CoPy). E-zine (Electronic magazine): Internet üzerinde periyodik
sürelerle yayınlanan dergiler. Bazıları ücretli olup değişik ilgi alanlarında
çıkar. EARN: Avrupa Akademi ve Araştırma Kurumları Arası Bilgisayar Ağı
(European Academic and Research Network) Echo: Yankı EDTV: İngiltere'de IBM (Independent Broadcasting Auttorih)
tarafından geliştirilen televizyon sistemi, Ekranın yükseklik ve en oranı
HDTV ile aynıdır (16.9). Ancak satır sayısı yine 625'tir. EEPROM: Elektriksel olarak sürekli silinip, yazılabilen EPROM
denilebilir. Silme işlemi ultraviole ışık yerine, elektrik akımıyla
yapılmaktadır. EFF: Electronic Frontier Foundation EFFECT PROCESSOR: Stüdyoda eko, derinlik ve değişik dinleme
hacimlerinin etkilerini yaratan sistemler. EHT: Ekstra (fazladan) yüksek gerilim. ELA: Amerika Birleşik Devletlerinde öngörülen audio ve video
standartlarının tespit eden kuruluş. Elapsed time: CD'de çalınan bölümlerin süresine gösteren hane. Electronic Editing: Program bölümlerini video bandına fiziki
anlamda kesilmeden yerleştirmek ya da monte etmek. EFF: Bilgisayar kullanımının, dolayısıyla iletişim ve bilgi
dağılımının gitgide artamasının toplumda yarattığı sosyal ve hukuksal
etkileri saptamak için oluşturulmuş bir kurum. Electronic Mail (email): Elektronik Posta (e-posta)Bir bilgisayar
kullanıcısının aralarındaki iletişim ağı vasıtasıyla diğer bilgisayar
kullanıcıları ya da kullanıcı grupları ile Electronic: Elektronik: Elektronun hareketini boşlukta ve yarı
iletkende kontrol eden bilim dalı. ELEKTRONİK YAYINCILIK: Multimedyanın ana kullanım alanlarından
biridir. İletişim teknolojisinin ulaştığı son nokta multimedya ve
Internet'dir. Bu nedenle medya kavramını oluşturan tüm birimlerin
(Televizyon, ansiklopedi, katalog, kitap, dergi, gazete vs.) yüksek
teknolojiyi kullanarak daha iyi hizmet vermek ve bu yolla rakiplerini de
teşvik etmek ve bir yerde toplumsal sorumlulukları altına girmektedir.
Günümüzde
ekonomik olanaksızlıklar nedeniyle multimedya, medyanın tüm işlevlerini
yerine getirememektedir. Bu ekonomik olanaksızlıklar sebebiyle multimedya
henüz alternatif bir yayıncılık olarak uygulanmaktadır. CD-ROM kullanabilme
imkanı olmayan kesim gözönünde bulundurularak, CD-ROM içindeki bilgiler ve sesler, fotoğraflar ve filmlerle
desteklenebilir. CD-ROM baskı maliyeti kağıt baskı maliyetinden çok daha
düşük olduğu gibi, iyi korunduğu takdirde 100 yıl kullanılması mümkündür. On
ciltlik bir ansiklopedi yerine 100gr.'lık bir CD-ROM'un dağıtımı çok daha
kolay ve ekonomiktir. CD-ROM'un güncelleştirilmesi daha basit ve az
maliyetlidir. Etkileşim faktörü son kullanıcıya büyük zaman ve kullanım
kolaylığı kazandırır. Emisyon: Katı, sıvı yüzeyden ya da Encoder: Kodlayıcı. Enhance: Temel bir imgeyi, daha iyi dizayn standartlarına ve
görüntüsel anlatma ulaştırma için yapılan işlemler. Entegre devre: Bir çok devrenin veya devre kısımlarının
bir muhafaza içinde bir araya getirilmesi (toplayıcı). EP: Video veya kamerada hızın düşürülerek bant kapasitesinin iki
misline çıkarılması EPS: (Encapsulated PostScript) Sınırlandırılmış PostScript
diyebiliriz. Bir dökümanın PostScript dilinde kaydedilmesi. EQUALIZATION: Ton kontrol (Bas-orta-Tiz) seslerin işlenmesi,
düzeylendirilmesi ve bu prensiplere verilen isim. Equalize: Videoda görüntü sinyallerinin karakteristiklerini
kontrollü bir şekilde değiştirmek. Erase: Magnetik bir bilgiyi yenilemek veya silmek. Error Ethernet: Başlangıçta Xerox tarafından geliştirilen, daha sonra
Digital, Intel ve Xerox (DIX) tarafından düzenlenen 10Mb/s iletişim ağı
standardı. Eşmerkezli (coaxial) bir kabloya bağlanan tüm sistemler kabloyu
kullanmak için (CSMA/CD denilen bir yönteme göre mücadele ederler. Yerel Alan
(Local Area Network). EXCITE: Adres: http://www.excite.com/Gerçekten ne istediğinizi
bulamıyorsanız, Excite'ın gelişmiş yardımcı teknolojisi sayesinde ne
istediğinizi bulabilirsiniz.Her hafta yenilenen 11.5 milyon tam text sayfası,
Konularında oldukça bilgili olan yazarlar ve makaleleri, Use Net haber
grupları, saatlik haberler, yorumlar ve INTERNET üzerindeki ilk interaktif
çizgi film gösterisi. Extension: Dosya adından sonra yazılan üç karaktere kadar ek.
Extension, dosya adının belirleyicisi veya ayırıcısı olarak görev yapar.
Dosya adından (.) ile ayrılır. .DOS, .AVI, .WRI, .BAS vb. Exterpolation: Bilinen iki noktanın dışındaki bilinmeyen
üçüncü noktanın bulunmasına dayalı matematiksel işlem türü. Tersi,
İnterpolasyon'dur. |
|
Fade in/out: Görüntünün yavaş yavaş açılması/kararması, Video kamerada
fader düğmesine basıldığı zaman devrye girer. Görüntünün karanlıktan yavaş
yavaş belirmesini istiyorsanız objektin yandaki FADER düğmesine basarsanız
kayıt düğmesini kapatıp kaydı bitirirdiğinizde görüntü yavaş yavaş
kararacaktır. Eğer fader düğmesine iki kez basarsanız görüntü mozaik biçimi
kararıp kaybolacaktır. Bu özellik de monitör ekranından görülebilir.
