Kablosuz LAN konusu gündeme geldiğinde belki de fazla sorulan soru performansının nasıl artırılacağıdır. Genelde amaç kapsama alanını artırmaktır, ayrıca büyük bir çoğunluk da ofis veya evlerde belli "ölü" noktalara nasıl erişim sağlayacağını merak eder.
Bu problemi çözmek için yapabileceğinizi düşündüğünüzden fazla şey olduğunu biliyor musunuz? Bu makalede amacımız her taşın altına bakmak ve kablosuz ağlardan maksimum performansı sağlamaya çalışmak. Değinmeyeceğimiz bir nokta ise kablosuz köprüleme, yani birden fazla kablolu LAN'ı erişim noktaları ile birbirine kablosuz olarak bağlamak. Bu yazıda ana odağımızın bina için kısa menzilli Kablosuz LAN'lar olacağını da söylemeliyim. Uzun menzilli ağları başka bir makaleye saklıyorum.
NOT: Erişim noktaları ve kablosuz router'lara yapılan refereanslar
aksi belirtilmedikçe her iki tip ürün için de geçerlidir.
Kablosuz İletişimin Temelleri
Sinyal kalitesini geliştirme tekniklerine girmeden önce küçük bir "beyin fırtınası" yapalım ve evimizdeki Kablosuz LAN sinyallerinin nasıl dolaştığını görselleştirelim.
En basit model olarak ışığı (pilli bir el fenerinin yaydığı ışığı) alabiliriz. Michael Young'ın Radio Primer whitepaper başlıklı çalışmasında bu benzetme konusunda daha detaylı bilgi okuyabilirsiniz. Ampul (erişim noktası veya kablosuz router) ve gözünüz (Kablosuz LAN desteği olan bilgisayar) arasında açık alanda yaşanan iletişime benzer bir iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak kapalı alan söz konusu olduğunda benzetme biraz zorlanmaktadır.
Bir evin duvarlarını ve tavanını katı nesneler olarak değil de geçirgenliği farklı saydam paneller gibi hayal ederseniz birazdan anlatacaklarımız daha kolay anlam kazanır. Ampul ile göz arasında ne kadar çok panel olursa, ışığı görmek de o kadar zorlaşacaktır. Diğer ışık kaynaklarının konumu ve varlığı (2.4GHz Kablosuz telefonlar, mikrodalga fırınlar vs..) da zavallı bir el fenerinin ışığını doğru dürüst görmenizi engelleyecektir.
Kablosuz İletişimin Temelleri, Devam
Ayrıca, erişim noktası veya kablosuz router'ınızın anteninden çıkan sinyallerin şeklini de görselleştirmek konuyu anlamamıza yardımcı olacaktır.

Şekil 1: Basit dipolar anten
sinyal yapısı.
Trevor Marshall'ın Antennas
Enhance WLAN Security yazısından izinle kullanılmıştır.
Şekil 1 bize çoğu erişim noktası veya kablosuz router ile gelen dipolar antenlerin yaydığı sinyalleri gösteriyor. Yukarıdaki kırmızı renkli şişman "simit" şekli radyo anteninden çıkan enerjinin 3 boyutlu görünümüdür. Soldaki dairesel şekle Azimuth grafiği adı veriliyor ve emisyonun üstten veya alttan görünümünü, sağdaki Elevation grafiği ise sinyalin yandan görünümünü simgeliyor. Satın alacağınız her türlü antenin bu tür Azimuth ve Elevation grafiklerine göz atmalısınız. Çünkü bu grafikler size uygulamanızda bu antenin çalışıp çalışmayacağını göstermek açısında çok faydalı bilgiler veriyorlar.
Dipolar bir anten çok yönlü bir antendir. Enerji salınımı etrafına 360 derece eşit olarak gerçekleştirilir. Yayılma yüzde yüz dairesel değildir, altlarda ve üstlerde basıktır. Eğer yayılım mükemmel bir daire olsaydı sinyaller her yöne eşit olarak dağılacaktı ve anten mükemmel bir isotropic radiator olacaktı.
Ancak her türlü anten sinyalleri farklı bir şekilde konsantre ettiği için bu konsantrasyon yayılan sinyalin çıkış gücünü belli bir yönde artırabilir veya alınan sinyalleri o yönde güçlendirebilir. Bu konsantrasyona gain (kazanç) adı veriliyor ve birim olarak dBi cinsinden (decibels relative to isotropic radiator) ifade ediliyor. Dipolar en basit anten tipi olduğu için en düşük "gain" birimine de sahip. Bu değer dipolar antenlerde yaklaşık olarak 2.15dBi (genelde yuvarlanıp 2.2dBi olarak ifade edilir).
Antenler hakkında söyleyecek başka sözlerim de var, ama bu temel bilgileri vermişken kablosuz sinyalleri bu şekilde güçlendirme üzerine biraz akıl yürütelim.
Pozisyon, Pozisyon, Pozisyon
Bir Kablosuz LAN içerisinde işleri düzeltmek inçi yapacağınız en ucuz işlem doğal olarak erişim noktası veya kablosuz router'ınızı en iyi kablosuz iletişimin gerçekleştirilmesini istediğiniz noktaya mümkün olduğu kadar yakın yerleştirmektir. Bunun söylemesi yapmasından daha kolaydır, çünkü bazı durumlarda bu tür ekipmanları mecburen eve veya ofise DSL veya kablosuz ağın geldiği noktaya yakın yerleştirmek zorunda kalabilirsiniz.
DSL bağlantıyı ev içerisinde dolaştırmak daha kolaydır çünkü genelde modern binalarda telefon jakları her odaya dağıtılmıştır. Konumu böylece belirledikten sonra erişim noktası veya kablosuz router'ı yerleştirmek için şu temel kuralları hatırlayın:
Temel olarak, eğer el feneri ve göz analojisinde olduğu gibi kablosuz ekipmanınız bir şekilde birbirini göremiyorsa bir problem yaşamaya hazır olun. Örneğin bir okurumuz duvara monte edilmiş bir akvaryumun radyo dalgalarını emip Kablosuz LAN'ı öldürdüğünü söylüyor. Ayrıca depo veya ardiye olarak kullanılan bazı odaların duvarlarının da özel malzemeler ile kaplanmış olabileceğini ve bu malzemelerin sinyallerin geçişini engelleyebileceğini de unutmayın. Bir yatta sinyal alımında problem mi yaşıyorsunuz? Sorunun kaynağı Alüminyum kaplamalar olabilir!
Dizüstü bilgisayarların ve diğer kablosuz istemcilerin de kendilerine göre problemleri olabiliyor. Örneğin bazı durumlarda bilgisayarın yerleştirme yönü veya pozisyonu değiştiğinde iletişimin kesildiğine şahit olabilirsiniz. İstemcilerde yapılacak çözümlere ileride değineceğim, ancak bu tür ekipmanın yerini biraz değiştirerek daha iyi bir sinyal alımı sağlayabileceğinizi de unutmamalısınız.
http://www.tomshardware.com.tr/network/03q2/030502/index.html