Görüntünün normal açılıp kapanmasında FADER yazısı, mozaik kararma ise
M.FADER yazısı görülür. Bu özelliği kullanmaktan vazgeçtiyseniz tekrar FADER
düğmesine basınız. Ekrandaki yazı da silinecektir. FAQ: Sıkça
Sorulan Sorular (SSS). Fast motion: Hızlı hareket. Feasibility Study: Olurluk İncelemesi (Fizibilite etüdü)Bu terimin bir başka
söylenişi de ön-incelemedir ve aşağıdaki üç alan ile ilgilidir: 1- Mevcut
sistemin veya sistemin içinde işlediği çevrenin karakteristikleri ve
özellikleri, 2- Yeni bir sistemin geliştirilmesinin mi yoksa mevcut sistemin
gözden geçirilerek düzenlenmesinin mi uygun olacağının incelenmesi, 3-
Önerilen sistemin, incelemeyi yaptıran kuruluş veya organizasyon için
gerçekleştirilebilir olup olmadığının incelenmesi. Feather: Erime. Select, Feather. FCC: İletişim
ve yayıncılıkta hava dalgalarının kullanılmasını kontrol eden hükümet
dairesi. Feding: Alıcıda ses dalgalarının hava ve coğrafi şartalara göre
değişmesi olayı. Feedbck: Bir mikrofonun kendi Hoparlörlerinden çıkan ses vasıtasıyla
yeniden ses yaratma işlemi. Zil sesi ya da diğer tiz sesleri gibi. Fetch: Bilgisayarda emirlerin getirilmesi. Fidelite: Kalite Field: Belirli kategorideki datalar için ayrılmış kayıt bölümleri. Filcker: Televizyon ekranıda ışık kırpışması. File protection: Depolama cihazında, mesela diskette; beklenmedik data
silinmelerini önlemek için kullanılan işlem veya cihaz. File Server (Dosya Hizmet Birimi): Uzaktaki kullanıcılar (istek birimleri) için dosyalara erişim
sağlayan bilgisayar. File system: Dosya sistemi. File transfer: Dosya aktarmaBir bilgisayardan diğer bir bilgisayara dosya
aktarma işlemi Dosya Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol), Kermit. File Transfer Protocol (FTP): Dosya Aktarma ProtokolüBir sistemdeki kullanıcının iletişim
ağı üzerinden diğer bir sisteme erişme-sini ve oradaki dosyaları kendine veya
kendi dosyalarını oraya aktarmasını sağlayan protokol. Ayrıca, FTP
kullanıcıların bu protokolü kullanmalırını sağlayan programa verilen isimdir.
Protokolün tanımı STD 9 ve RFC 959'da yapılmıştır. anonim FTP (anonymous
FTP). File: Bilgisayar tarafından bir bütün olarak kabul edilen,
birbirleri ile ilgili data gruplarının toplandığı program.Filitre: Süzgeç,
süzme Fill Pattern: Yazılımda bulunan esas renk ve dizayn. Bir tablo ya da çizimin
bölümlerine biçim vermek için kullanılır. Film strip: Yatay pozisyonu 18 Filter: Bir audio veya video sinyalinin frekansında bant veya disk
hızına oranla görülen ani değişim. Finger: Belirli bir kullanıcı hakkında bilgi veren programdır, ayrıca
kendi sisteminizde veya uzak sistemde giriş yapmış kullanıcıları listelemek
için de kullanılır. Finger: Sizin bağlı bulunduğunuz ağdaki kullanıcılar hakkında
bilgileri bulmanızı sağlayan bir protokol. Bazı ağlar dışarıdaki sistemlerden
arama yapılmasına izin vermez, bazıları ağ içinden de izin vermez. Fixed disk: Data depolaması için kullanılan, çevre etkilerinden korunmak
için sıkı kalıplara alınmış hard disk. Flame: (Hiddetten dolayı) parlama. Elektronik posta Flame War: Canlı olarak yapılan, zaman zaman nezaket kurallarının
unutulduğu hararetli ve heyecanlı tartışma. FLC,FLI: Animasyon formatı. İlk olarak Autodesk tarafından kullnılmaya
başlanılan bu format günümüzde bir çok grafik yazılımında kullanılmaktadır. FLI/FLC: FLI ve buna bağlı olarak sonradan çıkan FLC formatı, PC'deki
animasyonlar için standardı belirliyorlar. Autodesk tarafından
Autodesk-Anima-tor ile birlikte geliştirildi ve bir süre sonra da FLC formatı
ve Animator Pro olarak genişletildi. FLI, 320X200 çözünürlüğünü, FLC ise 256
renk 1024X768'e kadar olan tüm çözünürlükleri destekliyor. FLI/FLC formatının
değişik mutasyonları 15/16/24 bit renk derinliği sunuyorlar, ancak bunlar
standarttan sapıyorlar ve özel bir Player gerektiriyorlar. Floating point aritmetic: Programın radix noktası (virgülün bulunduğu yer) otomatik
olarak hesaplayıp kaydettiği hesaplama çeşididir. Programlayıcı, bunu
hesaplamaya uğraşmaz. Flowchart: Programdaki işlemi grafik metodla gösterme. Focal Blur: Raytracing ile hesaplanan resimlerde önden arkaya kadar her
şey tam olarak keskin değil. Bu ise hiçbir şekilde görme alışkanlıklarına uygun
değil. Çok yakında duran bir cisme bakıldığında arkadaki her şey keskin
görünmez. Bazı Raytracerlar bu efekti simüle ediyorlar ve böylece resimler
çok daha doğal görünüyor. Font: Romen, italik, Helvetica vs. cinsinden yazı karakterleri. FOOTER: HTML dökümanının "dip" bölümüdür. Bu bölümde For Your Information (FYI): Bilginiz İçinRFC'lerin TCP/IP ve Internet konusunda bilgi
veren, teknik standartlar ve protokol tanımları içermeyen, bir alt grubudur.
Request For Co Fore front Venüs: 486DX2/66 tabanlı, aktif matris renkli ekrana sahip güçlü bir
notebook. Bellek 8,12 ve 20MB'a yükseltilebiliyor. Ayrıca harici disk sürücü,
PCMCIA yuvasına takılan Faks/Modem ve harici batarya şarj cihazı
takılabiliyor (ve şimdi de Pentiumlara uyumlu). FORM: HTML sayfalarında Web servisine bağlanan kullanıcıdan Web
tarayıcısı sayesinde bilgi almak için kullanılır. Daha sonra bu bilgiler
sunucu makinede kurulu olan özel bir programla değerlendirilir. Web sayfaları
üzerinde formlar yaratmak için CGI programlamayı bilmek gerekir. CGI hakkında
daha çok bilgi edinmek için http://the-inter.net/www/future21/html.html
sayfasına bir göz atabilirsiniz. Bu adreste Web sayfası yaratmak ve CGI ile
formlar yaratmak hakkında güzel bilgiler bulacaksınız. FPU:
(Floating Point Unit. Kayan Nokta Ünitesi.) CPU üzerinde bulunan ve çok
hassas işlemlerin yapılmasında görev alan ünite. FQDN: Tam Tanımlanmış Alan İsmi (Fully Qualified Domain Name). Freenet: Ücretsiz ağE-posta bilgi hizmetleri, etkileşimli iletişim ve
konferans gibi işlevleri olan halke açık sistemlere verilen isim. Freenet'ler
kişiler ve gönüllüler tarafından finanse edilir. A.B.D. freenet'leri
bilgisayarla iletişimi halka açık kütüphaneler gibi yaygın hale getirmeye
çalışan NPTN (National Public Telecomputing Network) üyesidirler. Freeware: Ücretsiz kullanılabilen yazılım. Bu programları hiçbir ödeme
yapmadan kullanmak mümkündür. Programın satılması ise ancak izin verilmiş ise
mümkündür. Dağıtılması ise serbesttir. FTP (File Transfer Protocol): Sadece bir protokol değildir, bu protokol Internet üzerinde
veri yollamanın ve almanın en çok kullanılan biçimidir. FTP kullanılarak
başka bir Internet sitesine "login" olunur ve buradaki dosyalara
"site sorumlusu"nun hak tanıdığı kadar erişim sağlanır. FTP: Dosya
Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol). FTP (File Transfer Protocol): Çeşitli sistemler arasında dosya aktarımı yapılmasını sağlamak
için kullanılan bir protokol. Full-Motion Video: Gerekli sayıda imge (saniyede 30 Frame) yarattıkları için
televizyonda görülenleri envüle eden video sekansları. FQDN: Tam Tanımlanmış Alan Adı:FQDN bir sistemin tüm alan adını
içeren adresine denir. Örneğin asiyan bir sistem adıdır,
asiyan.cc.boun.edu.tr FQDN'dir anasistem (hostname), Alan İsmi Sistemi
(Domain Name System). Function keys: Keybord üzerindeki belirli tuşlardır ve basıldığında
bilgisayara belli bir işi yapma talimatı verir. Fonksiyon tuşları, kullanılan
uygulama programına bağlı olarak belirlenebilir. Function: Özel talimatlar aracılığı ile belirlenen bilgisayar işlemidir.
(Alt) Bazı GWBASIC fonksiyonlar COS, EOF, LEFTS, TAN |
|
Galley View: Nota yazımının daha
seri bir şekilde yapılması için düzenlenen sayfa. GAME LAN: Adres:
http://www.gamelan.com/Bu günlerde popüler olan Java uygulamalarından bir
derleme. katigorilere göre sıralanmış. GAMES DOMAIN: Adres:
http://www.gamesdomain.com/Favori oyununuz hakkında arama yapmanıza olanak
sağlayan bu sayfa oyun meraklıları için tasarlanmış. Ga Ga Gamut: Tarayıcıların, film çıkış
cihazlarının vb. kabul ettiği renk sınırlama, tanıma limiti. GATEWAY: Gateway, teknik olarak aynı
türden olmayan iki protokol'ün anlaşılmasını sağlayan donanım ya da yazılım
anlamına gelir. Örneğin Compuserve'ün kendi Gateway: GeçitAynı işlevlere sahip
fakat farklı yapılardaki ağlar arasında verileri aktaran cihaz ya da
programlara verilen isim. mail gateway, router, protocol converter. Gateway: İki ağ arasındaki geçit. Bu
şekilde bir ağdan diğerine veri iletimi yapılır. GCC: GCC ürün grubunda
postscript laser yazıcıların yanısıra ColorFast Digital Film Kayıt cihazı ile
ColorTone Dye-Sublimation renkli fotorealistik yazıcı üniteleri yer
almaktadır. GCR: Gray Component Replacement.
Orta tonlardan faydalanarak Siyah'ın üretilmesini sağlayan bir teknik. GCR'de
koyu bölgelerde, her renkte de tram vardır. Ghost: Ekranda gölge, kayma,
görüntünün çift görünmesi (=double image). GIF: Grafik dosyalarını
sıkıştırmak ve böylece veri aktarma zamanından tasarruf etmek amacıyla
Compuserve tarafından yaratılmış birer grafik formatıdır. Web dokümanlarında
sık sık kullanılır. GIF: WWW üzerindeki görüntü
dosyaları için kullanılan standart bir format. GIF dosya formatı, dosya
büyüklüğünü azaltan bir sıkıştırma yöntemi kullandığı için oldukça
popülerdir. Gigabyte (G veya GB): Bir milyar bayt. Global search: Bir değişkeni
referans alarak, (karakter veya komut olabilir) text içerisindeki her türlü
görünümünü vererek araştırma şekli. GNN SELECT: Adres:
http://gnn.com/gnn/wic/wics/index.html INTERNET'in size sunabileceği en iyi
servisler. Eğlenceden ulaşım'a her şey GNN'de var. GOPHER: Internet üzerinde hypertext
kullanmadan değişik menölerdeki materyallere ulaşmayı sağlar. Gopher: Internet üzerindeki
bilgilere hiyerarşik menöler halinde erişimi sağlayan dağıtılmış bilgi
hizmetidir. Gopher kullanıcının bir kullanıcı programı (client) kullanarak
tüm gopher dağıtıcılarındaki (servers) bilgilere ulaşmasını sağlar. Tüm
dağıtıcılardaki bilgilerin toplamı gopher uzayı oluşturur. Kullanıcı ve
dağıtıcı programları Internet üzerinde ücretsiz olarak mevcuttur. Archie,
arşiv makinesi (archive site), Geniş Alan Bilgi Hizmet Birimi (Wide Area
Information Servers). Grab Utilitiy: Herhangi bir
programdan bir ekran görüntüsünü kapatarak bir diğer program vasıtasıyla
imgeleme veya yapım maksadıyla bir diğer file veya çıkışa nakleden küçük bir
RAM- Dayanıklık programı. GRAFİK: İletişim; kelimelere
bağımlı kalmaktansa değişik şekiller, boyutlar ve renkler kullanılarak
zenginleştirilmektedir. Multimedya grafik kavramının içinde tanıdığımız iki
unsur bulunur. Bunlardan birincisi fotoğraf, ikincisi resimdir. Bu iki unsur
multimedyaya anlaşılırlık ve görsel zevk katarlar. Yerinde kullanılan
nitelikli bir grafik, yazı veya sözle verilebilecek Teknik Bilgi: Çözünürlük: Grafiğin ekranda hangi büyüklükte ve ne kadar net
görüneceğini belirler. Grafik ne oranda büyütülürse veya aynı büyüklükte ne
kadar daha net gösterilmek istenirse diskte kaplayacağı yerde o kadar büyük
olur. Renk bilgisi: Bir grafiğin içinde bulundurduğu
renk sayısını belirler. Gerekli yöntemler doğru olarak uygulanırsa GRAFİKLER: Daha büyük olmaları ve
yavaş yüklenmelerine rağmen grafiklerin görsel çekiciliği her zaman web
servislerini onları bolca kullanmaya itmiştir. Günümüzde Internet üzerinde
sıkça kullanılan ve güçlü sıkıştırma algoritmalarına sahip iki grafik formatı
vardır: GIF ve JPEG. Grafikler hakkında ipuçları istiyorsanız bir UseNet
haber grubu olan comp.infosystems. www.authoring.images adresine
bağlanabilirsiniz. Graph Area: X veya Y yayları arasında
bilinen bir grafiğin yaratıldığı alan. Graphic Adapter: Bir bilgisayarda
bütün görüntü yaratan fonksiyonları yürüten devreler. Graphic: Objelerin kelimeler olarak
değil de resim olarak görüntülenebilmesini sağlayan hardware/software
özelliği. Bu işlemlerde çizgi çizebilme ve çeşitli işlemleri uygulayabilme
özellikleri vardır. Graphics Display: İş
dünyasında kullanılan grafikleri görüntülemek gibi özel durumlar için dizayn
edilmiş yüksek performanslı bir gösterim terminali. Grayscale: Beyaz ve siyah arasındaki
gri tonların eşitliği Grayscale: Siyah/Beyaz dökümanları
tarama modu. GROFPWARE: Aynı bilgiler üzerinde
çalışan, aynı binada, odada veya ağ üzerinde çalışan bir grup insan için
tasarlanan programlara denir. GUI (Graphical User Interface):
Grafik Kullanıcı Arabirimi. GUI: Karaktere dayalı bilgisayar
ınterface'leri ve DOS için kullanıcıya kolaylık sağlayan bir alternatif.
Kullanıcıya karakterlere dayalı bir kumanda klavyesinde yazmak yerine bir
dizi kumanda seçeneğinden istediğini vurgulama imkanı verir. |
|
Hacker: Bilgisayar hastasıBilgisayar sistemleri ve iletişim ağlarının
yapısını derinlemesine anlamaktan zevk duyan kişi. Bu terim bazen yanlışlıkla
cracker yerine kullanılır. Sistem kırıcı (cracker). Ham: Odyo frekans
sistemlerinde bulunan gürültü, kalın sesli vızıltı. Hardware: Bilgisayar sisteminin sahip olduğu cihazların tümü (Donanımı).
Head: Kafa, video cihazında bandı okuyan ya da kayıt yapan ve bir
tambur içine gizlenmiş hareketli parça iki üç ya da dört adet olur. HEADING (BAŞLIK): HTML dökümanlarında Hexadecimal: Taban olarak 16'yı kabul eden sayı sistemi. Bu sistemde, 0-9
arası sayılara ilave olarak A, B, C, D, E ve F harfleri sayı olarak
kullanılır. Hidden file: Normal directory araştırmasında görülemeyen dosyalar. Normal
DOS komutları ile bu tür dosyalar üzerinde işlem yapılamaz. High grade: Yüksek manyetik özelliğe sahip video bant. Hiss: Teypte band hışırtısı. Histem adı: Bir bilgisayara verilen isim. Tam Tanımlı Alan İsmi (Fully
Qualified Domain Name). Holl: Oyuk, boşluk. Home Page: Bir Web hizmet biriminin kimlik ve içindekiler bilgilerini
içeren başlangıç sayfası. Ana sayfa. Horizantal Resolution: Ekran üzerinde yatay olarak bulunan pixel'lerin sayısını
belirtir. Horizontal Resolution: Ekran üzerinde yatay olarak bulunan pixelerin sayısını
belirtir. Horizontal Scan Rate: Elektron ışın scanlarının bir CRT'nin ekranındaki hızını
belirtir. Horizontal Scan Rate:Elektron ışın scanlarının bir CRT'nin
ekranındaki hızını belirtir. Host: Grafik teminatını kontrol eden video sinyalini bilgisayar veya
diğer kaynağı. Host number: Sistem numarası Host: İletişim ana sistemiKullanıcıların diğer iletişim ana
sistemleriyle haberleşmesini sağlayan bilgisayar. Kişiler haberleşmeyi
elektronik posta, telnet ve FTP gibi programlar vasıtasıyla yaparlar. Hostname: Internet bağlantısı olan bir bilgisayara verilen isim. Hot Line: Sıcak Hat.Sadece iki telefon abonesine hizmet eden özel bir
hat. Bu hatta bağlı bir abone ahizesini kaldırınca diğer abonenin zili
otomatik çalmaya başlar. HOTJAVA: Sun MicroSystems tarafından tasarlanmış Mosaic-tipi web
tarayıcılarına alternatif olarak tasarlanan yeni bir Java destekli web
tarayıcısıdır. Özellikle "etkileşimli" web sayfaları geliştirmek
isteyenler için tasarlanan bu tarayıcının yapımı henüz bitmemiştir. Howtek: Tarayıcı ürün gruplarından ilki olan Howtek'de A4 ve A3
değişik çözünürlüklerde flatbed tarayıcılar yer almaktadır. Ayrıca 400
dpi'lık durum scanner da mevcuttur. HP DeskJet 320: Notebook PC'ler için tasarlanan HP DeskJet 320, notebook
bilgisayarın yarısı oranında ve renkli ve siyah/beyaz baskı olanağı sunuyor.
2kg'lık ağırlığı ile ev ve büro dışında rahatlıkla kullanılabiliyor. HP LaserJet 4L (Lazer Yazıcı): Kullanımının kolay, hafif ve ekonomik oluşu ile dikkat çeken
HP LaserJet 4L, dakikada 4 sayfa basma özelliğine sahip ve 300 dpi olmasına
karşın, çözünürlük iyileştirme teknolojisi sayesinde çıktı kalitesi oldukça
yüksek. HP Vectra XU 5/90C: Yüksek performansı, gö HR (High Resolution): Yüksek çözümlü bant. HSL: (Hue,
Saturation and Lightness) En geniş renk spektrumudur. Hem RGB, hem de CMYK
renk dünyasını içine alır. HTML: Web sayfalarının düzenlediği ve Web bilgilerinin dağıtıldığı
ortam için kullanılan bir kısaltma. Bir birleşik döküman formatı. HHTP: Internet üzerinde HTML sayfalarının aktarılması için
"Hyper Text Transport Protocol" isimli standart bir protokol
kullanılır. Hiç şüphe yok ki World Wide Web üzerinde en çok kullanılan (ve en
önemli) protokoldür. HTR: Yüksek
ısıya dayanıklı direnç. HTTP: Servis sağlayan bilgisayardan döküman aktarmak için kullanılan
bir yöntem. Kullanıcılar ve tarayıcılar için hizmet veren servi Hyperlink: Bir bilgi parçası ile diğeri arasındaki bağlantı. HYPERMEDIA: Az kullanılan bir terimdir. metin, grafik, ses, hareketli
görüntü gibi Internet üzerinde iletişimi mümkün olan her türlü medyayı ifade
eder. HYPERTEXT: HyperText, dökümanları biçimlendirmek, resim ekleme,
bağlantılar yaratmak için kullanılan metotdur. HYPERLINK: HTML sayfasında bir takı (tag) kullanılarak başka bir dosya
ile oluşturulan bağlantıdır. Hypertext: Anında etkileşimli sorgulama fonksiyonuna sahip bir metin
dosyası tipini tanımlamak için kullanılır. Metin içine yerleştirilmiş kelime
ve kelime gruplarının kullanıcı tarafından (fare tıklamasıyla) seçilmesiyle
bağlantı kurarak, ilişkili olduğu bilgi ve multimedya malzemesinin anında
görüntülenmesini sağlar. |
|
IBM Lexmark 2381 Plus: Yüksek hızı, Win Word ve grafik uygulamalarındaki kaliteli
baskı özelliği, yine dört yerleşik fontu, barkot basabilme özelliği ile 94
yılının dikkat çeken ürünleri arasına girmiştir. IBM ThinkPad 755C: Güçlü Intel DX4 ve DX2 işlemcileri ile çifte taramalı renkli
ekranlar kullanılıyor. CD Rom sürücüsü, ses kartı ve iki speaker sayesinde
Multimedya olanaklarından rahatlıkla faydalanma imkanını sağlıyor. Icon: Kullanıcını istediği fonksiyonu yerine getirebilmesi için
seçtiği yazılım; işlemlerini sembolik imgeleri. IFF: Standard
dosyalama formatları. İletim Kontrol Protokolü: Gönderilen paketlerin hedefe eksiksiz varmasını sağlayan bir
protokol. IMAGEMAP: Imagemap birçok bağlantı barındıran bir grafiktir. Bu grafik
değişik yerlerine basıldığında sizi farklı URL adreslerine veya
bağlantılarına götürecek biçimde bölümlerine ayrılmıştır. Böyle bir tekniği
gerçekleştirmek için öncelikle ilgili GIF dosyasını yaratmalı sonra da
"harita dosyasını" yaratmak için http://www.boutell.com. mapedit/
adresinden bulabileceğiniz MapEdit gibi bir program kullanmalısınız. bu tip
programlar CGI dilini kullanarak görüntünün içine değişik bağlantılar
yerleştirir. IN-Band Signaling: Bant içi işaret gönderme.Normal olarak ses iletimi için
kullanılan bir taşıyıcı kanal içinde bulunan bir frekans veya frekanslarda
işaretleşme bilgilerinin iletilmesi. İn-Point: Edit'in başladığı yer. Ayrıca start ponit deyimi de
kullanılır. Input Form: Bir iş yönetimi grafiği programında kullanıcının programa data
vermek ve bir tablo ortaya çıkarmak amacıyla cevaplandırması gereken sorunlar
gurubu. Input/Output: Bilgisayarlar ile haberleşme yapan cihazlar için kullanılan Input: Merkezi bir işlem ünitesine veya ünitesinde bilgi transferi
için gerekli işlemler. Insert Editing: Audio veya videounun önceden kaydedilmiş malzemeye sanki
beraber alınmış gibi geçirildiği video edit tekniği. Hem kaynak hemde master
video bandında control track'i veya zaman kodu gerektirir. Instruction: Bilgisayara bir sonraki işlemde ne yapacağını söyleyen program
adımıdır. Instruction, sık sık co Integer: Tam büyüklük. Bölüntüsü olmayan, doğal sayıların tamamı. Örnek
olarak 60 bir integer (tamsayı)'dır. 60,5 ise değildir. Inter Interface (ara birim): Bilgisayarın bir bölümünden başka bir bilgisayara veya harici
bir cihaza (printer, monitör veya modem gibi) bilgi iletişiminin kanalize
edildiği yer. (ara birim) Interlaca: Titreşimleri azaltmalk için her 'frame'in iki komple şebeke
gurubuna bölündüğü, bir tarama metodu...Veya elektron ışığının her geçişinde
ekranın sadece yarısının tazelendiği bir monitör tipi. Interlaced Fields: Görüntü ekranındaki kamaşmayı en aza indirmek için testler
scan gösterim sitemlerinde bulunan bir teknik. INTERLACED GIF'LER: Normal bir GIF resmi HTML sayfası yüklenirken yukarıdan
aşağıya doğru yüklenir. Eğer GIF veya JPEG formatındaki resminiz
"Interlaced" özelliğine sahipse. HTML sayfanız yüklenirken kademe
kademe, çözünürlüğü gittikçe artarak görülecektir. Böyle GIF dosyaları
kullanıcıya, dosya daha hızlı yükleniyormuş hissi verir. (Aslında daha hızlı
yüklenmez, sadece bir göz yanılmasına neden olurlar.) GIF'lerinizi bu
formatta kaydetmeniz aynı zamanda kullanıcıya nasıl bir resmin yükleneceğini
önceden bilme şansı verir. Interlock: Bir cihazın yalnız önceden belirlenmiş şartlarda
çalışabilmesine imkan veren güvenlik tertibatı. Internet address: Internet adresiInternet üzerindeki bir düğümü ifade eden
adres. ağ (internet), Internet, IP adresi (IP address). Internet Aktarmalı Sohbet: Kişilerin gerçek zamanda birbiriyle konuşmalarını sağlayan
dünya çapında "parti hattı" protokolü. Dünya üzerindeki IRC hizmet
birimleri (IRC Servers) kendi aralarında bir ağ oluştururlar, ve IRC
kullanıcı programlarının (client) bağlantı taleplerini kabul ederler. INTERNET nedir ?: Internet, dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının birbirleri ile
bağlanması sonucu ortaya çıkmış olan,herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi
olmayan "International" bir bilgisayar ve bilgi iletişim ağıdır.
Günümüzde Internet üzerinde yaklaşık olarak 5.000.000 Bilgisayar ('host'yani
ana sistem olarak) fakat kişisel olarak 100 miliyonu geçmektedir. Bu kadar büyük bir ağın başlangıcı nasıl ortaya çıktı diye
düşünecek olursak, ilk olarak Amerikan ordusunun birimleri arasında iletişimi
sağlamak için düşünülmüş olan ARPANET gösteriliyor.Günümüz internetine göre
daha yavaş ve basit bir altyapıya sahip olan Arpanet 1969'da ilk kurulduğunda
işlerin bu kadar büyüyeceği kimsenin aklına gelmemişti. Ancak Ordunun
bilgisayar merkezleri arasındaki iletişimi bu kadar kolaylaştıran sistem bir
sistemin uzun zaman sadece orduya bağlı çalışmayacağı anlaşılıp ihtiyaç
duyulunca çok kısa sürede bu sistemin alt yapısını genişletilerek Hükümet ve
Eğitim kurumları da bilgi paylaşımı için bu ağ sistemini kullanmaya
başladılar. Üzerindeki bilgi yoğunluğa veya yüke uzun süre dayanamayan
Arpanet, bir süre sonra ikiye bölünmek zorunda kaldı. Bir bölümü ordu adına
MİLNET işlendi diğer bölümü de Arpanet olarak bir süre devam etti. Sonra
büyük firmalar ve şirketle, belli bir katkı payıları ile Arpanet'e üye olarak
altyapısını geliştirerek ve şirketler çoğalarak Amerika'yı bir baştan bir
başa Ağ sistemi ile donatmaya başladılar. Ve hemen hemen Amerika'nın her
kesimine girmeye başlandı. Tam bu sırada İletişim Protokolllerinde bir devrim olayı
yaşandı. Ve ARPANET üzerinden TCP/IP protokolüne geçiş başlandı. Bu protokol
Hem çok daha esnek bir protokol hem de bilgi paylaşımında değişik metodların
bir arada kullanmasına imkan tanıyordu.UNIX Sisteminin ağlar üzerinde
popülerliğinin artması ile Arpanet'in Abone sayısı bir anda beklenmeyen ilgiç
sayılara ulaştı. Ve doğal olarakta, ikinci Arpanet de belli bir süre sonra
şişmeye ve üzerinden yapılan bağlantıların yükünü taşımamaya başladı. Amerikalıların TÜBİTAK'ı NSF bu şişmeye (doluluğa) karşı
önlem alarak daha geniş bant kapasiteli bir global ağ sistemi olan NSFNET'i
geliştirdi. Arpanet'e yapılan bağlantılar kısa sürede NSFNET üzerinden
transfer edilmeye başlandı ve Arpanet bitmiş oldu. Böylece büyük Bilgisayar
Firmaları kendi global ağlarını kurmaya başlayarak daha geniş bantlara sahip
oldular. Kulanıcı, server ve biribirine bağlı ağ sayısı bir anda katlanan
rakamlarla büyümeye başladı. Bir ara sadece E- MAİL (Elekronik- POSTA) iletişimi FTP
dosya Transferi kullanılan İnternet üzerinde uygulamalar bir anda değişik
alanlara kaymaya başladı. TCP/IP protokolünün esnek olması, ortaya internet
üzerinde bilgi paylaşımında bir devrim olan WWW (World Wide Web) oluşumunu
çıkardı. Ve Internet bir anda Bilgisayar Gruplarından'evdeki vatandaşın
kullanabileceği bir sistem olma yoluna girdi. Basitlik anlaşılabilirlik ve kullanım
kolaylığı Internet'i popülerliğini artırdıkça arttırdı ve böylece 2000'li
yıllara doğru kendini hazırlamış oldu. Artık İNTERNET'e "Bilgi
Otobanı" da diyoruz.Günümüzde bilgi paylaşımın en kolay, en pratik ve en
hızlı yolu da İNTERNET'ten geçmektedir. İnternet üç bölümden oluşuyor.
Internet Kullanıcıları, İnternet üzerinde kullanıma hazır olan sayısal bilgi
ve İnternet'i oluşturan Server, ağlar, Bilgisayarlar vb. gibi altyapılar
diyebiliriz. Kısaca dünyanın en ücra köşesinde ulaşmak istediğimiz bir
bilgiye en kısa sürede ve en kısa yol'dan İNTERNET Sistemiyle ulaşabiliyoruz.
IP (Internet Protocol): Sistemler arasında bilgi birimleri geçişini tanımlayan
Internet protokolü. IP: 1.
Internet Protocol- Internet'in temel işletme protokolüdür. 2. Internet
Provider- ya da Internet Access Provider. Kendi servisleri üzerinden başka
kullanıcıları Internet'e bağlayan, Internet Protocol (IP): Internet ProtokolüBir bilgisayardan diğerine veri paketi
aktarma işlemiyle ilgili bir protokol. Tanımı STD 5 ve RFC 791'de bulunabilir.
Yorumlar İçin Rica (Request For Co Interpolation: Bilinen iki nokta arasındaki bilinmeyen üçüncü noktanın
bulunması tekniği, matematiksel işlem türü. Interpreter: Bir bilgisayar dili ile yazılmış programı okuyan, tercüme eden
ve işleten program. Öte taraftan COMPILER, programı okuyup işletiminden önce
tercüme eden programdır. INTERRUPT: Bir G/4 (1/10) cihazından veya bir yonga'dan MPU'ya gönderilen
ve hizmet isteyen bir işaret. Kabul edildiği zaman, kesilme işareti MPU'nun
mevcut durumunu (program sayacı, dahili rejisterler vb.) korumasını sağlar ve
uygun bir işlem birimine dallanması temin eder. Kesilme işareti
çalıştırıldıktan ve istenen hizmet tamamlandıktan sonra korunmuş olan duruma
yeniden dönülür ve çalışması kesilen programın icrasına devam edilir. Birden
fazla sayıda kesilmelerin sözkonusu olması halinde ise bunların öncelik
sıraları belirlenmelidir. IP address: IP adresiInternet Protokolü tarafından tanımlanmış 32 bit'lik
adres, STD 5 ve RFC 791'de tanımlanmış olup IP Address: Bir hizmet birimine atanmış 32 bit'lik Internet protokol
adresi. IP adresi bir ağ bileşeni ve bir servi IRC: Internet
Bağlantılı Sohbet (Internet Relay Chat) IRC (Internet Relay Chat): Kişilerin gerçek zamanda birbiriyle konuşmasını sağlayan,
dünya çapında bir sohbet hattı protokolü. ISDN: Tümleşik dijitak şebeke hizmetleri. Dijital ses, data ve video
sinyallerinin aynı devreler üzerinde taşınmasına imkan verir. ISDN: Eşzamanlı ses, veri ve görüntü bilgisinin birkaç kanal
üzerinden yüksek hızlı iletimi IVIA: Çok yönlü video Sanayicileri Birliği. |
|
Jaggies: Şekillerin bilgisayar grafiğindeki köşeleri. Aynı zamanda
"Alasing" diye de adlandırılır. Ja JAVA: Sun Microsystems'in yarattığı kolay kullanılır, güvenli,
nesneye yönelik ve güçlü bir programlama dilidir. HTML dilinin eksiklerini
kapamaya yöneliktir. Bu dil Netscape 4.0 veya Sun Microsystems'in HotJava web
tarayıcısıla görüntülenebilir. Ayrıca bir derleyiciye gerek yoktur. Dil
hakkında daha çok bilgi ve örnekler için http://java.sun.com adresin |
|
Kamera: Görüntüyü elektriksel
işaretlere çeviren sistem. Kermit: Kolombiya Üniversitesi
tarafından geliştirilmiş popüler bir dosya aktarma protokolü. Kermit bir çok
işletim sisteminde çalıştığı ve kullanımı kolay olduğu için oldukça
yaygınlaşmıştır. Kermit FTP ile aynı değildir. Dosya Aktarma Protokolü (File
Transfer Protocol). Key (Anahtar): Video imgesinde bir
delik açarak (elektronik olarak) bir görütü veya bir renk eklemek suretiyle
elde edilen özel bir efekt. Anahtar deliği bir video kameranın veya bir
CG'nin sinyalleri ile elde edilebilir. Sonuç süper empozisyona yakın, hatta
daha temiz ve parlatılır. Anahtar Key Frame: Cel animasyonunda bir
sekansın başlangıcını ya da sonunu belirten görüntü. Keyer: Bilgisayar grafiklerinin
görüntüsünü, video görüntüsünün üstüne almak için kullanılan bir cihaz. Kilobyte (K veya Kb):
1.024 Bayt. Kilohertz (kHz): 1000 hertz. KİOSK: Kiosk bir PC ve dokunmatik
ekrandan oluşan bir sistemdir. Kullanıcı klavye ve fare kullanmadığı gibi
bilgisayar da görebileceği zarar ve estetik nedenlerden ötürü bir kutu içinde
saklanır. Küçük bir yazıcı ekiyle kioskların yazılı materyal verebilen
mekanizmalar şeklinde kullanılmaları da mümkündür. Basit bir PC ve dokunmatik ekrandan oluşan bu sistemin kullanım
alanlarına her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Firmalar kioskları satış
ve pazarlama desteği, tüketici enformasyon merkezi, araştırma merkezi olarak
veya reklam amaçlı kullanabilirler. Kiosklar; tüketicinin, herhangi bir
faaliyete bilet alma, rezervasyon yapma hatta sipariş verme gibi isteklerine
cevap veren sistemler olarak da kullanılmaktadır. Kolay taşınabilmesi, düşük kurulma bedelleri ve kapladığı alanın
küçüklüğü nedeniyle istenilen yere (alışveriş merkezi, süpermarket, tiyatro,
otel vs.) konulabilir. Kioskların bu iletişim ağı aracılığıyla birbirleriyle
haberleşmesi mümkün olduğu gibi, şirket bünyesinde kurulan bir merkez birim
aracılığı ile istenilen aralıklarla bilginin güncelleştirilmesi de mümkündür. Enformasyon veriminin yanısıra, kullanıcıya
sordukları sorularla kiosklar birer data toplama merkezi olarakta
kullanılabilir. Toplanan bilgiler yine bir ağ aracılığıyla ana merkeze
aktarılabilir ve analiz programları sayesinde istenilen çerçevede raporlar
alınabilir. Knowbot: Deneme safhasında bir
rehber hizmeti. beyaz sayfalar (white pages), WHOIS. Kodlama: Gizleme işlemini yapma. Kullanıcı-Ağ Arabirimi:
(User-to-Network Interface/UNI) fiziksel bağlantı tanımları, veri transferi, tıkanıklık
yönetimi ile PVC'lerin (kalıcı sanal devre) yönetimini kapsamaktadır. Kurta: CAD/CAM kullanıcıları veya
yoğun olarak grafik ağırlıklı uygulamaları kullananlar için digizer
tabletler. |
|
LAN: Yerel
Alan Ağı (Local Area Network). LAN: PC'lerin
terminallerin, ara Frame'lerin ve periferal cihazların enterkonekte edip
bilgi dosyaları alışverişinde kullanımlarını sağlayan bir cihaz. LAN: Yerel
bilgisayar ağı. LCD: Sıvı
kristal ekran. Kristal uygulanan elektrik akımında değişme prensibine göre
çalışır. Akım görme kristal açık veya opak olabilir. Kendi kendine ışık
üretmediğinden iyi aydınlatılmış bir ortamda kullanılabilir. Dizi ekranlı
(Fat screen) göstergesidir. LCD Paneli: Bir PC'den alınan metin veya grafik bilgilerini, ışık kaynağı
olarak standart bir transmissif tipi projeksiyon cihazı kullanarak büyük bir
ekrana veya duvara yansıtmayı yaratan bir panel. Büyük insan gruplarının
bilgisayar gösterimi ve imgelerini bir karede izlemelerini sağlar. LCD: (Liquid
Crystal Display) sıvı kristal ekran. Her ekran noktası bir matriksle
yöneltir. Kesişme noktalarında piksel aydınlanır. LCD:
Bilgisayara kablo ile bağlanarak aldığı görüntüyü perdeye yansıtan bir
projeksiyon aletidir. Bilgisayardan gelen video sinyalini sağlıklı bir
şekilde yansıtamaz. Geniş bir topluluğa yapılacak, içinde video bulunmayan
basit prezantasyonlar bir LCD yardımıyla perdeye yansıtılabilir. LD-ROM: Bilgisayardan alınan talimatların, 12 inçlik diske video ve
audio trackleri olarak kayıt edilmelerini sağlayan yeni bir komp Lexmark Winwriter Ailesi: Yılın sonuna doğru çok yeni tanıdığımız ürün ailesi; Winwriter
200, Winwrite 400, Winwriter 600 ürünlerinden oluşuyor. Yazıcının en önemli
özelliği üzerinde Mikrosoft logosu bulunan ilk yazıcılar olması.
"Mikrosoft at work" anlayışından yola çıkılarak hazırlanmış Windows
Printing System yazılımı sayesinde, bilgisayarın yazıcının yükünü paylaşması
ve basım süresini benzerlerinin yarı zamanında gerçekleştiriyor. Light Source Shading: Bilgisayar grafiklerinde, bir 3-d nesnesinin üstüne vuran bir
ya da daha fazla ışığın efektleri. Line Chart: Birbirine bağlanan data noktalarından oluşur. Line Drawing: Bir nesnenin imgesini yüzeylerin çizgilerine girerek
göstermek. Line Drawing, 2-D: Düz bir imge üstünde çizim yapılmasından oluşan gösterim
metodu. (bir yapının zemin planı veya çift yaylı bir grafik gibi) Derinlik
öngörülmemektedir. Line Drawing, 3-D: Üç boyutlu bir nesnenin iki boyutlu bir görüntü düzeyinde
projeksiyonunu açıklar. Gerçek bir nesnenin bir lensten geçerek bir kameranın
düz camına projeksiyonuna benzeyen, perspektif projeksiyon teknikleri
uygulanmaktadır. Line trafo: Hat trnasformatoru. Lineer: Doğrusal, çizgisel. LINK (BAĞLANTI): HTML bağlantıları döküman içinde sizi başka bir konuma, aynı
serviste başka bir dosyaya veya bambaşka bir servise yollayabilir. Not:
Bağlantılar Link: CD'den teybe kayıtta kalan boş sürenin değerlendirilmesine
imkan veren özellik. Link: Bir haberleşme kanalı veya devresini diğer kanal ya da
devrelere bağlamada kullanılan sistemdir. Otomatik anahtarlamalı merkez
kontrol sisteminin iki anahtarı arasındaki geçişi sağlayan sistemdir.
Bağlantı. Link: Yayınlanacak işareti asıl vericiye gönderen küçük güçlü yüksek
frekanslı verici. List-Serv: E-posta listelerindeki dosyaların otomatik olarak dağıtımı ve
yönetimi için kullanılan ücretsiz yazılım programıdır. Çok değişik konularda
mektuplaşmak için listeler vardır. Bazı listeler "açık", bazıları
ise "kapalı"dır. Açık listenin anlamı, herhangi bir kişi, listedeki
herkese bir LISTSERV: Çok kullanılan bir e-mail programıdır. Kullanıcılara posta
listelerine abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir. Listserv: Bitnet/EARN iletişim ağı için tasarlanmış bir otomatik posta
listelerine dağıtım sistemi. Avrupa Akademik ve Araştırma Kurumları Arası
Bilgisayar Ağı (European Acadamic Research Network), posta listesi (mailing
list). Loop: Track üzerine yazılmış icranın kopya ile bellek kullanılmadan
tekrar track üzerinde geri dönmesini sağlar. Loop: Devamlı olarak bir dizi bilgisayar instructionu (talimatı)'nı
tekrarlayan ve bu işlemi belli bir sonuç elde edilene veya önceden belirlenen
bir şart gerçekleşene kadar sürdüren program bölümü. Lotus Notes: Lotus Notes, rakiplerinin olanca ataklarına rağmen, bu kadar
çok değişik platformda, bu denli ayrık çalışma tarzlarına sahip kişiler
arasında çalışma sırasında görüşme ve fikir alışverişi sağlama adına şimdilik
daha gelişen program. LYCOS: Altavista tarafından zirvedeki yeri tehdit edilen Lycos,
popüler web tarama ilk servislerinden biridir. Lycos "backlinking (bkz.
backlinking)", Java animasyon desteği, 8 milyon URL adresi ve her ay
eklenen 700.000 yeni adres ile çok güçlü bir veritabanı oluşturmaktadır.
Siteye http://www.lycos.com adresinden ulaşabilirsiniz. LYCOS: Adres: http://a2z.lycos.com/Bu karşılaştırmalı katalog,
INTERNET üzerinde ne ararsanız saniyeler içinde karşınıza getirir. Text,
grafik, ses, video... Lycos, PC Magazine magazin tarafından ilk 11 Web
servisi arasına girmeye hak kazanmıştır. |
|
NCSA: Mosaic web tarayıcısının yaratıldığı akademik bir kuruluş olan
national Center for Supercomputer Applications'un kısaltılmışıdır. NCSA: Ağ görgü kuralları, NETwork (ağ) ve etlQUETTE (görgü kuralı)
kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilen bu kelimeyle, bir ağ üzerinde
uyulması gereken davranış kuralları ifade edilmektedir. NEC Multisync 5FGe: Sonsuz sayıda renk gösterebilen, maksimum çözünürlüğü 1024x768
Non-Interlaced ve bant genişliği 80 MHz olan MultiSync 5FGe düşük enerji
maliyeti ile de dikkat çeken bir Monitör çeşidi. NERD WORLD: Adres: http://www.nerdworld.com/Gerçekten bulmak istediğiniz
Web sayfalarına ya da haber gruplarına kolayca ulaşın.
Kendi-Indexinizi-Yaratın özelliğine bir göz atın.Netiquette:Ağ görgü kuralı
Network (ağ) ve etiquette (görgü kuralı) kelimelerinin birleştirilmesiyle
türetilen bu kelime ağ üzerinde davranılması gereken biçimi ifade etmektedir.
NETSCAPE: Netscape firmasının bir ürünü olan Netscape Navigator NCSA
tarafından geliştirien Mosaic'in temeleri üzerine kurulmuştur. Şu günlerde 32
Bit sürümündeki Java eklemesiyle ve her sürümünde gelen yeniliklerle en çok
aranan Web tarayıcısı durumuna gelmiştir. Mosiac'in asıl yaratıcısı olan Mark
Andreessen NCSA firması tarafından kiralanarak Netscape'i yarattı. Firma
ismini Netscape Co NIC: Ağ
Danışma MerkeziAğ danışma merkezi (NIC) ağ kullanıcılarına bilgi, yardım ve
diğer hizmetleri sunan yerdir. NNTP: Ağ Haberleri Aktarma ProtokolüAğ Haberlerinin dağıtılması,
incelenmesi, elde edilmesi, postalanması işlemleri için oluşturulmuş
protokole verilen isim. Tanımı RFC 977'de bulunabilir (Usenet). Network: Bilgisayar ağı. Birçok bilgisayarın çeşitli yöntemlerle
birbirine bağlanarak bazı bilgileri paylaşabilmelerini sağlar.NewgenA3 ve A4
ebatlarında baskı yapan postscript multiplatform yazıcılar. NIC.DDN.MIL: Savunma Bakanlığı İletişim Ağı (DDN) Ağ Bilgi Merkezi'nin
(NIC) alan ismi. Savunma Bakanlığı Bilgisayar Ağı için Ağ Danışma Merkezi,
Alan İsmi Sistemi, Ağ Danışma Merkezi. NNTP: Ağ Haberleri Aktarma Protokolü (Network News Transfer
Protocol). Node: Bilgisayar ağına bağlı ve adresi verilerek erişilebilen
cihazlara verilen isim. Düğüm. Node: DüğümBir örgünün topolojik tanımında düğüm (halkaların) bir
bağlantı noktasıdır. sözcük veri örgüleri kapsamında özellikle paket hat
değiştirmede bir hat değiştirme merkezi olarak da kullanılagelmiştir. Noise (Parazit): Audio sitemlerinde bir elektirk karışıklığı ya da istenmeyen
bir ses. Videoda elektrik enerjisinin "random spruts" veya karşılığı
denir. Çok parazit snow (karlanma) da denilmektedir. NOISE REDUCTION: Stüdyoda mevcut dip gürültüyü bastıran ya da kaybetmeye
çalışan cihaz.Noise reduction: Bandın ses kanalındaki parazitleri gideren
sistem. Noise Temperature: Gürültü Sıcaklığı. Bir sistemde işarete eklenen gürültünün
miktarını göstermek üzere kullanılan eşdeğer sıcaklık. Gürültü sıcaklığı ne
kadar az ise eklenen gürültü o kadar azdır. Noise: Gürültü. Rasgele değişen bozucu işaretler. Gürültü seste
hışırtı halinde, resimde ise karlanma olarak ortaya çıkar. NoNoise: Sonic Solitions adlı firmanın Apple Macintosh
bilgisayarlarında çalışan digital audio sisteminin önemli fonksiyonlarından
biridir. Müzikal yapı altındaki her türlü gürültü (Noise) parazit ve
çıtırdıyı filtreleyen özel sistem. Novell Netware 3.12: Novell NetWare, hem küçük hem de orta boy iletişim ağları için
müke NR (Noise Redictor): Düşük seviyeli yüksek frekans sinyalindeki parazitleri
otomatik olarak azaltan sistem (=Dolby) NRC:
İnorganik maddelerden yapılan ve pikabı istenmeyen vibrasyonlara, akusik
beslemelere karşı koruyan devre. NTSC: ABD'nin kullanıldığı renkli yayın standardı. 525 satır ve 60
Hz frekans kullanır. Renkli yayını ilk deneyen ülke ABD olmuştur. Bunun
sonucu olarak ABD'ye özgü bir renk sistemi ortaya çıkmıştır. Japonya, Kanada
ve Meksika'da bu sistemi kullanır. |
|
OCR: (Optik karekter tanıma)Yazılı veya basılı karakterlerin makina
tarafından ve foto-elektrik transuderlerden gelen girdilere dayanarak
tanıması. Bu tür programlara örnek vermek gerekirse RECOGNITA firmasının
GO-CR, Caere firmasının Omni Page programları gösterilebilir. OEM: Az da olsa, yeniden dizayn edilmiş teçhizatı satan bir
üretici. Her alıcı bu teçhizata kendi adını koyarak, kendi markası gibi
satar. On-Screen Silde: Direkt olarak bilgisayar terminalinden
projeksiyonu yapılan bir grafik imgesi. On: Kapalı devre.(Anahtar olarak), ışık olarak açık. Online Editing: Master bandın orijinal yapımdan monte
edildiği on edit safhası. Opcode: İşlem kodu. Open Look (Açık Bakış): Çok hedefli ve çok açılım sağlayan bir
grafik 'interface'i. OPEN TEXT INDEX: Adres:
http://www.opentext.com/omw/f-omw.html.Open Text Index, firmanın eline geçen
Web sayfalarındaki tüm kelimeleri (21 Milyar civarında) taramanıza olanak
sunuyor. Firma en büyük arşivlerden birine sahip olduğu ileri sürüyor. Sadece
aramaya nasıl başlayacağınıza (Uzunluğa ve konuya göre de olabilir) karar
verin. Gerisi kolay... Operand: Bir işleme katılan data çeşidi veya büyüklük, çokluk
anlamına kullanılır. Operand Operasyonel: İşlemsel. Operate: Çalıştırma tuşu (=on) Operating System: Bir bilgisayarın yeteneklerini yöneten bir
yazılım. İşlem tablosu, dosyalama ve hafıza yönetimi ve kumanda yorumu gibi
fonksiyonları vardır. Operator: Bir işlemi gösteren semboldür ve kendisi, işlemin
nesnesidir, yapılan işlemi gösterir. Örneğin (+), toplama; (-), çıkarma
operatörüdür. OCR: OCR (Optik karekter tanıma)Yazılı veya basılı karakterlerin
makina tarafından ve foto-elektrik transuderlerden gelen girdilere dayanarak
tanıması. Bu tür programlara örnek vermek gerekirse RECOGNITA firmasının
GO-CR, Caere firmasının Omni Page programları gösterilebilir. Optical Disc: Laser ışını kullanarak dijital bilgi kaydeden ve tekrar
üreten bir video disk kopylama cihazı. (Bkz. CD-ROM;DVI). Optik Hafıza Devrimi: Muazzam miktarda bilgi, optik disklere, bir başka deyişle müzikseverlerin yakından tanıdığı kompakt disklere (CD) sığdırılabilmektedir. Ciltler dolusu ansiklopedik bilgi (örneğin Brit |